Ana Sayfa
>
Kaan Kural > Kaan Kural: Jackson yıldızları oynatmayı başarıyor
Kaan Kural: Jackson yıldızları oynatmayı başarıyor
“Jackson’la ilgili en büyük eleştiri hep “Jordan, Shaq, Kobe ile şampiyon olmak kolay” şeklinde gelmiştir. Ancak biraz daha geniş bakmaya ne dersiniz? Öncelikle Jordan, Shaq ve Kobe’nin en iyi oyunlarını Jackson yönetiminde gösterdiğini belirtmek gerek.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
Kaan Kural
Düşüncede Kazanmak , Krizi Yönetmek ve Şartların Lehte Olması
Phil Jackson anlatmaya bir yerde başlamak zor.Kazanılan şampiyonluklardan ziyade, onun döneminde görevini yerine getirip, takımın parçası olup daha sonra oradan oraya uçan adamlardan bahsetmek belki de en doğrusu.
Steve Kerr, Scottie Pippen Dennis Rodman, Horace Grant, Luc Longley, Bill Wennington, gibi isimler arasından Scottie Pippen dışında üst düzey bir oyuncu diyebileceğimiz bir oyuncu yok diye düşünüyorum. Will Perdue, BJ Armstrong, Paxson ,Ron Harper gibi isimler de var.Jud Buechler, Dickey simpkins , Jason Caffey gibi bazı yönleriyle bildiğimiz ama düşününce isimlerini bir nefeste hatırlayamadığımız şampiyonluğa ortak olanlar.
Shaq, Kobe’yi de saymazsanız, LA’de de Robert Horry,Rick Fox, Glen Rice,Fisher gibi hatırlanabilir isimler dışında Devean George, Travis Knight, Medvedenko, Michael Madsen gibi sahada ne yapacağı meçhul adamları da hepimiz Lakers’ta oynamasına şaşırabilir belki.
Ron Harper ve Horace Grant hem Bulls hem de Lakers’ta Jackson’la şampiyonluk yaşadığı için diyebilirim ki , ister üçgen hücum deyin, ister Zen felsefesi deyin, 1 ve 4 numaraya dayalı pas trafiğinde gardlara daha fazla hareket ve şut serbestliği getirdiğini düşünmüşümdür.
Bulls’un hakim olduğu yıllarla ve Lakers’ın şampiyonluk dönemleri şu yönden bence farklı. Bulls’un uzunları içeride basit topları alıp sepete atmak için ya da smaçla bitirmek üzerine garip oyunları vardı.O sebepten Chicago Bulls çok sempati toplardı. Becerileri kısıtlı olan hatta Rodman gibi şut soktuğunda şaşırılan oyuncularla ama bitip tükenmeyen mücadele ile başka bir fanatik grup oluşturdular.
Çoğu arkadaşım Jordan diye bağırıp, markalı ayakkabılarından elde etmeye çalışırken, Pippen benim favori adamımdı.
Lakers döneminde ise Rockets’tan çok sevdiğim Robert Horry ve şimdinin TV oyuncusu gözde Kanadalısı Rick Fox’u Phil Jackson için birer kurtarıcı olarak düşünürüm.
Süper yıldızların sahada aşağı yukarı ne oyun çıkaracağını bilirsin.Steve Kerr’ün, Ron Harper’ın , Horry’nin , Fox’un el yakan üçlükleri göndermesi ise tabi ki hem beceri hem de oyun düzenlerinin ona göre pas alışverişine izin vermesi.
Karşısında Magic, 76ers,Pacers, Nets gibi acemi bir takımı çıkarırsanız Jackson sizi paketleyip eve gönderir. Jazz’ın yapmaya çalıştığı gibi Malone-Stockton – Hornacek ,gibi pick&roll dışında , hele ki doğru düzgün basket bilmeyen bir 5 numarası olmayan takımla çıkarsanız vay halinize. Malone – Stockton insanüstü oynasa da Kerr gibi pergeli açmış şuta hazır bir başka oyuncun yoksa, Rodman gibi Malone üzerine verip sinirlendirip yıldıracak bir başka savaşçın geldiğin yere şükredersin.
Donanımlı, yani daha üst düzey basketbol bilgisi olan, oyunculu kadrolarla oynattığı oyunla , nispeten daha az yıldızlı gözüken takım arasında bence bir fark yok.
