Ana Sayfa > Mert Aydın > Mert Aydın: Pellegrini ile Ronaldo zor anlaşır

Mert Aydın: Pellegrini ile Ronaldo zor anlaşır

13 Haziran 2009

mertaydin“Real Madrid, Cristiano Ronaldo’yu aldı. Ronaldo çok büyük yetenek ama saha içi disiplini konusunda Alex Ferguson kadar onu iyi kullanan ve idare eden olmadı. Milli takımda bile United’daki kadar verimli olamıyor. Riquelme ile anlaşamayan Real’in yeni teknik direktörü Pellegrini ile Ronaldo geçinebilir mi? Bence bu soru işareti”.

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Mert Aydın

  1. Ahmet Bostancı
    00:17 içinde 07 Temmuz 2009 | #1

    Florentino Perez kimilerine göre rüya transferlerle belki de tarihinin en iyi takımını başka bir deyişle “los galacticos”u kurarken kimilerine göre ise uyum sağlaması zor gözüken transferlerle yepyeni bir takım yaratarak büyük bir risk aldı . Bu cevabı belli olmayan tartışma uzun süre devam edeceğe benziyor .
    Ronaldo , Kaka , Benzema , Albiol … Bu yıldız oyuncuları herkes takımında görmek ister ancak bu transferleri objektif değerlendirmek gerekirse Perez’i eleştirenlere de hak vermek gerek . Real madrid bu transferleri yaparken elbette en büyük rakibi Barcelona’ya da göndermeler yaptı ancak şu bi gerçek ki her ne kadar transfer yapmasa da alt yapıya oldukça önem veren , oturmuş ve uyumlu kadrosuyla asla küçümsenmeyecek bir Barcelona var karşılarında .
    Pellegrini’ye gelince ; Villareal’de güzel başarılara imza atmış , oldukça tecrübeli olan bir teknik direktör gibi gözükse de Real’in yapmış olduğu bu transferlerin elbette beklentileri ve buna bağlı olarak üzerindeki baskı da çok büyük . Asıl soru ise “Pellegrini kısa sürede bu beklentleri yerine getirebilecek mi ?”
    Bu soruların cevapları sadece İspanya basınında değil tüm dünyada da merakla beklenen cevaplar haline geldi . Elbette bu cevapları zaman içinde alıcaz . Ronaldo, Kaka , Benzema uyum sağlayacak mı ? Real nasıl bir oyun sistemi ile oynayacak ? Bunların cevaplarını hepimiz merakla bekliyoruz …

  2. Can Otay
    18:03 içinde 08 Temmuz 2009 | #2

    En pahalı ama, ya sonra?

    Cristiano Ronaldo şüphesizdir ki şu anda Madrid’de el üstünde tutulmaktan da öte bir durumda, adeta kendisine bir nevi ‘tanrı’ gibi bakılmaya başlandı. 2 yıllık uğraşların sonucunda Calderon ile başlayıp Perez ile son bulan bu transfer bütün dengeleri alt üst etti. Zidane, Figo, Beckham gibi daha önce Madrid forması giyen ikonları da geride bırakan Ronaldo, acaba onlar kadar başarılı olur mu, bu tam bir soru işareti durumunda. Aslında herkes kendisinin United performansını göz önünde bulundurarak aynı performansı beyaz formayla da göstereceğinden emin, hatta kanıt olarak da Premier League gibi üst düzey mücadelenin geçtiği sert bir ligden gelişi gösteriliyor. Fakat unutulan birkaç ufak detay da yok değil. Öncelikle İngiltere’de Ronaldo’yu iyi idare eden bir kurt hoca vardı, Alex Ferguson. Ülkemizdeki gibi boşalan bir mevkiye adam bulamamak ve oranın çökmesi Ferguson için muhtemel değildi bile, keza bunu Antonio Valencia transferiyle gösterdi bile. Ayrıca uyguladığı disiplin ve takıma tamamen hakimiyeti de Ronaldo’nun olası başarısızlıklarını önceden önlemişti. Fakat şimdi Ronaldo, Sir ile kıyaslanamayacak bir teknik adamla beraber çalışacak, Pellegrini. Öncelikle Pellegrini’nin yapması gereken Ronaldo’nun bu tanrı havasından biraz olsun çıkmasını sağlamak, ne de olsa bu takımda onda önce oynayan onlarca efsane var. Yakın tarihten örnek vermek gerekirse Zidane… O da rekorlar kırarak Madrid’e gelmişti fakat ağzından tek bir laf çıkmadı kendisinin dünyanın en iyi futbolcusu olduğunu dair yada o paralara değdiğine dair. Zaten kendisini bir futbol ilahı yapan da belki bu mütevaziliğiydi. Fakat Ronaldo şu anda böyle düşünmemekte. Kaka’yı bile gölgede bıraktı dersek yanlış olmaz. Bütün sene Madrid taraftarları Ronaldo için Barnebeu’yu dolduracak,onu izleyecek, onun için tezahuratlar yapacak. Ama sahada onun haricinde 10 futbolcu daha olacak. Pellegrini bu dengeyi çok iyi kurarsa, diğer futbolculardan Ronaldo’yu ayırmassa ve diğerlerini de belirli bir çizgide tutmayı başarırsa, avrupa ve ligde başarı gelebilir. Kimsenin itiraz edemeyeceği bir diğer durum da, Pellegrini’nin de Kaka ve Benzema gibi Ronaldo’nun gölgesinde olması. Sonuç olarak takımı yönetecek olan o olduğu için Ronaldo’nun teknik direktörün üzerinde olması onu rahatsız edebilir ve aralarında bir sürtüşmeye yol açabilir. Bu durumda bileti kesilecek olanı tahmin etmek zor olmasa gerek, fakat düşününce de Madrid’in Del Bosque’den beri sorununun iyi bir teknik adam eksikliği olduğunu açıkça görebiliriz. Yönetim, teknik kadro, hatta klişe kullanmak gerekirse başkanından malzemecisine kadar herkesin tabir-i caizse Ronaldo’yu biraz ‘sakinleştirmesi’ gerekmekte. Bunda da aslan payı Pellegrini’nin. Bakalım bunu başarabilecek mi.

