Ana Sayfa
>
Genel,
Rıdvan Dilmen > Rıdvan Dilmen: Beşiktaş set oynamasını bilmiyor
Rıdvan Dilmen: Beşiktaş set oynamasını bilmiyor
“Ben Beşiktaş takımının Fenerbahçe’den de Galatasaray’dan da fazla mesafe kat ettiğini düşünüyorum. Güç temposu olarak. Ama icraat olarak yok. Beşiktaş müthiş kalpten oyunuyor. Fakat organizasyon yok, set oynamasını bilmiyor. Hep hızlı oynamak istiyor.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
Genel, Rıdvan Dilmen
Beşiktaş Ne Oynuyor?
Futbol yani ayaktopu ancak ayağını iyi kullanan fazla sayıda oyuncu ile anlamlı olur. Sahada yetenek açısından fakir yani yeni tabirle asker oyuncu ne kadar çok olursa o oyundan görsel anlamda zevk almak ve takımın set oyunu oynamasını beklemek zor hatta imkansız. Ernst iyi bir oyuncu mücadele gücü yüksek görev adamı, ama hızı ve top tekniği zayıf. Fink içinde Ernst paragrafının altına den den koyuyorum. Ekrem bir den den daha. İbrahim üzülmez, Toraman, Sivok liste ve den den uzadı.
Gelelim hücumculara onların yetenekli olmasını beklemek en doğal hakkımız değil mi? Nihat için çok üzülüyorum, seviyoruz onu, kötü bir söz yazmak istemiyorum, ama ne oynadığını, ne yapmak istediğini kendide bilmiyor. O top oynayan çocuk Nihat bende onu bilmiyorum. Bu kadar kötü oynayamaz Nihat. Lise yıllarımda Nihat bizimle top oynasa lise takımının hocası Nihat a saha dışını gösterir ve şöyle derdi: Git! Orada taşla toprakla oyna. Tello ya gelince , niyeti top oynamak, hele Beşiktaşta oynamak hiç değil. Cuma günü sakattı galiba ilk 11 de yoktu, malesef vardı malesef…
Bobo yalnızdı 60 dk . Sonradan birkaç becerikli arkadaşı girdide top oynadılar zevk verdi futbolu.
Tabata sezonun en iyisi devamlı oynarsam 10 pasın 8 ini rakibe veren Delgado yu bırakın aratmayı tarihin tozlu yaprakları arasına gönderecektir emin olun, ama yinede o kadar para etmez emin olun…
Yukarıda analizi yapılan bu kadro kavga çıksa her takımı döver emin olun,
Triathlon a katılsa ilk 3 e adam sokar, 10 bin metre koşsa aralarından Hijam El Garuj çıkar.
Ama söz konusu futbol ise ne olur beklemeyin hızlı pas alışverişinde bulunsunlar, pas yaparak sete yerleşsinler.Bu kadro Koşacak mücadele edecek , arada Yusuf girecek gözümüzün pasını silecek, yaşı elverdiğince oynayacak. Holosko sürati ve gücü ile zevk verecek ve en önemlisi Tabata iyi kötü her maç 90 dk oynayacak…
besiktas set oyunu oynayacak kuracak bi futbolcu kalitasyonuna sahip takim degil..kanatlarda oynayan uzulmez,tello,ekrem,toraman,ka$,ridvan bunlar hizlariyla cabukluklariyla adam gecip pozisyon yaratma kabiliyetinde olan ve kisitli teknikleri olan oyuncular..tabi iclerinden tello yu siyirmak lazim ama onun digerlerinden ayiran teknik becerisi degil oynamama istegi!!cok formsuz..yine kanatlarda oynayabilen dizilis geregi holosko da set hucumu oynayamaz o da direk kaleye giden bos alan arzulayan bi futbolcu kalabalik defanslarda kayboluyor..
gelelim nihat kahveciye!!!(hic gelmesek aslinda!!)..uzuntu bi yandan sinir bi yandan..neydi ne oldu demek bile aci!!..avrupada oynayanlar icinde en iyi futbolu oynayan ispanyada 100 den fazla gol atmis bi futbolcuya ne elestiri yapabilirsinki..malesef tek pasla onu kaleciyle karsi karsiya birakabilen futbolcular olmayinca(alonso-karpin-senna-cazorla) o da etkisiz eleman gibi sahada geziniyor..
sonuc olarak izleyenlere nekadar istekli arzulu i$tahli dedirten besiktas,aslinda bi zaruriyetten dogan bi sistemle rakiplerine ustunluk kurma kurgusu icinde oynuyor..eldeki bu futbolcular bu oyun anlayisiyla kapasiteleri sadece buna megilli olduklari icin ancak boyle gol bulabilir hucum edebilir..set oynayacak teknik tecrube akil zeka bu besiktas ozellikle de kanat oyuncularinda yok!!
ama seneye olacak!!!insallah…
Rıdvan Dilmen’in parmak bastığı noktanın aslında sadece Beşiktaş’ın değil, neredeyse tüm Süper Lig takımlarının genel problemi olduğunu dile getirmek yanlış sayılmaz. Set hücumunun, futbolcuların oyun zekası ile bağlantılı olduğunu göz önünde bulundurursak; takımların ellerindeki oyuncu profiliyle, set hücumlarının ender görülmesi çokta anormal bir durum değil.
