
“Geçmişte olduğu gibi, sesi çok çıkanın, gazetede sayfası çok olanın, taraftarı çok olanın bu gücünü kullanarak futbolu baskı altına almasına izin vermeyeceğiz.
Türk futbolunda yıllardır ikinci yarının başlamasıyla, aynı süreç nedense hep bilinen mecralardan tekrarlanıp durur. Şampiyonluk yarışında geride kalmaya başlayan veya kadrolarının gücüne yeterince güvenmeyen takımların yöneticileri, ilk hakem hatasında kameraların karşısına geçer. Sert bir üslupla açıklamalar yapar, Türkiye Futbol Federasyonu ve hakemleri suçlamaya başlar.
Bu yıl da deyim yerindeyse “AÇIKLAMA MEVSİMİ” geldi. Artık şunu biliyor olmamız lazım ki; kışın son aylarından bahara uzanan bu mevsim, maalesef kara bulutlarla birlikte geliyor. İklim bozuluyor, kavgalar, kırgınlıklar ve şiddet artıyor. Önceliklerini belirleyemeyen ve davranış biçimlerini düzeltemeyen yöneticiler yüzünden, futbolumuz sadece marka değerini değil, birçok başka değerini de kaybediyor.”
Genel
“Schuster’in oyun felsefesi desteklenmeli. Futbolda her şey 3 puan değildir. Keyif almak da önemli. Özellikle büyük takımlar açısından… Beşiktaş seyircisi mutlu mesela. Sonuç yok, ama mutlu. Niye? Futbolun keyif bölümüne fazlasıyla sahipler. İşte buna sonucu da katarsanız, bu da savunma anlayışını oturtmaktan geçiyor. Ama o da hemen oturmaz, kolay değil bu anlayışı yerleştirmek. Beşiktaş’ın sorunu geri dörtlü değil, rakip sahada bastığı anlarda kaybedilen toplara baskı yapılamaması. Hücum felsefesinin temel taşı burasıdır. Bunu yapamamasının nedeni de oyuncu karakteriyle ilgili. Yoksa Beşiktaş maça başlarken, alanı daraltıyor, savunmayı öne çıkarıyor. Ama işler ters gitmeye başladığında kopukluklar başlıyor. Bunu çözmesi lazım Schuster’in.”
Metin Tekin
“Serdal Adalı’nın açıklamaları aslında Karabük maçından sonra değil, Fenerbahçe maçından önce yapılmış bir açıklama. Herkes konuştu. Aykut Kocaman konuştu, Aziz Yıldırım konuştu, Adnan Polat konuştu, Adalı’ya niye konuştun diyemem. Ama içerik çok tehlikeli. İnsanları provoke etmemek lazım. Ancak Karabükspor maçında bir hakem skandalı var evet. Ama Beşiktaş’ı yaktı dersek insaf demek lazım. Verilmeyen gol dünyada ilk defa olan bir şey değil. Dünya Kupası’nın en önemli maçında da oldu bu hata. Vermeyen hakem de bunun cezasını çekmeli. Ama bütün bir maçı bunun üzerine yorumlamak ayıp olur. Emenike’ye yapılan ayıp değil mi? Adam resmen dayak yedi maç boyu. Guti’yi koruyalım evet, ama Emenike’yi de koruyalım. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray kızıyor, peki ama Karabüklüler ne yapsın? Kime bağırsınlar, kime gitsinler? Biz hakemlerin ayarını bozuyoruz, bozdukça da işler sarpa sarıyor. Hakem hatalarını konuşacağız, ama bunun üzerinden komplo üretirsek işin içinden çıkamayız. Hakemlerin şu dakikadan itibaren ligi boykot etmeleri gerekiyor. Çıkmasınlar maçlara, yabancı hakem gelsin. Federasyonda para bol, versinler. Başka türlü bu işi çözemeyiz. Bu böyle yürümez. Umarım büyük olay çıkmaz, birilerinin başına kötü bir şey gelmez. “
Mehmet Demirkol
Beşiktaş-Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçına dair konuşulacak en kayda değer şey Hilbert’in maruz kaldığı faul. O pozisyonu ve arkasından çıkan sarı kartı gördüğümde Beşiktaşlı yöneticilerin ve sıklıkla dile getirdiği ‘burada çok sert futbol oynanıyor’ söylem faaliyeti geldi aklıma ve bu halkla ilişkiler faaliyetine çok uydu. Yöneticilerin bu haklı söylemlerine simge olabilecek bir pozisyondu. Akıl alır gibi değil. O pozisyona sarı kart çıkmasa anlayabilirim, ‘hakem görmedi’ dersin. ‘Neden sarı kart?’ onu hiç anlayamadım. Tamam; maçlarda hakem konuşmayalım ama bu pozisyonu nasıl konuşmazsın. O kadar açık ve anormal ki; olacak iş değil. Bence hakemin konuşması lazım. Yani muhtemel bir bildiği var ama; neden, nedir bu olay? Böyle bir saçmalık yapılmaz. Ben anlatamıyorum, hakem de anlatamasın istiyorum!
Mehmet Demirkol
“Bana kalırsa Bünyamin Gezer maçı resmen sarı-lacivert gözlükle yönetti. Emre Belözoğlu’nun oyundan kesinlikle atılması gerekirdi. 5 sarı kartlık hareketten sadece 1′ine kart çıkardı. Gerçi Emre sene başından beri böyle. Lugano da 3 kez kartlık hareket yaptı, 1 tane gördü. Aynı hareketleri Trabzonlular yaptığında hemen cezalandırıldılar. Selçuk’u atmak zorunda kalmasından sonra herkes hakemin Gezer’in hangi Trabzonsporlu oyuncuyu atacağını merak ediyordu. Çok geçmedi, 5 dakikada 2 tane Trabzonluyu gönderdi. Bu yönetimin bana tarafsız olduğunu kimse söyleyemez.”
Hıncal Uluç
Ankaragücü’nün Manisaspor maçında attığı golle 1-1 beraberliği yakalaması sonrasında teknik direktör Ümit Özat’ın, maç öncesinde ve esnasında kendisine tepki gösteren taraftarlara dönerek yumruk hareketi yapması, taraftarların büyük tepkisini çekti. Özat’ın gösterdiği tepki sonrasında ise bir taraftar sahaya atlayarak Ümit Özat’ın üzerine yürüdü. Ümit Özat’a yumruk atmak isteyen taraftara yumrukla karşılık veren Özat’ın, araya girenler nedeniyle yere düşen taraftarı yerdeyken tekmelemesi ise dikkati çekti.
NTVSPOR.NET okuyucuları olarak bu olay ve Ankaragücü’nde taraftar-teknik direktör-yönetim hattında yaşananlarla ilgili düşüncelerinizi bekliyoruz.
Genel