Hakan Gündoğar: Seçim dönemi Beşiktaş’ta sıkıntı olur
02 Kasım 2009
“Bence geçtiğimiz sene dualarla şampiyon olduğu söylenen futbolcuları her gün türbe türbe gezdirmeleri gerekecek. Yoksa bu gidişle seçim zamanında alınacak olumsuz sonuçlarla herkesin açığının olduğu anlaşılacak. Beşiktaş seçim sürecinde yırtıklar daha da genişlemeye başlacak. Benden söylemesi…”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
İşin özünde şunu düşünmek gerekli.Bunu illaki futbol takımı olarak düşünmeyelim herhangi bir kurum/kuruluşun yönetim kurulunda görev alacak kişiler belirlenirken nasıl bir çalışma yapılır?Öncelikle üye olacak kişinin kurum/kuruluşa nasıl bir artı katacağı hesaplanır,niçin Ahmet yönetim kurulumda yer almalı sorusunun cevabıdır düşünmemiz gereken.
Ben eminim ki Sn.Demirören’de kulüp başkanlığını acıkladığında liste oluştururken bu sorunun cevabını kendisine göre vererek o kişileri seçmiştir fakat ardından geçen zaman içinde ne olmuştur ki bir anda aralarından su sızmayan birlik olması gereken kişiler arasında boyle bir problem oluşmuştur?
Şahsi fikrim kişisel çıkar çatışmalarının boyle bir duruma neden olmasıdır.Öyle ki Türkiyenin en büyük kulüplerinden birinde 2.başkanlık görevinde yer alan bir kimsenin boyle bir laf etmesi kabul edilebilir mi?
Bu açıklamayı çok talihsiz bulmakta ve aynı zamanda yönetim kurulu içerisinde boyle çatlak seslerin olduğu sürece çok sevdiğim takımımı daha da kötü günlerin beklediğine kanaat getirmiş bulunuyorum.Şuanki konu başlığı tersliklerden sadece biridir.Bundan hariç size bazen komik bazen hüzün verici bazen de anlaşılmaz derecede antipatik tepkimeleri çıkarabilirim.
Sn.Başkan’ın makamda bulunduğu 6 sene zarfında adının geçtiği neredeyse her durum büyük yankı uyandırdı.Koskoca bir kulübü borcuyla alacağıyla icraatlarıyla yapacağım deyip yapamadıklarıyla şuan ne duruma getirdiği herkes tarafından dillendirilmekte zaten.
Şahsi fikrim öncelikle kulüpte şuan varolan yönetim anlayışının kökten çözülmesi gerektiği ve ardından tamamen makama layık ve aynı zamanda Beşiktaş’ın ismini her zaman hayırda anacak kişilerin kulübün başına gelmesidir.Bu yönetim anlayışı ve bu tepkimelerle gemi daha çok su alacaktır..
Sevgili Beşiktaşlılar,gün birlik beraberlik günüdür.Sağduyu’nun
kaybolmaya başladığı bu günlerde,Beşiktaş’a olan aşkı kimse tarafından
tartışılmayacak bir başkan’a sahip olduğunuzu hatırlatmak
gerekiyor.Sayın Yıldırım Demirören sonuçta bir kulüb başkanı,yani bu
sadece yönetimsel konularda eleştirilmeyi hak ediyor anlamına
geliyor,hataları olmadımı,tabiki herkesin olduğu kadar oldu ama göz
ardı ettiğimiz,başkanlığa seçildiği günden beri doğru veya
yanlış,yaptığı her şeyin taraflı tarafsız kişilerce maksadını aşan bir
şekilde eleştiriliyor olması,sonunda bu durum bütün rakip
taraftarların,ve rakip futbolcuların kıskandığı,inönü mabedine
sıçradı.İşte Beşiktaşı bekleyen en büyük tehlike bu.Sayın başkanın
gerçek anlamda tartışılması gereken en büyük hatası,seçtiği mesai
arkadaşlarıdır,yani kendisine hiç katkı sağlamayan yöneticiler,ocak
ayındaki seçimde iş bitirici bir yönetim kuruluyla seçilip,yoluna devam
etmesi Beşiktaş için en hayırlısıdır,bunun dışındaki konular, dünyadaki
her kulübün yaşayacağı,ve üstesinden gelinemeyecek sorunlar
değildir.Dünyada örneği azdır gelir gelmez kulübe sihirli değnek değmiş
gibi etki eden başkan,genelde en az iki yıl boşa gider yeni bir
başkanın başarılı olamayacağını iddaa etmiyorum ama Beşiktaşın
çıkarlarıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan kişilerden etkilenip,işin
zor kısmını,yani tecrübe kısmını atlatmış ve bu arada şampiyonluk’da
yaşamış olan sayın Yıldırım Demirören’i hafife almamak ve protestoyu
beşiktaşın yararına olacak şekilde yapmak lazım,istifa etmesini istemek
yerine,ocakta gerçek anlamda ağırlığı olan bir yönetimle şeçime
girmesini medeni bir şekilde istemek,inanın yüzaltı yılı aşkın süredir
herkese örnek olan ve ulaşılması güç bir tarihi olan kulübün önünü
fazlasıyla açacaktır.Unutmayalımki,kimsenin Beşiktaş gibi büyük bir
camianın saygınlığına yakışmıyacak hareketler yapmaya hakkı yoktur.