Rıdvan Dilmen: Galatasaray sezonun en önemli maçını kazandı
Galatasray, Antalyaspor karşısında sezonun en önemli galibiyetlerinden birini aldı. Keita, Antalyaspor karşısında gerçek bir sağ açıktı. Bu galibiyet, belki, Galatasaray için bu sezonun en önemli galibiyetiydi.
Caner, Hakan Balta, Servet ve Uğur, ilk kez dörtlü bir savunmada yan yana oldu. Galatasaray, arkada büyük boşluklar verdi ama Kewell ve Keita’nın rakibin üzerine çok etkili bir şekilde gitmeleri büyüyebilecek sıkıntıları azalttı. İlk yarıda gelen gol Galatasaray’ın ikinci yarıda oyuna ortak olmasını sağladı. 2-0′dan 3-2′yi yakalayan Galatasaray’da Rijkaard sürekli değişikliklerle yorgunluk giderip oyunu tutmak istedi. Ama arkadaşlarını dinlendirmek için maça alınan Nonda’nın kötü performansı yarar yerine zarar yarattı.
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
Aslında bu maç devre arasında Galatasaray’ın transfer politikasını şekillendirmesi açısından belirleyici oldu. Rijkaard kısmen de mecburiyetten riskli bir defans kurgusu ile mücadele etti. Mehmet Topal ve Barış bu riskli kurgunun önünde hem kesici hem de orta sahadaki direnci artırmaya yönelik monte edilmişti ancak oyun kurucu özellikleri olmadığı için gole kadar Galatasaray’ın organize bir atağına rastlamadık. Burada oyunun her iki yanını da oynayabilen Ayhan ile başlamak tercih edilebilirdi ancak oyuncuların form durumunu herkesten iyi bileceğini düşündüğümüz Rijkaard onu ikinci yarıda değerlendirme yoluna gitti.
2-0 öne geçen ve üç topu da direkten dönen Antalyaspor’u da kutlamak gerekir. İç saha performanslarına baktığımızda Galatasaray’dan puan çıkarmaları sürpriz olmazdı. Ancak hem direklere takılmaları hem de 2-0’dan sonra Galatasaray’ın büyük boşluklar veren arka tarafına hızlı ve etkili oyuncularla gidememeleri oyunun kendi sahalarına yıkılmasına neden oldu. Bu durumda da maç Keita gibi dar alanda çok etkili bir oyuncu önderliğinde Galatasaray hücumu ile Antalya savunması arasında geçti.
Ligin ikinci yarısı için Galatasaray’a gerekli olanın, santrafordan ziyade oyun kurucu özelliği taşıyan ve atağı defanstan başlatarak organize edecek bir defans oyuncusu veya Tugay’ın zamanında yaptığı gibi hem hücüm hem de defans anlamında takımı çekip çevirecek bir orta saha oyuncusunu takıma monte etmek olduğunu gördük. Çünkü hem Kewell hem de her gecen gun form tutan Elano, Baros takıma dönene kadar Galatasaray’ın gol yollarında sıkıntı yaşamayacağını gösterir gibiydi. Buna sezon başındaki performansını anımsatan Keita ve kaptan Arda’yı dahil ettiğimizde Nonda’daki düşüşün beklenildiği kadar büyük bir sorun teşkil etmeyeceğini düşünüyorum.
Gol atma konusunda sorunu olmayan Galatasaray defans sorununu çözüme kavuşturursa hem lig hem de Avrupa’da sonuna kadar gidecek kalitededir.
