Ana Sayfa
>
Rıdvan Dilmen > Rıdvan Dilmen: Nonda Türkiye’nin en iyisi
Rıdvan Dilmen: Nonda Türkiye’nin en iyisi
“Nonda diye bir oyuncu var, altını çizerek söylüyorum; Türkiye’deki bir numaralı santrfor. Fenerbahçeli Güiza’dan, Beşiktaş’taki bütün forvetlerden ve Baros’tan da iyi bir santrfor.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
Rıdvan Dilmen
Nonda’nın geçmişini az-çok biliyorsunuzdur.Ama ben yine de kısaca deyineyim.Kendisi Burundi’de doğmuş.Ama futbola anavatanında başlamış. Gösterdiği performansla Avrupalıların ilgisini çekmiş ve ilk olarak İsviçre’nin FC Zürich takımına transfer olmuş.Bir röportajında şöyle der:”İsviçre’ye ilk gittiğimde kış mevsimiydi ve kar yağıyordu.Kar yağışını ilk görüşümdü.”Böyle bir iklim değişikliğine rağmen başarlı çizgisini sürdür.Sonra da Fransa’nın yolunu tutar.Rennes’deki iki sezonunda 31 lig golü atar.-Takip edenler bilir.Fransa Ligi Avrupa’nın en düşük gol ortalamalı liglerinden biridir.Gol krallarının bile gol ortalamaları düşüktür.-Gösterdiği iyi performans o zamanın popüler takımlarından Monaco’ya transfer olur.Buradaki performansı da oldukça parlaktır.Monaco kariyerinin başlangıcında Ali Sami Yen’de Galatasaray’a güzel bir gol de atmıştır.Bununla beraber 26 gollü krallık ve gösterdiği iyi performans onu Avrupa’nın en gözde golculerinden biri haline getirir.
Nonda’nın şansı hep yaver gitmez ve sakatlıklardan ötürü kariyerinde bir duraklama yaşar.Roma’ya gittiği döneme kadar ortalama bir performansla gider.Roma’da da isteneni tam olarak veremez.Sonra Blackburn’de ikinci forvet olarak geçirdiği iyi sezonundan sonra Süper Ligi’mize transfer olur.Bundan sonrasını hepimiz biliyoruz.Burada da inişli-çıkışlı performansını sürdürdü.Ama hepimiz onun zaman zaman yapabildiklerini ve eğer şansı yaver gitseydi yapabileceklerini gördük.
Bunlardan yola çıkarak Rıdvan Hoca’nın bu fikrine kısmen katıldığımı söyleyebileceğim.Potansiyel olarak tamam.Nonda Türkiye’nin en iyisidir. Ama kariyerinde şu an geldiği nokta itibariyle Türkiye’nin en iyisi olduğunu düşünmüyorum.Hatta Galatasaray’da Baros’un önünde oynaması gerektiğine de katılmıyorum.Bence şu anki şartlar altında ne olursa olsun Baros’un daha önde olması gerektiği bir gerçek.Eğer Panathinaikos maçının tamamını izlemişseniz ne demek istediğimi anlamışsınızdır.Baros aldığı her topta döndü,dripling yaptı,etkili oldu.Ve Yunan savunmasını 90 dakika boyunca yordu.Nonda’dan böyle bir performans görebileceğimizi düşünebilir misiniz hiç?Hayır.Ama Baros Kasımpaşa’ya karşı o performansı gayet normal bir şekilde gösterebilirdi.Yani Pana’ya karşıki Baros performansı,Paşa’ya karşıki Nonda performansından daha değerlidir.
Son olarak;Nonda’nın Türkiye’deki diğer forvet oyuncularıyla kıyaslanmasını doğru bulmadığımı da söylemem gerek.Özellikle de Güiza’yla..Güiza’nın 28 gol attığı La Liga sezonunu ve hemen ardındaki EURO2008 performansını kariyerinden çıkarın.Güiza İspanya Ligi’nin sıradan futolcularından biri.İspanya Ligi’nde öyle 30 tane Güiza bulursunuz.Kişisel olarak düşüncem Güiza kaliteli bir oyuncudur.Ama kariyer itibariyle onu Nonda’yla kıyaslamak ve Nonda’dan daha iyi olduğunu söylemek futbolun tüm değerlerine yapılmış bir saygısızlıktır. Fransa Ligi’nde 26 golle gol kralı olmuş ve toplamda o defansif ligde 7 sezonda 88 lig golü atan adamdan bahsediyoruz..At gözlüklerimizi çıkaralım,dikkatli olalım..Saygılarımla..