Konu özellikle Beşiktaş iken eldeki oyunculara kısaca göz atmakta fayda var. Geri 4′lü içerisinde oyunu zekasıyla yönlendiren oyuncu bulmak bugün dünya futbolu içerisinde bile çok ender karşılaşılan bir durum. Defanstan top çıkarmaya beceremeyen oyuncuların orta alanın yerleşmesindeki ve organize olmasındaki negatif etkisi zaten set hücumu yapmak isteyen bir takımın önünde ilk engel oluyor. Beşiktaş’ta Ferrari’nin varlığıyla rahatlayan Sivok, geçmişte ön libero deneyimiyle birlikte, oyunu başlatmak açısından pozitif işler yapabilecekken, ikinci engel olarak, onun önünde oynayan oyuncuların top kullanma becerilerinin eksiklikleri ortaya çıkmaktadır. Ernst ve Fink mücadele seviyesi çok yüksek olmakla birlikte, tek meziyetlerinin de bunla kalması takımın orta sahada hücuma yönelik faaliyetlerini kesmektedir.
Tabi bir takımın hücum yapabileceği tek yer göbekten olmak zorunda değilken, Beşiktaş’ın kanatlarının da set hücumuna kalkmakta engel olduğunu söylemek yanlış sayılmaz. Bekte Ekrem ve İbrahim
Üzülmez, dribling yapabilen fakat bunu sonuçlandıramayan kısır oyunculardır. Pozitif katkıları, ceza sahası içine attıkları topların karambol pozisyonlarına dönüşmesi ile mümküm olabiliyor. Hızlı olmaları ve mücadele kapasitelerinin yüksek olmaları dışında onlarında oyun zekası olarak çok büyük yeteneklere sahip olduklarını söylemek abartı olur. İleri hatta Tello, geldiğinden bu yana duran toplar dışında bir türlü istikrarlı bir katkı sunamamıştır. Kanat pozisyonunda oynamasına rağmen kanadını boş bırakıp, adeta bir 10 numara rolüne kalkışması ve yerini dolduracak hücum organizasyonunun gerçekleşmemesi de bu kanattaki etkinliği azaltmaktadır.Holosko’nun iyileşmesiyle sağ kanadın daha etkin bir şekilde kullanılabildiği de ortaya çıkmıştır. Önündeki geniş alanı iyi kullanan Holosko, ayağını sağ çizgiden neredeyse ayırmadan, beklemesi gerektiği yerde top bekleyip, topsuz alanda gerçek bir kanat oyuncusu gibi koşular yaparak hücumda kanat etkinliğini artıracak işler yapmaktadır.
Tabi bütün bunların yanı sıra, forvette de, tek forvet olarak Bobo’nun tek alternatif olduğu bir gerçektir. Nobre’nin oynadığı maçlarda yaptığı inanılmaz pas hataları, bu oyuncunun futbol misyonunun bittiğinin bir göstergesi olarak algılanabilir. Nihat’ın tek forvet olarak oynayamayacağı milli maçlardaki denemelerde de çok aşikar bir durumdur. Bobo’nun da tek topla oynayabilecek kapasitede bir futbolcu olması, bu oyuncunun mevcut taktik dizilişte rakip defans içerisinde silinmesini sağlamaktan öteye geçememektedir.
Böyle bir tabloda, bu taktik dizilişinde ve anlayışında bu oyuncuların yapabilecekleri şeyler rakip ceza sahasına kalabalık hücum edip, karambol pozisyonlar yaratıp son vuruş tekniği iyi olan Bobo’ya pozisyon yaratmak, kanatlardan arkadan beklerinde bindirmeleriyle kanat organizasyonları yaratabilmek, Tabata ve Yusuf gibi ayağında topu tutabilen ve oyun zekası görece daha yukarıda olan futbolcuları ceza sahası önünde verkaçlarla ceza sahası içerisine sokmak, ya da hızlı kontrataklar olabilir.
Sayın Denizli’nin mevcut taktik anlayışı ve elindeki kadro yapısıyla sahadaki bütün oyuncuların hücuma katkı yapamaması çok doğal bir durum ve bu durum içerisinde zaten üstte yazdığım olaylarında gerçekleşmesi çok kolay değildir. Bu yüzdendir ki, Beşiktaş’ın bu seneki gol sayısı rakiplerine kıyasla çok düşüktür. Geçen seneki tabloya baktığımızda da, buna benzer bir durum söz konusudur. Beklerin pozitif oynadıkları maçlarda pozisyon zenginliği görürken aksi durumda takımın zorlandığı görülmüştür.
Başta da belirttiğim gibi, bu durum aslında sadece Beşiktaş’ın sorunu değil, neredeyse tüm takımların sorunudur. Burada da sorumluluğu altyapı oyuncu seçme ve yetiştirme önceliklerine bağlamak bence daha doğru olur. Altyapılara kısaca bakarsak, tercihin fizik kapasitesi yüksek oyunculardan yana kullanıldığını ve bunların çok azının oyun zekası olarak yüksek kapasitede olduğunu söylemek yanlış olmaz. Oyunu iki yönlü oynayabilecek oyuncuların az yetiştiği bir ligde, set hücumu izlemekte ender bir olay oluyor.