Bu karşılaşma galatasarayın ligde tutunması açısından ve şampiyonluktan söz etmesi , kan kaybını engellemesi için önemliydi.Ve bunu başardılar.Galatasaray bu maçı kazandı ama önlerinde görmeleri ve bir an önce çözüme kavuşturmaları gereken çok önemli bir sorun var bu sorunda galatasarayın savunması.Çünkü galatasaray ligde deplasmanda herhangi bir anadolu takımına 3 gol atıyor ve bu maçı zorlanarak son nefesde kazanıyorsa burda ciddi anlamda savunmada zaaf olduğu apacık ortadadır.Bence galatasaray savunması oyuncuların yerleri değişerek mevcut kadrodaki isimleri farkı şekillerde deneyerek düzene girmez güvende vermez .Çünkü sene başından beri aslında ortada olan bu sorunu galatasaray yapmış olduğu 8 de 8 ve aldığı ezici galibiyetler perdeledi .Çünkü galatasaray takımının savunmasındaki isimlerin hiçbiri üstdüzey savunmacılar ve savunma yapmayı bilen savunmacılar değiller.Biraz üstlerine gelindiğinde belli bir süre sürekli savunmak zorunda kaldıklarında defoları ortaya çıkıyor.Nitekim galatasaray son zamanlardaki düşüşünün buna bağlı olduğunu düşünüyorum . Baros un sakatlığı , elanonun geç forma girmesi , keitanın sorunları , nondanın her maç farklı performans göstermesi son maçlarda galatasarayın rakip kalede bulunduğu süreyi azalttı ve savunmasınada iş düşmeşine sebep oldu.Şöyle bir bakıldığında ilk 8 haftadaki hücum performansı galatasaray da olmadığı için savunmanın defoları ortaya çıktı.Aslında galatasaray da sezon başında 1 stoper zorunluluğu vardı bunuda beşiktaştan gökhan zan la çözdüklerini sandılar.Neden sandılar ? Çünkü gökhan zan yıllardır beşiktaşta oynamış türkiye standartlarında kaliteli bir savunma oyuncusu .Hatırlarsanız o dönemler galatasaray keita , elano gibi sansasyonel transferlerle o kadar meşgul durumdaydıki gökhan zan ı bile tam etüt ederek , ince eleyip sık dokuyarak aldıklarını sanmıyorum ve ayrıca gökhan zan ın kendilerine geldiğinde anormal şekilde 34 maçı geçtim 25 maç oynayacağını sandılar ve yanıldılar.Hadi gökhan sakatlandı galatasaray ın yedek stoperi yokmu dünde gördükki yokmuş.Emre güngör tam gökhan zan ın yedeği sürekli sakat emre aşık sağlıklı olmasına rağmen oynatılmıyor ve biz bu oyuncuları yedek stoperler sanıyoruz , demekki yanlış biliyormuşuz.Bizim bu düşüncemizin yanlışlığını bu sezon her fırsatta rijkaard da bize gösterdi her stoper ihtiyacı doğduğunda sol bekinizi çekip stoper oynatarak , orta sahanızı çekip stoper oynatarak bizi haksız çıkardı.Galatasarayın devre arasında kaliteli bir yabancı stoper alması şart.Aksi taktirde bu sezon çok böyle gidip gelen maç oynarlar ama hepside bu maçda olduğu gibi gelmez.Maç bir gider bütün galatasaray takımı arkasından bakar , neden bakar her çünkü galatasaray takımı deplasmanda dün olduğu gibi karşısında dökülen bir savunma bulup yediğinden fazlasını atamaz bu durumunda galatasaray a faturası ağır olur.
ASLAN KUVVETLER
Galatasaray’ın sezon başından beri bu kadar izlenesi bir oyun ortaya koymasının en önemli sebebi kuşkusuz, doğaüstü yeteneklere sahip ileri ucu… Savunmayı, rakibi kendi sahasına kıstırarak yaparken, Galatasaray’ı yenebilecek çok fazla takım yoktur sanırım.
Zaten son haftalarda “sorun tespiti”, sarı-kırmızılı hücumcuların bir ileri, bir geri form grafiği göstermesiydi. Savunmanın Servet ve Gökhan Zan’ın yalnızlığında sorun yaşadığı en iyi bilinen gerçekti ne de olsa. İleri ucun geriye dönmüyor olması, beklerin de hücumda kalmasıyla, bir anda Galatasaray’da yenen gol sayısı neredeyse atılanın üzerine çıkıyordu.