Phil Jackson her zaman o kriz anlarını yönetmeyi bir şekilde becermiş ve o zamanlarda bunu atadığı oyuncular da o güveni boşa çıkarmamıştır. Kerr, Fisher, Shaw , Fox, Horry, Harper, belki saha içinde çok büyük işler yapmamışlardır. Ama zor zamanlarda Jordan, Kobe, Shaq, bir şekilde baskı altındayken, ikili üçlü sıkıştırıldıklarında bir şekilde şansın da yardımıyla planları ya da planlanılmayanları gerçekleştirme özgüvenini göstermişlerdir.
Bu aslında oyunun ve takımın parçası olması fikri diye düşünüyorum.
2002 Sacromento Kings konferans final serisinde olduğu gibi hakemler açısından da son maçlarda Jackson’ın şanslı olduğunu düşünüyorum. Herşeyi yaparsınız, sonra da şut girmedi ya da olmadı bir top kaybıyla üzülürsünüz. Jackson’ın takımları bunu asla yaşamadı sanki. Hafızam beni yanıltıyor olabilir.
Jackson’ın bir anda aldığı molalar veya berbat bir duruma gideceğini ekran başındayken bizim sezmemize rağmen öylece manalı manalı bakıp sakinliğini koruyup mola dahi almaması bence sezgisel birşey.
Diğer bütün koçlar bir bakıma basketbolun gereğini yapmaya çalışıyorlar.Kanımca Jackson yaşayan bir takım yapmak, işler yolunda gitmediğinde de kendi kendine karar verebilecek bir yapı kurma telaşında oldu hep.
Shaq , Kobe gibi yüksek egolu oyuncular olduğu zaman bazen terazinin ayarı kaçsa da Jackson’ın yaptığı bence izleyiceler açısında hoş gelsin ya da gelmesin, yüksek becerili olmayan oyunculara da oyunun parçası olduğu hissettirmek.
Takımda Kobe gibi , Jordan gibi skorer olduğu kadar oyunun tehlike çanları çalmaya başladığı anlarda da sazı eline alıp ağırlıklarını oyuna koydukları oyuncular varsa diğer oyuncuların her zaman lehinedir.Ancak bu saatin her tik’inin tak’a geçişini vücut ritmiyle ayak uyduran bu oyuncular gibi alışık olmayanlar için finallerin oyuncusu olmaktan evvel takımın oyuncusu olmak Jackson sayesinde olmuştur.
Artık NBA basketbolunu yakından takip etmiyor olmamın birinci nedeni kolej okumadan gelen oyuncu serisinin, basketbollarını yükseltmek konusundaki, hayatlarını dengede tutmak ve en önemlisi takım oyuncusu özelliklerini göz ardı etmeleri.
Şimdi tekrardan bir düzenlemeye gidilmiş olması sanırım birkaç sene sonra meyvelerini verecektir. Dwight Howard’la Magic’in yaşadığı, ya da Bynum’un acemice lafları gösterdi ki, herkes Jackson gibi yapmaz. Ve oyuncuyu eğitmekle uğraşmaz.
Son olarak, Jackson’ın şampiyonluklarına sadece şampiyonluk gözüyle hiç bakmıyorum..Her zaman bir efsane , 2 tane de çok üst düzey adamla kazandığı başarılar bizim için eğer Lakers ya da Bulls taraftarıysak çok daha hoş gelecektir. Ama Hido gibi Pippen ve Kukoc hayranı yetiştiysek bu adamlara haksızlık yapamayacağımız şekilde takım idare ettiği için Jackson’ı alkışlamalıyız.
Her oyuncu Jordan, Kobe , Shaq , Pippen olamayabilir. Zafere nasıl ulaşırsan ulaş mubahtır lafını gerçeğe dönüştürürcesine Rodman, Artest, Walton,Fox gibi sert adamlardan da bir takım da kurabilirsin. Ama saygı duymalıyız ki, Jackson saha kenarından oyuncuyu içeriye alırken herkes koşa koşa gelir, oyuna girerken de aynı şekilde. Düşük yüzler, asık suratlar göremezsiniz.