  3. Mustafa Koç
    14:45 içinde 09 Temmuz 2009 | #3

    Dünya üzerindeki en zor işleri şöyle bir düşünelim. Herkesin aklın onlarca zor iş gelir. Ancak bunlar içinde en zoru insanlarla yapılan işlerdir ve günlük hayatta olsun, iş hayatında olsun insanların en çok zorlandıkları konunun başında insanlarla geçinebilmek gelir. Bir insanla anlaşmak, geçinmek, onu anlayabilmek ve kendini anlatabilmek her zaman için çok kolay bir iş değildir.

    Bu günlük hayatımızda çok sevdiğimiz birisi içinde geçerlidir. Ne kadar çok seversek sevelim, yine farklı bir kişilik farklı bir düşünce yapısı, tutum ve görüşlere sahip olduğu için bazı konularda anlaşmak çok zor olabilir.

    Futbol bu sorunun çok sık yaşandığı spor ve meslek dallarından biridir. Ortalama 25 kişilik bir kadroya sahip futbol takımında 25 tane ayrı karakterle uğraşması gereken, onları yönlendirme ve kendi felsefesini düşüncesini aşılamaya çalışan bir teknik direktör. Grubun ortak noktasını bulmak, yakalanan bu ortak nokta etrafında birleşmek, üstüne kendi düşüncelerini katarak başarıyı yakalama adına birlikte mücadele etmek. Bunlar futbol adına kimsenin göremediği ancak çok önemli olan konular.

    Cristiano Ronaldo, Lisbon’dan Manchester United’da geldiğinde kimse onu çok fazla tanımıyordu. Buna Alex Ferguson’da dahil. Ancak yıllar geçtikçe Ronalda karakterini ortaya çıkarmaya başlamıştı. Çok hırçın, asi, aslında bunların altında ukala birisi idi. Belki sahip olduğu yetenek böle bir karaktere sahip olmasını gerektiriyordu. Yavaş yavaş olgunlaşmaya başladığı dönemde 2004 Avrupa Şampiyonası için milli takım kadrosunda kendine yer buldu. Portekiz’de kendi seyircisi önünde yavaş tavaş ilah olmaya başlamıştı ve İngiltere maçında sahip olduğu yeteneklerin dışında bir özelliğini daha gösterdi Ronaldo. Gerilimli geçen maçta, sinirlerine hakim olamayan Ronaldo Manchester’da takım arkadaşı Rooney ile kavga etmişlerdi. Turnuvadan sonra herkes kavgalı bu iki yıldızın aynı takımda nasıl barınacağını konuşurken bir faktörü görmiyorduk. Oda Alex Ferguson’du. Yeniden yapılanma içine girn takımında bu iki yıldıza da ihtiyacı olan Fergusan ‘Baba’lığını gösterdi ve iki yıldızı barıştırarak basın karşısına çıkardı. Aynı noktada birleştirebilmişti Ronaldo ve Rooney’i. O da takımın başarısı idi.

