Ana Sayfa > Sergen Yalçın > Sergen Yalçın: Tekke sorunları tek başına çözemez

Sergen Yalçın: Tekke sorunları tek başına çözemez

24 Aralık 2009

sergenyalcin“Trabzonspor karşısında Galatasaray’ın çok fazla eksiği olmasına rağmen aynı sistemi devam ettiren futbolcular dikkat çekti ve öne çıktı. Galatasaray bu sayede bıraktığı yerden devam edebiliyor.”

“Trabzonspor’da Şenol Güneş’in göreve gelmesiyle bazı şeylerin değişeceğini bekleyenler yanılabilir. Ben çok fazla şeyin değişeceğine inanmıyorum. Takım içerisindeki sorunlar çözülmediği sürece bir şey değişmez. Trabzonspor’un kadrosu fazla kaliteli değil.”

“Trabzonsporluların Fatih Tekke’yi istemesi gayet doğal ama Trabzonspor’un sağında, solunda, ortasında her yerinde sıkıntısı var. Fatih Tekke tek başına gelerek bütün sorunları çözemez.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz

Sergen Yalçın

  1. Ersoy İbrahim
    15:49 içinde 24 Aralık 2009 | #1

    hocam bu ligde şu an bulunan bütün takımların oyuncu sıkıntısı var Trabzonspor un da var ama sizin söylediğinizden çok daha fazla. öncelikle trabzonspor un sistemiyle birlikte ilk 11 futbolcularını bir kenara koyarak diğerlerinin hepsinin gönderilmesi yerlerine kaliteli 11 de oynayacak ve 11 i zorlayacak oyuncuların gelmeleri lazım Fatih Tekke nin katkısı çok büyük olacak çünki takımın hocası Trabzonsporlu ve Fatih Tekke de lider vasfını üstlenecek o da Trabzonsporlu…

  2. Kamil Samet Ertaş
    11:52 içinde 25 Aralık 2009 | #2

    SABREDEN DERVİŞ….

    Trabzonsporun kadrosu yetersiz bu neye göre söyleniyor anlamıyorum. Trabzonsporun sol beki Hırvat milli takımında oynuyor. Serkan balcı yıllarca
    Fenerbahçenin değişmez sağ bekiydi. Hatta milli takımda bile başarılı oldu. Song u tartışmaya gerek yok. Ceyhun gürselam milli takım için en çok gelecek vaadeden stoper…
    Tjikuzu bana göre Fink dende Mehmet Topaldanda Cristiandan da iyi bir ön libero. Trabzonspor fayadalanamakta. Hücümda gabriç i Alanzinhosu Yattarası Selçuğu
    Türkiye şartlarında son derece üst düzey fuybolcular. İlerde Gökhan Ünal istediğin kadar beyen beyenme 2-3 yıl öncesine kadar türkiyenin en yetenkeli
    forveti olarak göstreriliyordu.

    Sorun şurda Trabzonspordaki futbolcuların geçmişteki performansları ve Trabzonspora geldikten sonraki performansları arasında çok büyük farklar var. BU oyuncular
    taraftarın bazen gerkesiz baskıları yönetimin en ufak bir şeyde bazı konuları gündeme getirmesi nedeniyle futboldan soğumakta. Kimse TrabzonSporun kadrosu kötü demesin
    Trabzonun ve trabzonlu yöneticelin futbolculara teknik heyete sahip çıkması konusunda bi noksanlık var.

    Ersun yanal bunun en güzel örneği. Yönetim o dönem hedefimiz uefa kupasına katılmak diye demeçler verdi. Ersun yanal hedefe ulaşamadı çünkü trabzonsporu şampiyonluk
    potasına soktu.:D Yönetim birdenbire fevri bir hamleyle Ersun Yanalla yolları ayırdı. Şimdi gelinde siz bu takımdan başarı bekleyin.