- Acaba Keramet Nonda mı ? Yoksa 10 damı ? -
Son 2 senedir sezon başlangıcını iyi yaptı Nonda. Lincoln’un ilk geldiği sene Nonda da lige iyi başlamıştı. Sonra Lincoln’ün arasıra sakatlanması ve orta sahadaki verimini kaybetmesinden ötürü Nonda’da düşüse geçmişti. Ve sezonu vasat veya vasatın altı bir performansla bitirdi.
Yeni sezonda Lincoln lig boyunca tam anlamıyla sorun yumağı olunca Nonda gene ağırlığını hissettiremedi Galatasaray’da. Arda’nın maestro ve asist özelliği çok fazla olmadığı için Nonda gene vasatı aşamadı.
Peki bu sezon ? Nonda çok az süre almasına rağmen bu sene sezona fırtına gibi girdi. Bunun sebebi Nonda’nın çok süper golcü olmasından değil, sistemin ve oyuncu kadrosunun Nonda’nın ekmeğine yağ sürmesinden kaynaklanıyor.
Çünkü Nonda şu anki Galatasaray takımında sahanın her bölgesinden kendisini besleyecek ekibi arkasına almış durumda. Kewell’ın bildiğimiz performansından zerre kadar eksilmiş yanı yok. Arda bu sezon bir başka oynuyor; takımın en savaşçısı ve belkide en değerlisi konumunda. Elano yedek beklese dahi oynadığında gol ve asist katkıları sağlıyor. Keita sağ açık ve orta sahanın sağında çok seri bir şekilde bindirmeler yapıp, gol pozisyonları hazırlıyor. Sabri-Mehmet Topal ise topun sürekli rakip sahada kalması için bölgelerini savaşırcasına savunuyorlar. Özellikle bu seneki Sabri’de ki pozitif değişim herkesi hayretler içerisinde bırakıyor. Hal böyleyken orta saha elamanları tarafından sürekli nemalanan bir Nonda’nın ivmesininde aniden yükselmesi kaçınılmazdır.
Nonda Türkiyenin en iyi golcüsü lafına katılmıyorum. Nonda Türkiye’nin en iyi orta sahasına sahip bir takımda, en iyi forvet konumuna gelmiş gözüküyor.
Nonda ceza sahasının içerisinde başarı gösteren bir oyuncu. Birebirde adam geçme yeteneği gelişmemiş; yeterli sürate sahip değil. Teknik kapasitesi zayıf. Ceza sahası dışındaki her hangi bir bölgede verimsiz. Topu saklama ve taşıma konusunda yeterli oyun zekasına sahip değil.
” Lakin top kendisine iadeli taahhütlü orta/pas şeklinde geldiği için, kendiside bitirici dagma mühürünü topa basıp golü rakip kaleye postalıyor ”
Nonda ceza sahası çizgisi sınırları içerisinde çok etkili bir forvet, nereye gideceğini, nerde duracağını çok iyi biliyor. Gol vuruşlarıda mükemmel olmasada iyi düzeyde. Ama çizgi dışındaki genel oyunda aynı etkiyi gösterdiği söylenemez.
Baros Nonda’dan daha iyi bir forvet özelliklerine sahip. Nonda-Guiza, Nonda-Bobo vs… gibi varyasyonlarda Nonda’nın daha iyi olduğuna katılabilirim ama Baros bu lig’teki en iyi forvet konumunda.
Eğer Baros Galatasaray da bu senede sürekli beslenirse gene gol krallığına ulaşabilir.
Nonda konusunda güncel popilistlik yapmayıp, genel performansını beklemek gerektiğini düşünüyorum.
Acaba keramet Nonda mı ? Yoksa 10 da mı ?