“Aslan kuvvetler”in hep birlikte düşmeye başlaması, galibiyet hedefinin, aralarından sadece birinin omzuna yıkıldığı görüntüsü, serbest düşüşün davetiyesi oldu. Ya Kewell var, ya Nonda ya da Keita… Arda mutlak kayıplarda, bulunamıyor, Elano ise, sonraki sezona kadar “yıllık izninin bir bölümünü kullanmak”ta. Geride oynuyormuş gibi yapıp ileriye en fazla katkıyı yapan Sabri’nin de yokluğunu eklerseniz, vay Aslan’ın haline…
Galatasaray’ın “aslan kuvvetleri”nin her biri, bir santrafor kadar gole gidebiliyorken hep birlikte “depresif” moda geçmesi, üstelik 2 farkla geriye düşmüşken, pek çok Galatasaraylı’ya televizyon kapattırmış olabilir. Ama izlemeye devam edenler, sarı-kırmızılılar bu sezon ilk kez 2-0’dan geri dönüşünü izleme şansına eriştiler. 3 galibiyet puanı alırken Cimbom, 3 de mental puan almış oldu.
Kewell’ı santrafor bırakıp Arda, Elano ve Keita’yı birlikte kullanmak, Nonda’yı “galibiyeti korumak” adına sahaya sürmek için kenarda oturtmak, Rijkaard’a ilk kez istediği sonucu getirdi. Ancak başka bir tehlike yedek kulübesinde bekliyor olabilir. Son maçlarda yedekten gelen oyuncular, Galatasaray’ın zar zor yakaladığı galibiyeti tehlikeye sokacak kadar sıkıntı yaratıyor. Kulübenin “serbest düşüşü”, halen 3 kulvarda koşan Cimbom için sinyal vermeye başladı bile.
Hücumcularını toparlayabilirlerse Rijkaard ve Neeskens, sırada kulübe bekliyor olabilir.
Galatasaray kadrosunun ön tarafıyla arka tarafı arasında ciddi bir kalite farkı var,ön tarafta oynayan oyuncular belli bir kalitenin üstünde,ancak bir futbol takımında öndeki oyuncular ne kadar kaliteli olursa olsun takımın geri kalanından destek görmedikçe uzun vadede yeteneklerinden faydalanamazsınız.
Arka tarafta oynayan oyuncular ise çoğu zaman vasat’ı bile yakalayamıyorlar,kendi işini bile beceremiyen oyunculardan ön tarafa destek olmasını beklemek hayalcilik olur,devre arası kesinlikle kaliteli defans ve orta saha oyuncuları transfer edilmesi gerekiyor.
Dün akşamki karşılaşma geride kaldı,kimseyi yanıltmaması gerekiyor,böyle karşılaşmalar bir futbol takımı için uyarı niteliğindedir.
Galatasaray kulübü dünkü galibiyeti kötü günler geride kaldı diye değerlendirip takımı yeterli görürse sezonun devamında başı çok ağrır,dünkü maç ters bir sonuçlada bitebilirdi,bir takım eksiklikleri düzeltmek için skorları baz almamak lazım,zaten Galatasaray o skorlarıda yeterince aldı,uzatmayalım sonuç olarak uçurumun kenarından son anda dönüldü ve önemli bir üç puan alındı ancak yönetimin dün akşamdan gerekli dersleri çıkarıp gerekli takviyeleri yapması gerekiyor,zaten dün akşam başta Kewell ve bir kaç oyuncunun gayretiyle maç dönmese taşlar tamamen yerinden oynuyacaktı.
Galataaray’da görülen en büyük eksiklik savunmada. Büyük hatalar yapılıyor ve savunma oyuncuları topu oyuna sokamıyoolar. Servet topla çıkmaya kalktığı anda topu kaptırıyor tehlike çanları çalmaya başlıyor. Acilen savunmaya adam gibi bir stoper lazım.
Ön tarafa baktığımızda ise birbirinden kaliteli isimleri görüyoruz. Orta alanda mücadeleci ismler var. Mustafa Sarp, Mehmet Topal. bunlar da zaman zaman aksıyorlar ama genel manada iyi bir oyun sergiliyorlar.
