İhsan Bayülken: Günlük diyet mi, kalıcı diyet mi?
28 Ocak 2010
“İlk tur maçlarında kadro yapısına karşılık istenen basketbol seviyesine ulaşamayan Efes Pilsen, TOP 16 maçlarının ilkinde iyi kurguladığı maçı yedi sayıyla kaybetti.
En radikal karar Rakocevic ve Nachbar’dan sistem içinde vazgeçilmesi oldu. Nachbar ve Santiago’nun alması gereken dakikaları, Ermal 20 dakika oynayarak aldı.
Oyun kurucu bölgesinde Popoviç’in gelmesi ile Kerem Tunçeri’nin dakikaları ona kaymış oldu.
Takımın idaresi saha içinde Smith, Thornton ve Shumpert üçlüsüne emanet edilmiş. Zaten bu üçlü takımda kullanılan topların % 70 ‘ini kullandılar veya yön verdiler.
Maçın geneli için söylenecek, oyun kurucu sıkıntısı çeken, sadece Prigioni ile oyuna yön veren Real Madrid’in yenilmeyecek bir takım olmaması. İstanbul’daki maçı kazanma ihtimalimiz oldukça yüksek.
Mesaj: Biz maçı kazanmayı düşündük onlar seri boyunca oynanacak maçları! Onlar Jaric’i kazandılar. Biz ise maçı kazanmak için günlük diyet yaptık… Diyetin adı Rakoceviç, Nachbar, Santiago, Sinan Güler ve Kerem Tunçeri oldu.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz
Öncelikle söylemek istediğim bu maç beni ilerisi için heyecanlandırdı. Özlediğimiz ve aradığımız Efes Pilsen ruhu dün akşam sergilenen onurlu mücadeleydi. Maça gelince Efes Pilsen yavaş yavaş Rakoçeviç ve Nachbar’dan vazgeçtiğinin sinyallerini veriyor ne zaman bir kritik maça çıkılsa Rakoçeviç ve Nachbar ortalarda olmuyor malasef benim dikkatimi çeken bir konu da dün Sinan Güler’in kadro dışı kalmış olmasıydı. Sinan gibi savunmacı, mücadeleci, yırtıcı bir oyuncunun kadro dışı kalması beni çok şaşırttı açıkçası. Ben, Sinan’ın bu maç 15 20 dk süre alabileceği kanaatindeydim. Yeni transfer Popoviç ise belli ki kendisinden çok takımını düşünenen bir oyuncu. Ucuz kahramanlığa savunmadan takımını oynatmaya çalışıyor. Biz maç içinde gerekeni yaptık fakat son 2-3 dk içerisinde hakemin yaptığı kritik hatalar maçın galibinin belirlediği düşüncesine hakimim (özellikle Smith’e çalınan 5. faul).
Bende dünkü maçı izledim ve Ermal bu kadar formsuzken niye onun üstüne bu kadar yatırım yapılıyor anlamış değilim. Dün 4. periyotta Kaya kenarda, Kasun kenarda, Ermal oynuyor ???
Benim açımdan hiç bir mantıklı izahı yok. Rakocevic gibi Eeuroleague’de sayı kralı olmuş bi oyuncun var, sen onu kenarda oturtuyorsun bana çok saçma geliyor. Her ne kadar savunma yapmıyor olsa da takım ona göre kurulmalı, ona göre daha savunmacı bi 5′le oynarken sahada olmalı.
Ve Sinan niye tribüne gönderiliyor? Efes’in ana sorunu, sayı atmak değil ki. İlk tur gruplarının en çok sayı atan 4., 5. takımı olması lazım ama çok fazla sayı yiyor. Ama elinde Sinan varken kullanmazsan böyle olur…
Kimse kusura bakmasın ama yenilmeye mahkum oluyorsun.
Bir de Efes Pilsen’in madem bu kadar transfer yapacak parası var, neden bir 4 numara almıyor?
Görülen en büyük sorunu 4 numara problemiyle, savunma problemi. Zaten şu an aslında Efes, Karşıyaka’daki Furkan’ı da alabilir veya Amerikadan NCAA’den bir oyuncu da alabilir…
Sonuç olarak dün Efes Pilsen hep yakın gitti önde gitti ama R.Madrid çok rahat sayı attığı için yeneceği belli gibiydi
O yüzden keşke ben de sizin kadar umutlu olabilsem burdaki maç için…