    Trabzonspor taraftarı ve yönetimi öyle birşey istiyoki. Hem revizyon olacak hemde her yıl trabzonspor şampiyon olacak. Kurduğun hayalde BİRAZ OLUMSUZLUKLARI düşüneceksinki
    hayal kırıklığınız o kadar az olsun. Trabzonspor kurduğu hayellere o kadar kendini kaptırıyorki sonra en ufak bir başarısızlıkta anormal derece gereksiz tepkiler gösteriyor.

    Fatih tekke konusuna gelirsek. Tek başına napar bilmiyorum ama etrafındaki futbolculardan sorumluluk alıp onların performansını artıracağından kesinlikle eminim. Trabzonspor için
    yapılabilecek tek hamlede bu zaten.

    Trabzonspor taraftarına ve yönetimine de burdan seslenmek istiyorum. LÜTFEN BİRAZ SABIR SABIR SABIR!!!!

  3. mehmet fidan
    15:53 içinde 26 Aralık 2009 | #3

    Trabzonsporda ve camiasında nereden türetildiğini kimsenin bilmediği bir Fatih TEKKE aşkı türedi.Bence bu Trabzonspor kulübünün transferdeki beklentileri aşağıda tutma çabasından başka bişey değil.Suni bir Fatih TEKKE aşkı yaratıldı akabinde de bu transfer gerçekleştirilip güya taraftarın her istediği transfer yapılıyormuşta onun için bu transfer bitirilmiş gibi,bütün amacı taraftara şirin gözükmek ve günü kurtarmak çabasından başka bişey olmayan bir girişimdir.Bana bir forvet oyuncusu gösterinki 32 yaşından sonra oynadığı kulübe faydalı olsun.Eğer varsada bir elin parmaklarını geçmez.

    Gelelim işin vahim tarafına.Fatih TEKKE’nin sözleşmesi 1 Ağustos 2010 da sona ereeck.Yani Trabzonspor kulübü bu futbolcuyu sezon sonu bedavaya alabilecek.Şampiyonluğun çok zor olduğu bir sezonda bu futbolcuya seni zora sokacak bir meblada para ödersen gelecek sezon bonservisi elinde olan futbolcuları bile almakta zorlanırsın.Çünkü almayı düşündüğün futbolcuların bonservisi olmadığı için senelik ödeyeceğin ücret ’2′ nin altında olmaz.

    Trabzonspor kulübü getirisi zaten çok olmayacağı ama götüreceği şeylerin yönetim dahil çok kişinin olacağı bir riske giriyor.Bir transferle beklentiler okadar yukarı çıkartıldıki bu iş fiyaskoyla sonuçlanırsa ki bu Fatih TEKKE’nin performansına bağlı çok büyük hayal kırıklıkları doğurmaya gebe.

  4. AYTUĞ ÖZÇOLAK
    19:30 içinde 26 Aralık 2009 | #4

    Tekke Trabzonspor’a dönerse başarılı olabileceğinden şüpheliyim çünkü Fetih artık doymuş bir futbolcu Türkiye’de büyük başarılar yakaladı ve Zwnit’e gitti UEFA kupasını kazandı.son aylarda çıkışada geçti.Eğer dönerse Gökhan’danda,Umut’tanda daha çok gol atar ama nereye kadar, hem kendisi için hem kulübü için.Trabzon yapabileceğinin en iyisini geçen sene Fenernahçe ve Galatasaray’ın yarışta olmadığı sezonda yaptı daha ileriye gitme olanağı bana göre imkansız, dördüncülük için savaşırlar.Fatih desek artık otuz iki yaşına geldi,ondan alacağınız verim maksimum bir yıl.Bu maalesef Türkiye’de böyle Avrupa’da adamlar 40 yaşına kadar üst düzey oynuyor,tabiiki büyük bölümü yetenek meselesi ama bizde yetenekli adamda medyamız sağolsun yok oluyor otuzundan sonra.Buna tek dur diyen istisna Hakan Şükür,zaten Türkiye tarihinin en iyi forvetlerinden biride oynamassa da yani vay Türk futbolunun haline.(zaten öylede)
    Fatih, inşallah Trabzon’a dönerde uzun yıllar başarılı bir şekilde futbolunu oynar ve şu güzide medyamıza dur diyen ikinci istisnamız olur.