Süper yıldızlar NBA’nin pazarlanmasında ve sevilmesinde büyük etkendir.Ama ABD’de mücadele çekişme her türlü spor karşılaşmasında önemlidir. Sonuna kadar mücadele, yılmamak, pes etmemek.
Jackson o ruhu takımına gerektiği anda kendi kendine ağırlığı koyacak şekilde ne yapıp eder aşılar. Red Auerbach’ın 9 ve tek takım, Boston’la şampiyon olmasını geçerek kırılması zor bir başarıya imza attı.
Ama rekorlar kırılmak içindir. Ve hiç kimse tek başına bir takım değildir.
dipnot:İsmini atladığım isimler olabilir. Robert Parish , Brian Shaw gibi… Aklıma gelenleri yazmaya çalıştım.
Phil Jackson kuşkusuz Amerikan Basketbol ekolünün gelmiş geçmiş görebileceği en iyi antrenör. Bunu iki el parmaklarını dolduracak kapasitedeki yüzük koleksiyonuna bakarak söylemiyorum, o gerçekten çalıştırdığı takımları devrim niteliğinde değiştirerek başarıya yönlendirmiş kişidir..
Gelelim Kaan Bey’in bahsettiği noktaya.. Bir laf vardır, “İnsanın ağzı torba değil ki büzesin.” diye.. Sanırım bu noktada bunu söylemek uygun düşer. Sanırsınız ki onca yıl NBA sadece Jordan, Shaq ve Kobe’yi görmüş yıldız olarak.. Ya Karl Malone? Charles Barkley? Patrick Ewing? Bunlar isim olarak ya da daha doğrusu oyun olarak alt seviyede oyuncular mı? Kesinlikle hayır.. Takımları da üst sınıftı bu oyuncuların.. Malone-Stockton ikilisinin ortalığı kasıp kavurduğu günleri kim unutabilir? Ama o takımların başlarında Phil Jackson gibi bir hoca, ve takım kurgusuna uygun oyuncular yoktu. Phily’nin ‘Triangle Offense’ taktiği gerçekten bildiğimiz basketbol kavramlarını alt üst etti. Chicago’da Jordan-Pippen ikilisi(ve son Tripet’de Rodman), Lakers’ta Kobe-Shaq ve bu sezonki Kobe-Gasol duo’su şampiyonlukların ardındaki isimlerdi.. Ama gördük ki bu isimler Phily’siz bir takımda o kadar da parlak bir oyun sergileyemediler.. Shaq Orlando’da en fazla ilk roundu görebildi play-offlarda.. Kobe ve Tomjanovich’li takımı da anlatmaya gerek yok sanırım..
Jackson’ın kalitesi tartışılamaz! bu kadar basit.. Koçluk kariyerinde 10 şampiyonluk kazanmış bir antrenöre nasıl “fluke” dersin?! Gönül isterdi ki Jackson kariyerini sonlandırmasın, daha bir 10 sene daha bir takımın başında kalıp 90′ları ve 2. milenyumun ilk 10 yıllık kısmını domine ettiği gibi, başka bir takımı da başarıdan başarıya götürsün.. Ben Lakers taraftarıyım ama Doğu’da en sempati duyduğum takım da Chicago’dur.. renkleri, taraftarı, ekolü ve genel oyuncu yapısı itibariyle bu iki takım bana göre 1 numara.. Bu kapsamda Phily’i Derrick Rose’lu Chicago’nun başında görmeyi de isterim doğrusu…
Yüzüklerin Efendisi X
Phil Jackson, basketbola yeni başlayanlar ve basketbolu sevenler için doğru zamanda doğru yerde olmanın en güzel örneğidir. Phil Jackson ve ekibi geçen sezon NBA finallerinde yaşadıkları hezimetten güçlenerek çıktıklarını bu sene bizlere gösterdi. Parmaklarındaki yüzük sayısı bu seneki şampiyonluk ile 10′a çıktı ve efsanevi Boston Celtics antrenörü Red Auerbach’ı geride bıraktı.