Bu seneki ikinci üçlemesini Kasımpaşa maçında yapan Shabani Nonda her daim hazır olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu güzel üçlemeyi Galatasaray’ın geride olduğu bir maçta ikinci yarıda oyuna girip yapması daha da anlam kazanıyor. Geçen sezon ortasında ve bu sezon başında adı takas söylentilerinde geçen Kongolu forvet bir kez daha bu kadro için ne kadar faydalı olabileceğini bizlere gösterdi. Bu değerde bir oyuncunuzu yanında 5 milyon dolar ile Sercen veya Mehmet Yıldız için takımdan göndermek çok büyük bir yönetim hatası olurdu ki Galatasaray yönetimi böyle bir kararın ucundan döndü.
Geldiği ilk sene gösterdiği performansla, istatistiklerden öte kuvveti, oyun zekası ile bir forvetten beklenenleri çok rahat ortaya koyuyordu. Bunun yanında iç saha derbileri ve avrupa maçları gibi yüksek seviye maçları da golsüz geçmedi. geçen seneki performans düşüklüğünün bana göre birçok sebebi vardı. Değişen oyun sistemi, çoğu zaman 4-2-3-1, forvet pozisyonunda ilk tercihin Baros olması ve Baros’un gösterdiği yüksek performans ve en önemlisi yaşadığı sakatlıklar ile sahaiçi ve fiziksel olarak istikrardan uzak olması…
Bu senede forvet hattında yine ilk tercih olmasa da şans verildiği zaman neler yapabileceğini gösterdi. Kongolu forvet, şuan ki form durumu ile de ilk 11′i hak ediyor. Diğer tarafta Baros’un kesik yemesi halinde Nonda’nın gösterdiği sabrı ve anlayışı göstereceğinden şüpheliyim. Elinizde bu değerde uluslararası bir forvet oyuncunuz varken onu takas malzemesi yapmak yerine ondan azami faydayı sağlamaya çalışmak çok daha akla mantığa uygun sanırım.
Burundi topraklarında açan bir çiçek !
Nonda..
Tam adı Shabani Christophe Nonda..
Evet, 32 yaşında ve Türkiye liglerinin en iyi forvet oyuncuları arasında gösterilir. En azından en kariyerli. Teorik açıdan en iyidir; çünkü, oyun zihniyeti, bilgisi, oyun okuma becerisi bir deha düzeyinde. Avrupa’nın zamanında en iyisiydi. Türkiye’ye getirmek mucizeydi. Şimdi bu yetenek Galatasaray’da oynuyor. Peki neden ? Sakatlık ve sonucunda gelen fizik kondisyonunun düşüşü onu Avrupa futbolundan uzaklaştırdı. Bu cümle bile Nonda’nın ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu kanıtlar nitelikte.
Türkiye’ye birçok yıldız forvet oyuncusu geldi. Kennet Anderson, Anelka, Carew, Kezman, Guiza, Baros vs.. bu futbolcuların kendilerini ön plana çıkaran tek bir özelliği vardı. Kezman ve Guiza: mücadele, Baros: fırsatçı, Carew: fizik gücü gibi özellikleriyle bu piyasalarda kendine yer buldular. Ancak Nonda, bu futbolculara ait birçok özelliğe sahip. Topu alışı, oyunu dengelemesi, savunma bloğunu rahatlatması, isabetli top kullanımları, duran toplardaki fırsatçılığı daha da sayabileceğimiz birçok özelliğe sahip. Yeteneklerinin dışında mental olarak da takıma ve içinde bulunduğu ortama uyum sağlaması onun bir diğer artı yönü.
Evet, şimdi söyleyebiliriz ki; Nonda Turkcell Süper Ligi tarihinin bu sezon değil, gelmiş geçmiş en iyi yabancı forvetleri arasında yer alır.
Nonda’nın Galatasaray’da Baros’un arkasında kaldığı söylenir. Çok fazla önemi olmadığı, takımda kendine yer bulamadığı lanse edilir. Ve hatta daha da ileri giderek, bu takımın oyuncusu olmadığı hakkında görüşler asılır duvarlara. Önemini merak mı ediyorsunuz bu oyuncunun ? Çok kolay. Koyun Fenerbahçe veya Beşiktaş’a ne kadar önemli ne kadar değerli bir oyuncu olduğunu gözler önüne sersin. Şu anda Galatasaray’da kimse onun Monaco veya Zurıch’deki başarılarını beklemiyor. Yalnız, o elinden gelenin en iyisini yapıyor. Ve bu da onu ve takımını başarıya götürüyor. Bu da Galatasaray taraftarını mutlu ediyor.