  5. Asım Hızal
    00:14 içinde 27 Aralık 2009 | #5

    Bence Şenol Güneş bu sefer Ünal Karaman’nın da olmasıyla birlikte çok iyi bir yapılanmaya gidecek ve büyük ihtimalle bu sene lige çok fazla asılmayıp sadece UEFA kupası hedefiyle ligi tamamlayacaklar. Devre arası, sezon sonu ve bir sonra ki sezona kadar yapılacak transferler,oynanak oyun, taktikler , kamplar vs. iddalı, iyi ve en az 2-3 sezonluk bir kadro oluşturulacak. Keşke Hugo Bross getirilmeseydi Ünal Hocayla ya da geçen sezonu tamamlayan alt yapı hocasıyla devam edilseydi nasılsa sezon ortasında Şenol Güneş’in geleceği belliydi. Bu kadar para boşa gitmezdi.Sol kanada Uğur Boral veya İbrahim Akın, orta sahaya Selçuk Şahin ya da Sivas’tan Sezer ve İbrahim, Defansa Önder Turacı, sağ kanat için çözüm bence Barış Memiş. Sezon sonuna kadar bu oyuncularla ya da altenatifleriyle mutlaka anlaşılmalı ve onumuzdeki sezona hazır bir takım iskeletiyle başlanmalı. Uğur Boral,Selçuk Şahin hatta Deniz Barış seneye fenerde kalacaklarını sanmıyorum kalsalar bile oynacakları maç sayısı tüm sezonda 10 maçı geçmeyecek aslında onlarda bunu çok iyi bildikleri için gitmek isteyecekler Trabzonspor’a kesinlikle faydası olacak oyuncular. Yapılması gereken çok basit Trabzonspor bu sene UEFA kupasına kalmak hedef olmalı ve seneye dişli çok zor bir takım olması sezon sonuna kadar yeni alınacak oyuncularla şimdiden konuşulması ve anlaşılması önümüzdeki sezona şampiyonluğa ulaşılamasını ya da şampiyonlar ligine kalınmasını sağlayactır.

  6. Didem Dilmen Kılıç
    12:07 içinde 28 Aralık 2009 | #6

    PARÇALI, AZ BULUTLU

    Hiç bir takım tek bir futbolcunun omuzlarında yükselmez, ama Fatih Tekke’nin durumu ve Trabzon’da yükleneceği sorumluluk biraz farklı.

    Trabzonspor farklı bir camia. Diğer takımlarla, camialarla karıştırmamak gerekiyor. Kentin kalbine öylesine yerleşmiş ki bordo-mavi sevgisi, işler iyi gitmediğinde şehrin havası da suyu da bozuluyor adeta. Kendi topraklarından yetişenlerden kurulu bir takımın daha başarılı olunacağı inancı var Karadeniz kentinde. Geçmişleri onlara bunu söylüyor en azından.

    İşte bu yüzden, Şenol Güneş’in gelişi ve eğer gerçekleştirilebilirse Fatih Tekke’nin transferi, Trabzon’da dile dolanmış “şampiyonluk”u, Kaf Dağı’nın ardından çıkartıp, yeniden bir hedef haline getirebilir. Bunun da takıma olumlu yansıyacağını, bordo-mavililerde bir yükselme görüleceğini söyleyebiliriz. Ne kadar kalıcı bir çıkış olacağı ve şampiyonluğa yetip yetmeyeceğini ancak zaman gösterebilir. “Güneş” ışıklarının şehre ulaşması, kasvetli bulutları dağıtması, Trabzon’un yeniden gülümsemesi, bordo-mavililere çok şey kazandıracaktır.

    Karadeniz ekibinin bugünkü yerini, kadro kalitesizliğine bağlarsak, geçtiğimiz iki sezon boyunca şampiyonluğu zorlayan, sadece deneyimsizliğinden dolayı elinden kaçıran Sivasspor’dan daha kötü bir kadro demiş oluruz ki, Song’lara, Gökhan’lara, Alanzinho’lara haksızlık olur.

