Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor
13 Mayıs 2010
Ben isterim ki Efes Pilsen Basketbol Takımı Beşiktaş ile birleşse çok daha iyi olur. Tuncay Özilhan da iyi bir Beşiktaşlı. Benim için Efes Pilsen’in tek başına varolması önemli değil. Ama Efes Pilsen 31 ilde 15 bin gence eğitim veriyor. Neden yapıypr bunu, gençler kahvehanelere barlara gitmesin diye. Burada önemli, çok önemli bir sosyal sorumluluk var. Bu hesapları iyi tutturmak lazım. Bir de bunları alkol sınıfına almamak lazım. Bunlar hafif alkollü içecekler. Bayern Münih de şampiyon oluğunda bu içeceklerle kutluyor zaferini. Dünya üzerindeki her şeyin insanlara fazlası var. Bu ince bir çizgi. Bunu iyi tutturmak lazım.
Bu konu hakkındaki görüşlerinizi bekliyoruz..

EFES PİLSEN
Efes Pilsen, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı, öngörülen şekilde yürürlüğe girerse, Efes Pilsen Spor Kulübü’nün kapanacağı açıklandı. Haber NTVSPOR.net’de bu şekilde bizlere duyuruldu.
Şimdi, Efes Pilsen için gerçekten böyle bir karar alınırsa ne olur?
Yaklaşık 35 yıldır Türk Basketboluna kattığı değer, yaşattığı heyecan, sağladığı başarıları bir kenara bırakalım. Efes Pilsen’in bu sportif duruşunu sağduyulu her sporsever biliyor. Efes Pilsen bize özel, bizim içimizden kısaca bizden bir marka. Bugün, ülkemiz dışında, Türkiye hakkında bir anket yapılsa, Türkiye denince aklınıza gelen markaları sıralayın diye (!) Ankete katılan herkesin listesine ilk sıralardan girecek marka Efes Pilsen’dir.
Bunu, 5-6 yıl Bodrum’da yaşadığım turizm serüvenimden biliyorum. Bu tanınırlık karşılığında, Efes Pilsen, spor, sosyal sorumluluk projeleri, sanat gibi bir çok etkinliğin içinde olarak, ülkemize minnet borcunu ödeme çabasında olmuştur.
Ben asıl, Efes Pilsen için bu kararı almak isteyenlerin bakmaları gereken yönü tarif etmek istiyorum.
31 ilde, 15 bin gencin eğitim haklarının elinden alınması o gençler için ne anlama gelecek? 15 bin x 4 (Aile ) = 60 bin. Burada eğitim alan gençler, başka aileler tarafından da kendi çocukları için, örnek gösterildiği gerçeğini de göz önüne alacak olursak bu sayı 100 binlere ulaşır.
Genç nüfusumuz olduğunu sık sık dile getirip, o gençlerin sağlıklı, topluma yararlı bireyler olmasını arzulayıp, bunun adına katkı sağlayanları, engellemenin manası anlaşılabilir bir şey değil. Gençlerimizin, çıkacak olumsuz karar neticesinde nasıl bir travma yaşayabileceklerini düşünmek gerekiyor. Yukarıda da belirttiğim gibi bu gençler ile sınırlı olmayacak,aileler de çocuklarının durumuna,doğal olarak, duyarsız kalmayacaklar.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonasının ülkemizde yapılması, ülkemiz için çok ama çok önemli. Elbette, burada başarılı olmayı hedefliyoruz. Bizlerin böyle bir hedef beklentisinde olmamızın, nedenlerinden başında da oyuncu potansiyelimiz geliyor. Bu oyuncular bir anda A Milli Takım seviyesine gelmiyorlar. Hepsinin başlangıcında basketbol okulları, alt yapılar var. TAPDK’nın alacağı olumsuz karar, bu alt yapıların 2015-2020 yıllarında çıkartacağı bazı yıldız adaylarının önünü kesmesi anlamına geliyor. Bizler daha başarılı sporcu, daha başarılı yeni nesil beklentisinde olurken, bunu sağlayanların önüne set çekmek garip bir tezattır.