Ve şimdi tekrar tekrar söyleyebilirim ki; Burundi doğumlu bu oyuncu Türk futbol yapısına önemli bir katkı yapmıştır. Ve yapmaya da devam edecektir. Oyuncu üzerinde bilhassa da mental yönünü eleştirirken, önümüze belli şablonlar koymak gereksizdir.
Turkcell “Super” Lig’in en iyi santraforu: Shabani Nonda… Doğru mu, Acı Gerçek mi?
Rıdvan Dilmen’in bu görüşünün doğru ya da yanlış olduğunu kendi fikirlerimle birazdan inceleyeceğim, ancak bu görüşle ilgili şunu da düşünmek gerekir: Kariyerinin belki de hiçbir döneminde oynadığı ülkenin en iyi santraforu olamayan 30 yaşında bir oyuncunun, spor yorumcuları içinde en dinleneni tarafından Türkiye’nin en iyisi olarak gösterildiği gerçeği. Bu, üzerine kafa yorulması gereken bir olgudur.
Shabani Nonda, kesinlikle işe yarar bir oyuncu, öncelikle bunu kabul etmek gerekiyor. Peki , bir ülkenin en iyisi olacak kadar mı? Buna karar vermek için, ülkenin önde gelen santraforlarının özelliklerine, oynadıkları takıma ve istatistiklerine bakmak lazım. Karşılaştırmamızda ele alınması gereken forvetler; Bobo, Nobre, Baros, Guiza, Gökhan Ünal ve Semih’tir. Çünkü, bu oyuncular takımlarında santrafor tipinde oynayan/ oynaması gereken futbolcular. Yani, “Nonda, Türkiye’nin en iyisi.” İddiası, esasında “Nonda, Bobo, Nobre, Baros, Guiza, Gökhan Ünal ve Semih’den daha iyi bir santrafordur.” İddiasıdır. Bana göre bu iddia, yanlıştır. Nedenini hemen açıklayalım:
Nonda, Bobo kadar toplara iyi vuramaz, Nobre kadar ceza sahasında etkili değildir, Baros kadar fırsatçılığı ve golcülüğü yoktur, Guiza kadar iyi koşular yapamaz, Semih kadar oyuna olumlu yönde etki yapıp oyunun kaderini değiştiremez. Ama Gökhan Ünal’dan da kat be kat iyi bir futbolcudur, şu anda Gökhan’ın yerine Nonda Trabzonspor’da olsa, her şey çok daha iyi olurdu. Yani, Nonda şampiyonluk yarışında direkt var olan takımların değil, bu yarışın içinde olan ama pek de şans verilemeyecek takımlarda iş yapacak bir oyuncudur. Zaten, kendi takımındaki tek santrafor yerini bir türlü Baros’un elinden alamaması, ki Baros geçen senenin gol kralıdır, bence bu durumun en iyi göstergesidir. Frank Rijkaard’ın Türk futbolu için söylediğini, Nonda’ya uyarlayarak Shabani Nonda incelememizi bitirelim: “Aslında her şeyden biraz var Shabani Nonda’da. Ama hiçbir şey tam yok.”