    Gerçekleri söylemek lazım, canlı yayınlanan Süper Lig maçları arasında şimdiye kadar en keyif verici, mücadelenin en yüksek olduğu maçlar hep Trabzonspor maçları oldu. Yenildiler, yendiler, ama rakiplerinin bile aklını çelip, oyunu gerçek anlamda “oynamaya” davet ettiler. Heyecanı bol Trabzonspor maçları açık bir oyun sergilemelerinden ve her an bölgede hata yapmaya hazır görünmelerinden ve rakiplerin ağzını sulandırmış olmalarından kaynaklanmış olabilir. Futbol oynamak istiyor görüntülerine rağmen disiplinsizlik, dağınıklık ve huzursuzluk şimdiye dek çok puan kaybetmelerine sebep oldu.

    Şenol Güneş ile Karadeniz kıyılarında değişim rüzgarları başlayacağı, fırtına bulutlarını biraz olsun dağıtacağı kesin gibi. Trabzon’un önündeki basamakları tırmanmasının önündeki en büyük engel ise 3 büyükler… Şenol Güneş’in büyük maçların nasıl kazanılacağını bordo-mavililere öğretmesi gerekiyor.

  7. emre88
    01:02 içinde 30 Aralık 2009 | #7

    Trabzonda bi ütopya var.
    1.Takımda sadece trabzonlu çocuklar oynayacak,
    2.Fatih Tekke oynayacak,
    3.Bir gün şampiyon olacak.
    Bu üç maddenin hepsi şu an bir ütopya.Küreselleşen futbolun Trabzona ayrıcalık tanıması şu an mümkün değil.Nasıl olsun ki,bir tarafta koskoca İstanbul bir tarafta Trabzon.Trabzon az buz bir şehir değil ama kaliteli yabancı gitmiyor oraya.O zaman Trabzon yabancı futbolcu konusun da İstanbul hatta potansiyel olarak Ankara,İzmir,Antalya’dan bile geride.
    Ama avantajıda var.Karadeniz tam bir futbolcu cenneti.Bunun avantajını iyi kullanmalılar.Ama Barış’ı yedek bırakan bi takımın şu an bunuda yapması mümkün değil.
    Önünde bu tip takımların her zaman bir pazar var.Adres belli güney amerika.Ciddi araştırmalarla,sağlanm scoutlarla eskiden yaptığı gibi yeni Aurelio’lar bulabilirler.
    Sadri başkanın sandığı kadar kaliteli bir takım değil Trabzon.Sercan’ı bile Trabzona getiremeyeceğin şu dönemde(Sercana Trabzonun parası yetmediği için değil,istanbulu tercih ettiği için)durum analizi çok iyi yapılmalı.Doğru yapılanmayla,altyapıyla,scoutlarla ve en önemlisi doğru hocayla şampiyonluk ancak 5-6 yıl sonra gelebilir.O yüzden Trabzon gelsin bir adım atsın,Alanzinho yerine Barış’ı oynatsın.

  8. Ogün Abacı
    09:47 içinde 30 Aralık 2009 | #8

    Trabzonspor ve öteki büyük kulüplerin yaptığı en büyük hata, geçmişte gönderdiği oyuncularını tekrardan takıma çağırmaktır. Aynı hatayı bu beklenti içersinde bulunan taraftar da yapmakta. Fatih Tekke Trabzonspor’dan gittiğinde, takımı şampiyonmu yapıp gitti veya herhangi bir başarısı varmı? Evert iyi futbolcu hemde çok çok iyi futbolcu. Ancak Fatih Tekke giderken taşıdığı yük geldiğinde taşıdığı yükten çok daha hafifti. Önümüzde bir Nihat örneği, bir Arif örneği var. Giden gitmiştir. Onun yerine yeni isimler bulup çıkartışlması lazım.
    Trabzonspor’un ve diğer tüm takımlarımızın tek sorunu savunma sorunudur. Yıllarca hucüm futbolu aldatmacası ile zaten savunma kurgus oluşturamayan takımlarımıza bu zehir verilmiştir. Hucüm savunmadan başlar, savunamazsan yernilgiye mahkumsun.
    Ben diyorum ki, Trabzonspor önce savunmasını ve orta sahasını düzeltsin. Takım zaten gol pozisyonuna giriyor, gerisi gelecektir.