Öncelikle Mehmet Demirkol’a alkol probleminin sınıflandırılması konusunda katılıyorum ve efes pilsen ile beşiktaş’ın birleşmesi gerektiğini düşünüyorum.çünkü yıllar önce ülker’in yaptığının ne kadar doğru olduğunu bügün fenerbahçenin başaarıları ile görüyoruz.ayrıca tuncay özilhan sayın demirkol’un dediği gibi iyi bir beşiktaşlı ve beşiktaşı iyi temsil edebilecek önemli bir isim.yani kısacası efes pilsenin durumu ne olura olsun.efes projelerine farklı bir isimde devam etmek zorunda kalırsa büyük takımlarımız arasında şuan ekonomik anlamda en zor durumda olan ve şuanki sponsorlarından pek de destek alamayan BEŞİKTAŞ olması isabet olur gibi.
Yani ankette %16 gibi bir evet kapatılmalı oranı var.Bu zihniyeti anlamak mümkün değil.Adamların çalışmaları, yaptıkları, başarıları herşey ortada. Yok içkiyi özendiriyor gençleri etkiliyor gibi bir mantıkla yola çıkılmaz.İçki tüketimini engellemenin yolu bu mu kaldı? Zaten yanlış sistemle okullardaki alt yapı ve sporcu yetiştirme faaliyetlerini öldürdünüz. Bırakında bu işi adam gibi yapan 1-2 kurumdan en iyisi ve en kalitelisi olan da ayakta kalsın. Zaten 5. sınıftan itibaren sınav maratonu içinde hiçbir aktiviteye fırsatı olmayan çocuklarımıza destek çıkan profesyonelce eğitimini veren bu kurum yaşamaya devam etsin.Sporun asıl amacını ortaya koyan efes pilsen spor kulübüne bolş bol teşekkür etmek gerekirken cezalandırır gibi karar almak çok anlamsız.Umarım bu yanlıştan en kısa zamanda dönülür ve kafalarımızda siyasi bir çalışma görüntüsü veren bu düşünceden vazgeçilir.Şu ana kadar yaşattıkların için TEŞEKKÜRLER EFES PİLSEN
Öncelikle şu sıra krizde spor için bütçeler aranırken, karşılıksız Türk basketboluna yatırım yapan bir firmayı küstürmek pek doğru gelmemektedir. Bununla birlikte birçok ilki yaşamış bir kulübü kapanma tehlikesi ile yüz yüze bırakmak Türk basketboluna çok büyük darbe vuracaktır çünkü şuanda Türkiyede bulunan basketbolcuların özellikle milli takımlardaki birçok oyuncu efes kökenlidir. İlerde yetişecek gençler için bu kararın geçmemesini umuyorum yoksa sayın demirkolun dediği 15 bin genc çok büyük bir rakam. Onların ellerinden amaçlarını almamak gerekli özellikle doğudaki gençlerin bazıların tek tutunacak dalı Efes Pilsen kulübü.
Teşekkürler burdan sesimizi duyurabilmek güzel bir duygu. Türkiye geleceği için umarım bu karar geri çekilir veya uygulanmaz .