Son olarak, yukarıda irdelediğimiz Shabani Nonda, Rıdvan Dilmen tarafından Türkiye’nin en iyisi olarak gösteriliyorsa, bu Rıdvan Dilmen’in yanlışından çok, ülke futbolunun fakirliğidir. Avrupa’nın en iyi 6. Ligi’yiz ya hani, bu görüşten gerçekten de böyle olduğumuz anlaşılıyor. Biz ne büyük bir ligmişiz ki , Avrupa’nın üst düzey hiçbir takımında kadroya bile giremeyecek bir oyuncu, doğru ya da yanlış, Türkiye’nin en iyi spor yorumcusu tarafından bu büyük ligin en iyi oyuncusu olarak gösteriliyor. Futbol yöneticilerinin hepsine helal olsun o zaman…
En iyisini olduğunu söylemek çok iddialı ama en iyilerinden biri olduğuna şüphe yok.Bu sene performansının artışında kuşkusuz Keita’nın çok önemli bir etkisi var onun takıma gelişi Nonda’da gözle görülür bir etki yarattı onun dışında takımda olşuan dostluk havası, kaptanın onla yakından ilgilenmesi, Rijkaard’ın gelişi bunlar Nonda’yı iyi yönde etkiledi.Kendiside bir röportajında bu sene idmanlara gelirken çok heyecanlı geliyorum çünkü çok keyifli geçeceğini biliyorum dedi.Bir futbolcu bundan başka daha ne ister ki…
Teknik özelliklerine bakarak seçmek gerekirse bence Türkiye’deki en iyi forvet Daniel Güiza’dır ama onun Türkiye Ligini küçümser bi hali var bu onun başarılı olmasını engelliyor.Eğer kendini verirse en iyisi olacağına şüphe yok top sürmesi, tekniği, golü koklaması bence Nonda’dan daha iyi sadece son vuruşlarda golü getiremiyor bunun nedenide Türkiye’de mutsuz olması, buna bağlı konsantrasyon bozuklugu zaten kendiside her fırsatta dış medyada Türkiye’den ayrılmak istediğini söylüyor ..
Bunların dışında bir diğer göze batan oyuncu ise Milan Baros. Onunda iyice Türk Ligine alışmış bir hali var resmen türk futbolculara benzemeye başladı her pozisyonda itiraz, top oynamaya çalışmaktan çok topu her ayağına aldıgında en ufak müdahelede kendini yere atması bunlar göz hoş gelmeyen görüntüler oluşturuyor golcülüğüne söylenecek söz yok ama o hücum hattında hangi oyuncu oynasa kuşkusuz bu başarıyı yakalardı.
Türkiye’ye gelen her futbolcu sanki neden geldim dercesine kendilerini göstermiyorlar bu da biz ne kadar üst düzeydede görsek ligimizin kalitesinin düşüklüğünden kaynaklanıyor kaliteli yabancı futbolcular kesinlikle sert ikili mücadelelere girmiyorlar.türkiye liginde bence yabancı futbolcu seçimlerinde kendini ispatlamışların yanında birde gelecek vaat eden oyuncular bulmak gerek çünkü onların içinde kendini ispatlama duygusu oluyor ve bu daha hırslı oynamalarına neden oluyor bu da ligi daha güzel bir hale getirir.Tabı bizim gibi sabırsız bir memlekette bu da çok zor ama doğru yolun bu oldugunu düşünüyorum…
YETENEKSİZ OLSUN AMA DEVAMLILIĞI OLSUN…
Nonda Türkiyenin en yetenekli forveti. Nedeni hava topuna çıkar gol yollarında son vuruşlarda son derece etkilidir arkası dönük aldığı toplarla arkadaşlarının oyununu rahatlatır yani her şeyiyle bir forvette olması gerken bütün özelliklere sahiptir. Nondanın en büyük problemi işler kötü giderken bu performansı göstererememesi ve sorumluluk almamasıdır. Nonda bir maça iyi başlarsa veya takım olarak galatasaray iyi futbol oynarsa nonda çok üst düzey bir forvet izlenimi vermekte. Ama işler kötü giderken maalesef ceza sahasının yakın çevrelerinde hiç sorumluluk almadan ‘beleşe bir pozisyon gelsede gol atsam’ havasındadır. İşte barosun nondadan farkı bu noktada ortaya çıkmakta. Baroş işler kötü giderken bile sürekli topla oynamaya çalışan çok top kaybetmesine rağmen sürekli dikine oynayan hakemle rakip savunmayla sürekli didişerek hücum hattındaki diğer futbolcuları uyandıran ve son olarak sıkıntılı bölümlerde sorumluluk alarak kaleyi gördüğü yerde şut çekebilen oyun anlayışıyla nonda kadar yetenekli olmasa da galatasaraya çok daha fazla katkı sağlamaktadır.
Umarım nonda da 3 4 maçta bir yıldızlaşan değil devamlılığı olan basit bir golcü olmayı başarır….