  9. Asım Hızal
    21:04 içinde 02 Ocak 2010 | #9

    TRABZON&UNİTED

    Trabzonspor klup olarak her ne kadar bir super lig takımı olsa da sehir, yasam tarzı bazında Turkiyeden biraz faklı şöyle ki yıllardır ozendigimiz, hep ornek gosterdigimiz İngiltere liginde ki menejerlik, teknik direktorluk durumu belki tam olmasa da kucuk bir ornegini Trabzonspor Turkiye için segiliyebilir. Çünkü Trabzonspor işler kötü gittiği zaman hep “bizim çocuğa” sarılıyorlar. Yani Trabzonda doğmuş büyümüş kısacası 61 plakalı oyuncularına çok değer verir ve işler kötü gittiği zaman bu oyunculara sarılırlar. Nitekim her Trabzonlu bir zamanların Hamisi,Tolunayı,Ünalı, Lemisi,Şenol Güneşi … vs. aradı. Bu isimler Trabzonlu taraftarlar arasında çok saygı duyulan ve maç içinde olabilecek hatalı paslar, kaçırılan bir gol için şimdi ki takımda nasıl ona buna bağırılıyorsa, takımdan yollanmasını istiyorsa bu isimlere asla bu şekilde davranamazlar bu bağlamda mevcut takıma bu isimlerin gelmesi taraftarı asla rahatsız etmez cunku “bizim çocuktur” bu isimler ve asla simdi ki kadar ustune gitmezler.Haliyle Trabzon kenti kendi insanından baskasını takımdan gormek istemez gelse dahi cok fazla tahammul edemez(gelen giden hocalar ortada). Nasıl Alex Ferguson 20 yılı askın takımın basındaysa bence Şenol Güneş’te o şekilde takımın başında kalmalı.Sonuçta bu isimler kentin insanı ve takımı , takımın yapısını en iyi bilen insanlar .Bu isimlerle uzun vadeli anlasmalar yapılmalı ve İngilterede Mancester gibi Turkiyede belki bir ilk olarak takımın basında en uzun kalan Trabzonsporu planlayan isimler olarak tarihe geçmeli. Ama bu dediğim Turkiyede bence sadece Trabzonspor yapabilir. Çünkü kentin yapısı, insanı, altyapısıyla en uygun sehir ve klup. İyi bir planlamayla zaten futbolcu fabrikası olan Trabzonun her yıl alt yapıdan cıkacak oyunclarla diğer oyuncuların takıma adapte olması sonucu takımın basında Trabzona maal olmuş isimlerin adı altında cok iyi basarıalra imza atacagına suphe yok. Bir fenerbahce taraftarı olarak Trabzonda bu potansiyelin farkındaysam yoneticilerinde bunun farkında olması cok zor olmasa gerek.

  10. cihanozalp
    09:16 içinde 03 Ocak 2010 | #10

    İskelet Korunmalı
    Dünyanın neresinde olursanız olun takımınızın tüm iskeletini bozup; takımı baştan yaratmaya kalkarsanız tek elde edeceğiniz şey hayal kırıklıkları olacaktır. Çünkü bir takımı oluşturan önemli oyuncular, takıma kendini feda etmiş oyuncular ve tabiki en az iki-üç yıl beraber oynamış oyuncular iskeleti oluşturur. Takım iskeleti bir kere bozuldu mu tekrar oluşturmak yine en az üç yıl alır.