Dile kolay 10 NBA şampiyonluğu. NBA tarihinde Phil Jackson ve çalıştırdığı takımlar yüzünden şampiyonluk yüzüğünü takamayan ne efsaneler var. Charles Barkley, Gary Payton, Karl Malone, John Stockton, Reggie Miller, Allen Iverson… Bu sebepten dolayı efsanevi Chicago Bulls ve Los Angeles Lakers yıllarına bir türlü ısınamamışımdır. Bizlere çoğu kez şuan NBA’de varolan rekabet ortamından yoksun ve sonuçları önceden belli seriler izlemek zorunda bıraktılar. Tabi madalyonun diğer yüzüne baktığımızda diğerlerinin şampiyon olabilmek için yeter kadar iyi olmadıklarını da söylebiliriz.
Maçtan sonra kırdığı rekorla ilgili yaptığı açıklamada, eve gidip Red Auerbach anısına bir puro yakıp bu anın tadını çıkaracağını sölemişti. Kendisi NBA tarihine geçerken, bir başka efsaneninde hakkını vermeyi unutmadı. Basketbol dünyası için ne kadar büyük bir değer olduğunu bir kez daha gösterdi. Bugün itibariyle Phil Jackson tüm parmaklarında bir NBA şampiyonluk yüzüğü var ve olası 11. NBA şampiyonluğunda kazanılacak yüzüğü ne yapacağını merak etmekteyim.
Dünya’nın başka yerlerinde kullanılır mı ? Bilemem ama bizde çok kullanıldığına dair hiç şüphe duymadığım bir cümle.
Özellikle takım oyunlarında kullanılan bir cümle.
‘’O takımı ben de şampiyon yaparım’’
Bu cümleyi ne zaman duysam içim ürperir, korkarım…Sanki o takımın hocası benmiş gibi gerilirim!
Bu cümle böyle rahatlıkla söylenebiliyorsa mutlaka bir sebebi olmalı
Onca yıldız oyuncu olabilir mi ?
Elbette ana sebep yıldız oyunculardır.
Bu cümleyi kullananlar için ‘Şampiyonluk’ çok basittir, her zaman olunabilecek bir olgudur.
Özellikle oyuncu kadrosu yıldız oyuncularla kurulu ise şampiyon olmamak için hiçbir neden yoktur!
Madem ki yıldız oyuncular takımdaysa ben ve benim gibi düşünenlerin içinin ürpermemesi ve korkmaması lazım!
Ama kendimi o takımın hocası yerine koyduğumda bu düşünceden kurtulamıyorum!
Özellikle o takım dünyanın takip ettiği tüm odak’ların çevrili olduğu bir takımsa kan ter içinde kalıyorum!
Elbette ben bir takım çalıştırıcı değilim ve hayali bile beni bu kadar geriyorsa,ürkütüyorsa…
Varın siz düşünün o yeri gerçekten hak eden isimlerin neler çektiğini…?
Bizde daha baskın olan düşünce bir kişi –her alanda-iyi bir gelire , popüliteye sahipse o kişinin hep güllük gülistanlık yaşadığıdır…
O kişinin sıkıntıları, problemleri olamaz…
Bizlere o kişi bir et, kemik olgusundan çok makine olgusu içinde olduğunu düşündürttüğü içindir belkide !
O kişi on parmağında on marifet pardon yüzük olan Phil Jackson olunca durum daha da garip bir hal alıyor.
Özellikle çalıştığı oyunculara bakınca ‘’O takımı bende şampiyon yaparım’’ sözünün hep karşımıza çıkmasına sebep olan hoca…
Ama çalıştırdığı oyuncuların zorluklarını sadece kendisinin bilebileceği bir hoca!
64 yaşının olgunluğunda olan bir hoca…
iki farklı takımı altışar ve dörter kez şampiyon yapmış bir hoca…
Bunları yaparken de beni kan ter içinde bırakan kalbur üstü oyuncularla çalışan bir hoca.
Özellikle Michael Jordan, Kobe Bryant ve Shaquille O’Neal gibi yıldız oyunculara hakimiyet kurmak çok istisnai bir durumdur.
Bu hakimiyeti onlar üzerinde kurarken onlarında takım üstündeki hakimiyetine izin vererek bıçak sırtı bir stratejiyi uygulamak ve yönetmek.
Belkide Jordan’ın karakteristik özelliklerinin temelini oluşturan: En iyiyi başarana kadar pes etmemek olgusunun gelişmesinde Phil Jackson’un etkisi çok fazladır…
Kim bilir!