    Herkes Ronaldo’yu Ronaldo yapanın Alex Fergusan olduğunu bilir. Onun gelişimine ve kişiliğinin oturmasında çok büyük katkısı olduğu göz ardı edilemez. Milli takımda ki performansı ile Manchester United arasındaki performans farkını da buna bağlayabiliriz. Ronaldo, Ferguson’u çok seviyordu ve en önemlisi ona çok saygı duyuyordu. Onu, dinlemesi, saha içinde dediklerini yapması belki üzerindeki emeğinin fazla olması ve ona duyduğu saygıdan gelmekteydi.
    Şimdi en önemli soru Manuel Pellegrini’nin Ronaldo’ya karşı yaklaşımının nasıl olacağı ve asıl en önemlisi Ronaldo’nun Pellegrini’yi nasıl göreceği, ne gözle bakacağıdır. Pellegrini , Vilereal gibi küçük bir kulüpte gerçekten çok büyük işler başardı, ancak bunlar Ronaldo’nun ona saygı gösterebileceği kadar büyük işler mi bilinmez. Bunu ileri ki günlerde göreceğiz ama bu günler de bize Ronaldo’nun ne kadar profesyonel olduğunu gösterecek.

  4. Turgut Tarkan
    13:19 içinde 25 Temmuz 2009 | #4

    -FUTBOL MENTALİTE İŞİDİR-
    -Teknik-direktörlerin belli futbol şablonları vardır ve gittikleri takımda onu gerçekleştirmek adına sürekli bir çalışma içine girerler…Bu şablonlar öyle ha deyince de oturmaz çoğunlukla…Bir teknik-direktörün bir takımda uzun yıllar çalışabilmesi ve ard-arda başarı kazanabilmesi başlangıcı itibari ile sancılı bir evre geçirmesine mecburiyet yüklemek zorunluluğundadır…Yani”cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla örülüdür”…Peki TÜRK milleti futbol mentalitesinin eksikliğinin farkında olarak sabırlı mı?MENTALİTE zihinsel bir olgudur;kelime anlamı TÜRK DİL KURUMU sözlüğünde”anlayış” olarak geçer…Fransızca bir kelimedir ve MANTALİTE olarak geçmiştir dilimize;şimdi kelimenin etimolojik tasfirine girmeye gerek yok;konumuz o deği;bende FRANSIZCA da geçtiği gibi ME(A)NTALİTE olarak kullanmayı yeğliyorum…Öte-yandan sadece futbol seyircimizin mi mental eksikliği var?Kesinlikle hayır…Bizim millet olarak futbola bakış açımız tüm futbol camiası olarak sorunludur…Neden?…Şöyleki;biz futbolu sadece yetenek noktasından değerlendirip,tenkide tabi tutuyoruz;oysa ki futbol bir yetenek sporu değildir tek başına…En büyük örnek olarak şu sıralar gündemi arızi bir şekilde meşgul-eden Cristiano RONALDO olarak görülebilir…Bu futbolcu;rekorları alt-üst ederek transfer olmuş ve şu-ân son Dünyada Yılın Futbolcusu Ödülü sahibi olarak en-büyük futbol yıldızı statüsüne rahatlıkla sokulabilir…MESSIciler adamın asabını bozmasınlar;Dünyada Yılın Futbolcusu seçilince MESSIye de aynı methiyeler düzülecektir;şu-ân için erkendir…Peki Cristiano RONALDO Sporting-LIZBON kulübünde kaç kişinin dikkatini çekebilmişti?!!!M.UNITEDın ilk dönemlerinde yine kaç kişi onun farkındaydı?!!!Ama birisi vardı ki;onun yeteneklerine fazlasıyla inanıyordu ve bu-adam egoistin biri,çalım-atmaktan başka hiç-bir-halt düşünmüyor;takım futbolcusu değil ve olamaz yorumları arasında onu MENTAL açıdan da zirveye taşıdı;en-azından yeteneği seviyesine ve dünyanın en-büyük futbolcularından birini yetiştirdi…Kim bu-adam?!!!Tabi ki SÖ(I)R Alex FERGUSON…Bence dünyada Cristiano RONALDOdan bu futbolcuyu çıkartabilecek çapta başka bir yetenek;teknik-direktörlük ve menajerlik anlamında yoktur…Ve işte zihinsel kabiliyetlerin yetenekle uyumlu bir-şekilde ilerlemesine en-büyük örnek;SÖR ve RONALDOdur…Alınması gereken yığınla ders vardır…

Yazı Sayfaları
  1. Henüz geri dönüş yok.
Bu konuya yazı göndermek için giriş yapmanız gerekmektedir.