Keita gerçekten bu maçta çok iyi kullandı sağ tarafı. Attırdığı gol harikülade bir goldü. O kadar çekilmesine rağmen düşmedi mücadeleyi sürdürdü ve golü attırdı. Kendisinin de bir golü var zaten. Elano ise gitgide kendisini toparlıyor. Gün geçtikçe takıma daha iyi adapte oluyor. İkinci devrede Elano takıma daha çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
Başta da belirttiğim gibi bu takıma savunma ile orta saha-forvet arasında bağlantıyı iyi kurabilecek bir oyuncu lazım. Bu iş böyle yürümez…
Alınan bu galibiyet herşeyden önce takımın son haftalarda kaybetmeye başladığı güveni biraz olsun geri kazandırmıştır.Son haftalardaki maç kazanamama durumunu ortadan kaldırmak adına yapılan böyle bir geri dönüş Galatasaraylı oyuncuları rahatlatmış,rakiplerinin çoğunun 3 puanla kapattığı bu hafta sonucu medya ve taraftar baskısı sonucu ortaya çıkabilecek sıkıntıları da gidermiş ya da en azından ertelemiştir fikrimce..
Galatasaray bundan önce kaybettiği deplasmanlarda,oyunu yenik getirdiği bölümlerde kazanma sinyallerini pek veremiyordu.Ancak bu maçta skor 2-0 iken bile bu maçın dönebileceğini gördük.Bunda başlıca etken Antalyaspor’un ‘önce şu yıldızları durdurayım’ı uygulayandan çok,açık futbolu kendine karakter eden oyunuydu.Bu oyun onlara onlara defansif anlamda zaafiyet getirdi ve oyunu kazanmayı özellikle çok isteyen Kewell-Keita ikilisi maçı kopardı.Ön taraf oyuncularının bu hafta ağırlığını koyabilmiş olması,en az Keita’nın ilk onbirde maça başlamış olması kadar önemliydi.Ama karşılarında daha dirençli bir takım olsaydı maçı çevirebilirler miydi?Orası muamma..
Galatasaray savunmasını sırf bu maça bakarak eleştiri yağmuruna tutmak doğru değil.Çünkü bu maçta ideal savunma düzenlerini 3/4 oranında değiştirmek zorunda kaldılar.Zaten yedikleri goller bu yeni dizilişin göstergesi olan gollerdi.Bu değişiklik sonrası arka tarafa karşı oluşan güvensizlik ise ön taraf oyuncularının son maçlarda iyi yaptıkları hücum presinin etkinliğini azalttı.Bu da savunma oyuncularına düşen yükün artmasına sebep oldu.Servet,Uğur,Hakan gibi isimler ise pek formda bir dönemlerinde değiller ve bu sebepten ekstradan üzerlerine düşecek hiçbir yükü kaldıramadılar.Yani Galatasaray’ın bu maç savunma problemlerini daha az yaşamak için risk alıp ön tarafta daha çok baskı yapması gerekirdi.Ama böyle bir riskin sonuçları her zaman katlanılabilir olmadığından Rijkaard bu riski almadı.Saygı duyulmalı..
Galatasarayda gelecek için Servet haricinde hiçbir stoper sağlık sorunları sebebiyle güven vermiyor.Bu yüzden transfer döneminde Servet takımda kalmalı ve onun yanına top kullanma becerisi olan,ek olarak ondan daha çevik olabilecek bir stoper alınmalı..Öncelik bu.Eğer Servet gitmek istiyorsa da en azından sezon sonu beklenmeli.Çünkü geçen sezon Meira konusunda bu hataya düşüldü ve takım sıkıntı yaşadı.Zaten sezon sonu itibariyle muhtemel yeni stoperin yanına bir yenisini eklemek o kadar zor olmayacaktır.Bunu özellikle sakatlık problemlerini atlatmış bir Semih Kaya’ya güvenerek söylüyorum.
Forvet bölgesi için de bu kadar acımasız olunmamalı.Baros’un oynadığı dönemlerde omuzlarındaki yük daha az olan Nonda’nın gösterdiği performans ortada..İlla ki transfer isteniyorsa o teknik ekip ve yönetimin tasarrufudur.Kendileri bilir.Ama Nonda gitse de kalsa da bir üçüncü santrafor şart gözüküyor.Çünkü Keita ya da Kewell ön taraftaki tek adam olmayı becerebilecek oyuncular değil..Üçüncü adam için en iyi aday ise A2′nin yıldızlarından Cem Sultan’dır.Bu sezon da kiraya verilen Özgürcan veya Erhen Şentürk de alternatif olabilir..
