İhsan Bayülken: Nereden nereye!!!
Türkiye Ligi’nde alınan günlük başarılı sonuçlar maalesef Avrupa’da prestij kaybetmemizin önüne geçemiyor. Oynadığımız basketbol bizi hergün olumlu düşünmekten uzaklaştırıyor. Sadece hücum etmeyi düşünen, maç içinde birbiriyle diyalog bile kurmayan oyuncular, kritik anlarda kolay yenilen basketler geldiğimiz noktada canımızı sıkmaya başladı. Daha çok değil bundan üç sezon önce Avrupa’da herkesin takip ettiği bir ligimiz varken; ne oldu da bu seviyelere geriledik anlaşılır gibi ama devekuşu gibi kafayı toprağa gömdük ve gerçekleri görmüyoruz. Her zaman birileri gündemi değiştirerek gerçekleri de değiştireceğini zannediyor. Bunda başarılı olmuyor da değiller. Herkes kendi çıkarları doğrultusunda olaylara bakmaya ve kendini olaydan soyutlamaya çalışıyor, olan 2010 Dünya Şampiyonası’nı düzenleyecek ülkemiz basketboluna oluyor. Artık görelim şunu!!! Para başarıyı getirmiyor, başarı parayı getirecektir.
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
İhsan Bey merhaba,
minik,yıldız ve genç takımlarda basketbol oynamış olan bugün için bankacılık yapan bir basketbol severim. Ancak içim kan ağlıyor basketbolumuzun haline. Basketbolu bilen içinden gelen kişiller ne zaman yönetecek. Ben iyi bir fenerbahce taraftarıyım aynı zamanda. Baketbolu bilmeyen ( geçmişte oynamış hatta milli olan kişiler olsa dahi) kişilerin yönettiği kulüplerin hali ortada. Ciddi bir yatırım var. Oğuz Savaş,Ömer Aşık,Semih Erden gibi bir iskelet ile iyi bir takım oluşuramamak büyük bir meziyet olmalı. Tabii ki bunun nedeni artık rüyalarmıza (pardon kabus ) giren TANJEVİC gerçeğini bize 3 yıldır yaşatan kişiler. 2010 yılında Final 4 oynayacak avrupa şampiyonu olacak takım yaratacaklarını söyleyen kişiler acaba şu anda rahat mı? Spor yapmış biri olarak tabii ki istikrardan yanayım ama Tanjevic’in daha Türk basketboluna ne kadar daha zarar vermesi beklenecek. lütfen sizler bunu dile getirin. Sizin gibi Türk koçları varken lütfen….
Sevgiler
Bu ülke halen bazı şeyleri anlayamamış durumda.Aslında doğru şekilde anlatamamak en büyük sorunumuz olmaya devam ediyor.İlk anlatılması gereken Tanjevic hocamızın neden önce milli basketbol takımımızın başına sonrasında da Fenerbahçe Ülker’in başına gelmesidir.Bizim oyuncularımıza ve basketbol ligimize ya da basketbol anlayışımıza tamamen yabancı bir isim damdan düşer gibi tüm basketbol organizasyonlarımızı yönetmeye başladı, hatta daha trajik olanı Aydın Örs gibi bu ülkenin basketbol kimliğinde her kademede ismi başta anılan insanlardan biri olan teknik adamın sonrasında.Belki de Basketbol Federasyonu tarafından şu açıklama yapılsa kabul edilebilirdi:’ Biz Milli basketbol takımımızın sorumlusu olarak sn. Tanjevic ve sn. Ergin Ataman ile devam edeceğiz.Sn Tanjevic özellikle genç oyuncuların keşfedilmesi ve gelişimi ile ilgilenecek, Sn Ataman ise geçmişten günümüze gelen Türk basketbol anlayışının bir temsilcisi olarak ortak yetkiyle görev yapacaktır’.Ancak böyle bir açıklama ya da uygulama yapılmadı ve Bogdan Tanjevic ateşin içine atıldı.Sn Tanjevic bulunduğumuz konumda ya da eğer 2010′ da başarısız olursak kesinlikle suçlanamaz. Tanjevic görevden alınsa da ya da istifa etse de kendi kariyeri zarar görmez, sadece bir dönem denemiş olduğu Türkiye macerası olarak kalır. Yapılması gereken kendi içimizden çıkan bir basketbol adamını göreve getirmektir, hala geç kalmış sayılmayız çünkü müthiş yüksek potansiyeli olan bir basketbol milli takımımız ve şampiyonluk hedefiyle başlayacağımız bir dünya şampiyonası var.Ve son olarak eminim yerli bir antrenör ile Tanjevic’in yapabileceğinden daha yüksek bir derece yapacağız..
Sevgilerimle