    Dünyadan örnek verecek olursak; bugün Ronaldo, Kaka, Benzema gibi dünya yıldızlarını kadrosuna katan Real Madrid bunların dışında da çok iyi transferler yaptı. Ama dikkat edecek olursanız Casillas, Pepe, Sergio Ramos, Marcelo, Higuen, Raul, Gago gibi oyunculardan en az 6′sı genelde ilk 11′de yer alıyorlar. Yani transferi bomba gibi patlatan ve transfere yüz milyon dolarlar harcayan kulüp bile takımın iskeletini bozmamış.

    Türkiye’ye dönüp Beşiktaş’lı olduğum için Beşiktaş’tan örnek verirsek, Toraman, Üzülmez, Sivok, Rüştü, Serdar, Holosko, Delgado, Bobo, Tello gibi oyuncular Beşiktaş’ın iskeletini oluşturuyor. Transfer yaptığımızda bunların hepsini gönderip başka oyuncular almak artık gerek duymayan bir ikisini gönderip gerekli olan bir iki kişi alıyoruz. Ya da 5-6 kişi alıyoruz ama iskeletten sadece bir veya iki kişi gidebiliyor. Dikkatinizi iki şey çekmiş olabilir birincisi Beşiktaş iskeletinde ne kadar çok yabancı olduğu; ikincisi ise Beşiktaş’ta bu iskeletten tek oyuncu Serdar Özkan’ın alt yapıdan gelmiş olması.(Onu da satacaklar o ayrı konu, şahsen ne kadar gol atma konusunda beceriksiz olsa da onu iyi çalıştırmayanlara ve takıma kazandırmayanlardan da ayrıca suç bulmak gerek)

    Trabzon’a gelecek olursak ya iki ya da üç sene önce(emin değilim) 22 oyuncu transferi yaptı. Kimleri aldı, kimleri gönderdi, kimler kaldı bilemiyorum çünkü Trabzonspor’u yakından takip edemiyorum ancak 22 transfer demek en az 20 kişinin takımdan ayrılmış olması demektir. Tek tek oyuncuları kağıt üzerinde sayarsak şu an Türkiye’deki en iyi kadro karşımıza çıkar. Ama o takıma kendini adamışlığı, o takıma ve başarıya duyulan inancı, başarısız olunca ağlayan ya da üzülen suratları göremezsiniz. Çünkü siz bu duyguları sağlayacak oyuncuları göndermişsiniz ve yerine henüz o duyguyu takım halinde sahiplenmesine yıllar olan yeni bir kadro kurmuşsunuz. İskeleti bozunca olmadı mı? Bir daha boz bir daha yap ve tekrar tekrar hiç bir işe yaramaz. Biraz sabır biraz özveriyle bu takımın yeni kurulacak olan iskeletine sahip çıkılırsa bence şu an Avrupa’lı bir Trabzon görebiliriz ya da bundan önceki senelerde dediklerim yapılsaydı şu an o Trabzon’u izliyor olabilirdik.

    Fatih Tekke meselesine gelince bence doğru transfer, eski iskeletin en güçlü kemiklerinden birini biraz yıpranmış olsa da geri getirmek büyük iş. Ancak eski bir kemikten, tamamen dağılmış kemikleri bir araya getirmesini bekleyemezsiniz. Tıp mı anlatıyorum spor mu bende bilemedim ama bunu anlatabileceğim tek yol bu… Tekke doğru ama biraz sabır, biraz özveri karşılığında iki yıla Avrupa’lı Trabzon’u görmek istiyorum. Trabzon’lu taraftarlara bir öğüt olsun. Biz Beşiktaş’lılar olarak şampiyonluğa çok sevinsek de şampiyonlar ligine gitmeye ve ara sıra üçüncülüğe bile seviniyoruz. Çünkü dört büyük takım var hangisi dördüncü olsa başarısız sayılmamalı. Avrupa’da sistem böyle yürümüyor. Bir Liverpool 30 küsür yıldır Premier Ligde şampiyon olamıyor ama yine de her maç full stata oynuyorlar. Biraz sabır biraz özveri olursa başarı da hemen arkanızda bekliyor…

Yazı Sayfaları
  1. Henüz geri dönüş yok.
Bu konuya yazı göndermek için giriş yapmanız gerekmektedir.