Birkaç şey de Antalyaspor’a ithaf etmek lazım..Ofansif anlamda her türlü zenginliği yaratabilen güney temsilcimiz,takım savunması ve bireysel anlamda savunma konusunda ise sıkıntılı..İlk yapmaları gereken şey Yılmaz Vural döneminde yakaladıkları Uğur-Bieniuk-Dziewicki-Şenol gibi bir dörtlü yakalamak ve sonrasında bu dörtlüyü iyi desteklemek..Bunu başarabildikleri takdirde ligin korkulan ekiplerinden biri haline gelebilirler.
Sözlerimi ofansif anlayışa sahip bu iki takımın ileride daha başarılı olmalarını ve kış mevsimlerinde Avrupa futbolunun başkenti olan Antalya’nın daha güzel bir stada sahip olmasını dileyerek bitiriyorum..
rıdvan hocam Antalyaspor maçı galatasarayın hangi bölgelerde açığı olduğunu gösteren maçdı Galatasaraylı yöneticiler bu maça bakarak belki transfer planını değiştirecek hangi bölgelerde eksiklik olduğunu bir iki kelime ile açıklayayım
1)Santrafor mevkisinde kewell oynuyor nonda zaten haftada iki antrenmana bile zor çıkıyor baros desen zaten ilk yarıyı kapatmış büyük kulüp isen altyapıdan şu futbolcuyu bu futbolcuyu çıkardım diye övünüyorsan hani nerede altyapıda santrafor mu tükendi
2)Savunmaya bakıyoruz bir ofsayt takdiğidir gidiyor savunmaya bir servet yetmiyor hocam gökhan zan desen kronik sakat sabri iyi ama ileri gitti mi bir daha gelmiyor galatasaray eğer bu ofsayt taktiğini devam ettirirse avrupada ilerlemesi çok zor onun için haldun üstünelin hemen santrafordanda önce bu bölgeye birini getirmesi lazım Galatasaray yönetimi boşver savunmaya transferi deyip transfer yapmaz ise çok uzağa gitmeye gerek yok hamburg maçında olduğu gibi kewell stoper oynatmaya başlar galatasaray
Unutulmaması gerekenler var hocam eğer hedefin varsa paradan kaçmayıp kadronu güçlendireceksin daha unutmadık 1.5 milyon euro için f.meira’yı sattığımızı
Galatasaray mükemmel ileri kurgusunu vasat üzeri defans ı ile harmanlayıp ortadüzeyde bi takım elde etmiş.Yöneticlerin Avrupada başarı için acilen Puyol gibi forveye kadar topu tasıyabilen ve ilk mudahaleleri iyi olan bir stoper yabancı için son süratle çalışmalıdır.Kendi fikrimce de Marka yapmış bir isim alınmalı ve onun üzerinden gelecegini sağlamlastırabilecek kapasitede altyapı oyuncuları bı ismi tecrübesiyle egitip hiç olmassa türk futboluna stoperin hakkını verebilen degerler kazandıran bir strateji izlemesi gerektigini düsünmekteyim.
Forvet hattı konusunda da İbrahimoviç modeli benimsenmeli ve ona uygun araştırmalar ve teklifler yapılmalı kanaatimi paylasmak isterim. Baros un hırs ve takipciliğinin Türk liginde son derece etkili oldugu reddedilemez bir gercek ama avrupa arenasıda göz önüne getirildiginde Forvet niteligi tasıyan uzun boylu ve fizik kondusyon olarak yıpratıcı ve SF olarak da hız ve teknik niteligi kalifiye olan nitelikte degerler arastırılmalıdır.
GS mükemmel ileri dörtlüsüne DMC yi absorbe edebilecek bir stoper ve Karsı defansı yıpratıcak sürat ve fizik kapasitede iki kritik oyuncu ile kadrosunda bulunan futbolcuları da menfaati dogrultusunda elinde tuttugu sürece Rijkaard ile 6 kupayı hedefleyebilecek bir kadronun finansmanını hazırlamalı ve Aslantepede Adına Yakısır Zaferlerle basarılarının maddi getirisiyle de bu finansmanı ödemenin cok kolay olacagını hesaba katarak bir proje baslatmalı veya var olan projesini güncelleyerek bir iki kritik hamleyle günümüz türkiye liginin 3 kumas üstüne borclarını büyütmeyecek bir kurguyla cıkabilecegi düsüncesini paylasmak isterim.