Elbette 10 şampiyonluğu Phil Jackson tek başına kazanmadı!
Bu oyuncuların ve diğerlerinin de mutlak ve mutlak Phil Jackson’un kariyerine katkıları vardır.
Bu üç oyuncudan Shaquille O’Neal dışındakiler nedense diğer hocaların kariyerlerine şampiyonluk anlamında katkı yapmamışlardır!
Neden acaba ?
Phil Jackson’un hakimiyet stratejisini uygulamadaki dozaj ayarı olabilir mi acaba?
Kim bilir! kaan abi nasılsın
Dünya’nın başka yerlerinde kullanılır mı ? Bilemem ama bizde çok kullanıldığına dair hiç şüphe duymadığım bir cümle.
Özellikle takım oyunlarında kullanılan bir cümle.
‘’O takımı ben de şampiyon yaparım’’
Bu cümleyi ne zaman duysam içim ürperir, korkarım…Sanki o takımın hocası benmiş gibi gerilirim!
Bu cümle böyle rahatlıkla söylenebiliyorsa mutlaka bir sebebi olmalı
Onca yıldız oyuncu olabilir mi ?
Elbette ana sebep yıldız oyunculardır.
Bu cümleyi kullananlar için ‘Şampiyonluk’ çok basittir, her zaman olunabilecek bir olgudur.
Özellikle oyuncu kadrosu yıldız oyuncularla kurulu ise şampiyon olmamak için hiçbir neden yoktur!
Madem ki yıldız oyuncular takımdaysa ben ve benim gibi düşünenlerin içinin ürpermemesi ve korkmaması lazım!
Ama kendimi o takımın hocası yerine koyduğumda bu düşünceden kurtulamıyorum!
Özellikle o takım dünyanın takip ettiği tüm odak’ların çevrili olduğu bir takımsa kan ter içinde kalıyorum!
Elbette ben bir takım çalıştırıcı değilim ve hayali bile beni bu kadar geriyorsa,ürkütüyorsa…
Varın siz düşünün o yeri gerçekten hak eden isimlerin neler çektiğini…?
Bizde daha baskın olan düşünce bir kişi –her alanda-iyi bir gelire , popüliteye sahipse o kişinin hep güllük gülistanlık yaşadığıdır…
O kişinin sıkıntıları, problemleri olamaz…
Bizlere o kişi bir et, kemik olgusundan çok makine olgusu içinde olduğunu düşündürttüğü içindir belkide !
O kişi on parmağında on marifet pardon yüzük olan Phil Jackson olunca durum daha da garip bir hal alıyor.
Özellikle çalıştığı oyunculara bakınca ‘’O takımı bende şampiyon yaparım’’ sözünün hep karşımıza çıkmasına sebep olan hoca…
Ama çalıştırdığı oyuncuların zorluklarını sadece kendisinin bilebileceği bir hoca!
64 yaşının olgunluğunda olan bir hoca…
iki farklı takımı altışar ve dörter kez şampiyon yapmış bir hoca…
Bunları yaparken de beni kan ter içinde bırakan kalbur üstü oyuncularla çalışan bir hoca.
Özellikle Michael Jordan, Kobe Bryant ve Shaquille O’Neal gibi yıldız oyunculara hakimiyet kurmak çok istisnai bir durumdur.
Bu hakimiyeti onlar üzerinde kurarken onlarında takım üstündeki hakimiyetine izin vererek bıçak sırtı bir stratejiyi uygulamak ve yönetmek.
Belkide Jordan’ın karakteristik özelliklerinin temelini oluşturan: En iyiyi başarana kadar pes etmemek olgusunun gelişmesinde Phil Jackson’un etkisi çok fazladır…
Kim bilir!
Elbette 10 şampiyonluğu Phil Jackson tek başına kazanmadı!
Bu oyuncuların ve diğerlerinin de mutlak ve mutlak Phil Jackson’un kariyerine katkıları vardır.
Bu üç oyuncudan Shaquille O’Neal dışındakiler nedense diğer hocaların kariyerlerine şampiyonluk anlamında katkı yapmamışlardır!
Neden acaba ?
Phil Jackson’un hakimiyet stratejisini uygulamadaki dozaj ayarı olabilir mi acaba?
Kim bilir!