Alt yapı ile birlikte 12 sene basketbol oynamış ve bu işin içinden gelen biri olarak söyleyebileceğim tek şey çok yazık… Yaşadığımız ülkede futbol dışında spor dallarınında olduğunu görmemizi sağlayan nadir alanlardan biridir basketbol. Avrupa Şampiyonalarında, dünya şampiyonalarında türkiye denildiğinde rakiplerin ellerinin titrediği bir basketbol ülkesi olamaya başladığımız şu dönemlerde yıllarca yapılan çalışmaların ve emeklerin sanki çokta önemli değilmiş gibi garip bir tartışma konusu haline getirilerek basitleştirilmesi çok üzücü. Ülke basketbolunda rekabeti ve gelişimi sağlayan en önemli kulüptür bence Efes Pilsen Spor Kulübü. Bugün Efes olmasaydı ben diğer kulüplerimizin bu alanda rekabeti ve gelişimi bu denli göstereceğini hiç sanmıyorum. İnanılmaz bir potansiyelimiz var ülke olarak. Basketbol ailesi içindeki diğer kulüplerimizide efespilsen örneği üzerinden yola çıkıp alt yapı konusunda ilerlemeye teşvik yerine bunu çok iyi başaran bir kulübü ortadan kaldırmaya çalışmak nasıl bir zihniyettir anlamıyorum. Hafif alkollü içecekler ve diğer içki çeşitleri ülkemizde yıllardan beri bulunmakta. Bu insanların aklına gençliği korumak şimdi mi geliyor. Sözüm ona biz işimizi en iyi şekilde yapıyoruz dedirtmek için insanların gözüne sokulabilecek kadar bilindik bir örneğe saldırıda bulunuyorlar ki bu insanlar sadece işin “biz görevimizi yapıyoruz” kısmında olduklarını sanıyorlar. Bu ülkenin okullarında bende okudum. Eğer bir şey yapmak istiyorlarsa okulların önünde gezen torbacıları, gaspçıları, tacizcileri kaldırsınlar. Yaş sınırlamasına sallamadan içki satan bayileri, gece kulüplerine 17 yaşında çocuklaraı alan işletme sahiplerini, 18-20 yaşlarında pavyonlarda çalışmalarına müsade gösterilen kızları işe alan patronları ortadan kaldırsınlar. İnsanları teşvik ederek spora destek vermek yerine birebir spora destek versinler de belediyelere ait spor binalaraı kokuşmuş olmasın. Ülkemizde basketbol sponsorlar aracılığı ile ayakta duruyor. Bugün hiçbir kulüp sponsor desteği almadan Avrupa arenasında başarı sağlayamaz. Efes Pilsen bunu kendi başına yapabilen tek kulüp bu ülkede. Zamanında farklı sponsorluk ve destek olayları yüzünden avrupanın en büyük kulüpleri arasına girmiş bir tofaş spor kulübü vardı. Bakın şimdi ne durumdalar. Bizler başarıyı desteklemek yerine kösteklersek zaten seyirci potansiyelini yakalayamadığımız basketbolun gelişmesi için yapılan bu adımları engellersek geleceğimiz dediğimiz çocuklara nasıl olurda spor sevgisini aşılayabiliriz ki? Bugün dünyanın en büyük basketbol ligi olan NBA’e birçok oyuncu gönderdik ve hala göndermekteyiz. Dünyanın gözü bizim üzerimize dönmeye başladı. Uzun seneler buralara gelebilmek için çok çaba sarfetti kulüplerimiz. Efes Pilsen ise bunun başını çeken kulüptür. Bırakalım bu saçma bahaneler ile bunca emeği yok etme arzusunu. Destek olalaım, arayış içine girelim, daha da güçlü kılalım basketbolu, sevdirmeye çelışalım daha çok insana bu sporu. Euro Lig maçlarında salonlar nasıl dolar onun çalışmasını yapalım. Play off mücadelerinde seyirciyi nasıl çekmeliyiz onları düşünelim. Bu ülkede takım sporlarından sadece futbol değil basketbol, voleybolu nasıl canlandırmalıyız onun hesabını yapalım.
Benim altyapısında oynadığım kulüp kapatıldığında o bıranşa ait 50′den fazla çocuğun nasıl çaresiz kaldığını gördüm. Efes Pilsen’in 15 binden fazla çocuğa verdiği bu eğitimi ellerinden alırsanız belkide hayata tutunma adına yakaldığı tek şansı kaç tane çoçuğun elinden alacaksınız onu düşünün. Yeteneği olan ama maddi güçleri olmayan Anadolunun herhangi bir köşesindeki bir çocuğa yaratılan firsatı elinden almak o çocukları korumaya çalıştığınız kötü alışkanlıklara itmekten başka birşey değildir. Yazık etmeyin Efes Pilsen’e. Yazık etmeyin basketbola…