Mehmet Demirkol: Adam gibi bir futbolcu sendikası şart
22 Ocak 2010
“Bir an önce Profesyonel Oyunculer Derneği’ni bir kenara bırakarak adam gibi bir sendika kurulması lazım. Sendika sayesinde, milyon dolarları göremeyenler, gençler, güvenecekleri bir yer bulabilirler. Kulüpler Birliği, patronların birleştiği bir yerse, işçiler de yani futbolcular da birleşebilmeli.
3. Lig’de neden olduğu belli olmayan bir şekilde 30 yaşın üzerindekiler oynayamıyor. Bunlara müdahale edilmesi lazım. Düşünsenize futbolcu 29 yaşında ve 3 maç sonra kariyeri bitiyor adamın çoluğu-çucuğu var, bu adam bahis mi oynar ne yapar kim bilebilir? Ben bilemem… Çok ciddi bir sendika kurularak bu durumlara müdahele edilebilmeli.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz
İngiltere’de, futbolcu sendikasının 1907 senesinde kurulduğunu ve şu an İngiltere Futbol Federasyonu (The Football Association) ile aynı ünvanı taşıdığını söylersek (Professional Footballer’s Association), çağdaş futbolun ne kadar kgerisinde aldığımızı anlayabiliriz. Sadece sahada değil kağıt üstünde de futbolcuların, yöneticilerle ve hakemlerle aynı saygıda görevlerini icra ettiklerini belirtebiliriz.
Futbolculuğun bir meslek olduğunu kabullendiğimiz ve voleyi vurmanın köşeyi dönmek olmadığını anladığımız an, ülkemizde futbol teriminin&kalitesinin her kesimde yükseleceğine inanıyorum.
Ülkemizde görev yapan futbolcu haklarının düzenlenmesi için; işlevinden şüphe duyduğum Kulüpler Birliği’nden daha etkin bir Birlik kurulması ve birkaç seneyi kapsayacak ciddi hukusal-mesleki çalışmalara şimdiden başlanması gerekiyor.
Sosyal Yapıyı Bilmeyen İnsanlar…
Ülkemizde sosyal yapıdan bihaber insanların yapmış olduğu sosyal projelerin hiç düşünülmeden uygulanıyor olması, nedenini bilmediğimiz ya da anlayamadığımız bir çok sorunu beraberinde getiriyor.
3. ligde belli bir yaşı geçen oyuncuların süper ligdeki yabancı kontenjanı gibi bir kontenjanla istihdam ediliyor olması sizin de dediğiniz gibi genç yaşında bir çok işsizi daha da kötüsü umutsuzu ortalıkta bırakıyor.
Ben merak ediyorum BANK ASYA liginde yabancı oyuncu oynamasının sebebi nedir?
30 yaş futbol için çok geç bir yaş mıdır?
Tecrübe diye kapılarında yattığımız yabancı oyuncular bizim evlatlarımızdan daha mı değerlidir?
Türkiye de insana değer veren bir kulüp var mı?
Değerli olan tek şey para mıdır?
Semih Fenerbahçe için, Bülent KORKMAZ galatasaray için, VOLKAN TÜRKER Antakyaspor(eski adıyla) için ne kadar değerlidir?
İşte bu soruların cevabını verecek olan insanlar bu değerlendirmeleri ceplerine bakarak yapıyorlar bu yüzden birlik olmak esastır. Bunun adı sendika ya da başka bir şey konabilir adı o kadar da önemli değil ancak güç birliği yapmak oyuncularımızı, ailelerini ve sizin gibi insana değer verenleri mutlu ve huzurlu yapacaktır.
Antrenmanda sakatlanan kardeşim kulüp yönetimi tarafından ortada bırkıldı onun ameliyat masraflarını zorlukla cebimizden karşılayarak tekrar futbola dönmesini sağladık. ancak aynı sakatlığı başka bir kulüpte yine yaşadı ve ben eminim ki bu sorunu yaşayan yalnız biz değiliz.
“AMATÖR ve PROFOSYONEL SPORCULAR SENDİKASI”
Kulağa hoş geliyor.
Türk fubolcusu garip. Örneğin üç büyüklerde oynayıp sonra anadolu kulüplerine geri dönenler veryansın ediyor, “hakkımız yeniyor” diye. Bence bu, durumu gayet iyi bir şekilde özetliyor. Besin zincirinde üstteyken hiçbir şeyi düşünme gereği duymuyorlar, ne zaman alt katmanlara ilerlemeye başlıyorlar, hakları akıllarına geliyor.
Gerçi akıllarına gelen hakları da hakem hatalarından kaynaklanıp yenenler. Mesleki hakları hiç tartışılmıyor, tartışılmasını sağlamıyorlar. Ülke futbolu ne yazık ki kurtlar vadisivari başkanların, yöneticilerin tekelinde ve futbolcular da aynı kültürle yoğurulmuş oldukları için karşılarında el pençe divan duruyorlar.
Bir de tabi “bizim çocuğumuz” edebiyatı var, hepimizin bildiği. Gencecik çocuklara hiçten biraz fazla paralar vererek, hiçbir haksızlığa seslerini çıkarmalarına izin vermeyerek sonra da kulübün işi bittiğinde kaba etine tekmeyi basarak yapılan kulübün “öz evladı” muamelesi. Buna en güncel ve acı örnek Alper Tezcan’dır sanırım.
İşin en ilginç yanıysa ülkede yasal olarak profesyonel olarak kabul edilen tek sporun futbol oluşu. Yani sporcu olarak sadece futbolcuların meslekleri futbol. Buna rağmen haklarını arayacak bir sendika kurabilmiş değiller. İnsani haklar dünyanın hiçbir yerinde verilmez, alınır. Bunları almak da almak isteyen şahsa, gruba düşer. Ben çoğu Türk futbolcusunun bunun için birlik oluşturacak kadar haklarını savunacak yeterlikte bir kültürel birikimi olduğnu düşünmüyorum. Hak hakedene verildiği sürece ve Türk futbolcusu da mafyavari başkanların kulu olduğu sürece bizim düzgün bir futbolcu sendikası kurmaktan bahsetmemiz zor.
* Bu arada bunu yazmadan edemeyeceğim, Mehmet Demirkol buna değinmiş, iyi de olmuş fakat futbolculardan önce kendi sendikalarını gözden geçirmeleri lazım. Basın çalışanları patronları tarafından belki de en acımasızca ezilip en düşük ücretlere çalıştırılan insanlar. Yeni işe başlayanların çoğu ilk bir-iki sene maaş alamıyor, stajyer muamelesi görüyor ki maaş almayı hak ettiğini göstersin. Görsel ve yazılı basında bu kadar para dönerken, patronlar hükümete kafa tutacak, futbolun yayın haklarını almaya çalışacak kadar ekonomik olarak güçlüyken ve haklarını savunabilecek doğru düzgün bir sendikaları yokken bir basın mensubunun futboldan önce kendini düşünmesi lazım ki ancak yarın öbür gün anadolu takımlarından birine transfer olduğunda canının yanacağı aklına gelmesin.