Ana Sayfa > Emek Ege > Emek Ege: Uygun’un tek eksiği kupaydı

Emek Ege: Uygun’un tek eksiği kupaydı

emekege“Ancak bir gerçek var ki, tarzı beğenilse de beğenilmese de “Bülent Uygun’un Sivasspor’u” Türk futbolunda sadece Trabzonspor’un başardığını gerçekleştirmeye çok yaklaştı hem de 2 sezon üst üste… Üzücü olansa tüm bu başarıyı tek karede resmedecek, tesis duvarlarına asılacak “kupalı bir fotoğrafın” mevcut olmaması…”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Emek Ege

  1. Didem Dilmen Kılıç
    13:21 içinde 05 Ekim 2009 | #1

    GERİ GELECEK

    Sivasspor’un başına geçtiğinde kimse tahmin edemezdi son iki sezonda orta Anadolu ekibinin başardıklarını. Ve görünen köy kılavuz istemez; bu başarıların büyük çoğunluğunun altında Bülent Uygun’un vizyon sahibi ve belki bu ülkenin de ilerisindeki düşünce tarzı vardı.

    İngiltere’yi, Almanya’yı, İspanya’yı tahlil etmek, sistemin oralarda nasıl yürüdüğüne bakmak ve bu doğrultuda bize uyacak bir tarz oluşturmak çok mu zordu? Değildi elbette de böylesi bir gelişimi göstermeye açık, kaybedecek çok da fazla şeyi olmayan bir takım lazımdı önce. Yönetimi açık fikirli, başarı baskısının çok fazla olmadığı, kendi halinde bir Anadolu kentinin yeni yükselmiş takımı son derece isabetli bir karardı.

    Menajer sistemini deniyordu Uygun, futbolcularla aynı dili konuşuyordu. Biraz Ferguson vari “gençlere imkan”, biraz Mourinho tarzı “baskıyı üzerime alırım” hali ile derin bir tencerede soğanlar pembeleşinceye kadar kavruluyordu. İlk sezon korkulu rüya Sivasspor 4. bitiriyordu ligi…

    Ertesi sezon da kasırga devam ediyor. Liderlik, Sivasspor’un prensipte anlaştığı ve şampiyonluk anlaşmasının küçük pürüzlere kaldığı bir noktada. Uygun yılın transferini patlatmak üzere, nefesler tutulmuş. Beşiktaş ise bu kadar kolay bırakmıyor şampiyonluk kupasının peşini, adım adım izlemede…

    Son 8 hafta kalp ilaçları avuçlarda, ha onda yok diğerinde halindeyiz. Fakat bu arada yavaş yavaş Bülent Hoca’dan gelen seslerin tonu değişmeye başlıyor. Aklı başında vakur ve kendinden emin konuşmalar yerini “hesap makinesi olan var mı?” veya “bana sözlük lazım” kıvamında gelmeye başlıyor masaya. Tuzu fazla kaçmış, tadı bozulmuş güzel bir yemek gibi Uygun’un açıklamaları. Bir yerine on kere okumak lazım ki anlayabilelim.

    İşte belki de o noktada çanlar çalmaya başladı ama duyan az oldu. Futbolcuları değil, yedek kulübesinin camlarını indiren Bülent Hoca kaldıramıyordu baskıyı. Kolay değil, kim çıksa o dağların tepesine başı döner… Ama Bülent Uygun’un başının dönmesi, sonun başlangıcı oldu belki de.

    Kaçan şampiyonluğun hüznü ağır oldu…

    “Satılmayacak futbolcumuz yok” deyip başta Bilica olmak üzere oynamayan taşları yerinden çıkarınca yeni sezona dengesiz girdi Sivaslılar. Haklıydılar belki de, parayı red edecek gücü kimseden alamıyorlardı. Sessiz ve donuk Sivas ahalisi takımın “başka kapıya kardeşim” deme hakkını elinden alıyordu. Ama bu arada denge de şaşmıştı, yazık olmuştu. Gidenin yerini doldurmak, transfer çılgınlığındaki Turkcell Süper Lig’de, sanal menajerlik oyunundakine benzemiyordu.

    Sonuç, Uygun’suz Sivasspor, Turkcell Süper Lig oldu en sonunda… Gitmesi şart mıydı? Değildi ama o kadar yıprandı ki tüm bunların sonunda. Gitmeli ve dinlenmeliydi.

    O eski vakur, kendinden emin ve sağlam duruşuyla lazım bize Bülent Hoca. Geri döndüğünde hikaye kaldığı yerden devam edecek kuşkusuz onun açısından. Dinlenmeli ve geri gelmeli, onu örnek alacak yeni “genç teknik direktörler”e en Uygun örnek olabilmesi için…

  2. Uğur Altıntaş
    17:33 içinde 05 Ekim 2009 | #2

    Teşekkürler BÜLENT UYGUN!…
    Türk futbolu Tranzonun son şampiyonluğundan sonra Fenerbahçe,Galatasaray ve Beşiktaşın hemogonyasında geçmiştir.Arasıra da aralarına trabzon giriyordu.Fakat bu böle gitmemeliydi futboluna özendiğimiz ingiltere,ispanya,italya hatta almanya ve hollanda da bile şampiyonluk için en az 4-5 takım yarışırken türkiye de b sayı sadece 3 tü.Ama bu mantığı 2 yıl önce bülent uygun değiştirdi.Henüz lige yeni çıkmış bir takımı ilk sezon ligde tuttuardından 2.sezon iddialı konuma getirdi.ve sonrasında 2 yıldırda şampiyonluğa oynatıyordu.Hatta anadoludan yıllar sonra bir takım ş.ligi ne gidiyordu.Bence sadece bu başarı bile Bülen t Uygun ‘u türkiyenin en iyi türk antreörü yapmaya yeterdi.Geçen yıldan itibaren gördükki dğer anadolu takımlarıda Sivasspor ve Bülent uygunun izinden gitmeye başladılar.Yenemiyorsan yenilmiceksin diyerek kapalı savunma ve kontra atak futbolunu Türk futboluna kazandırdılar.Geçen seneki Fb ve GS nin başarısızlığı kendi içlerinde olduğu kadar anadolu klüplerininde düşünceleriyle olmuştur.eğer diğer takımlar bu kapalı savunma ve kontra atak futbolu olmasa fb ve gs yine ilk 3 içinde yerlerini alacakardı.
    Bület Uygun Türk futbolunda uyuyan devi uyadırmıştır.Şimdi Bursaspor,Eskişehirspor,Diyarbakırspor Yukardak takımları bu kadar zorluyorlarsa bununda yolunu açan öncü bülent uygundur bence.Bu sezona fazla oyuncu satarak ve son iki yılın çok iyi kadrosunun temel taşlarını satınca bocaladı sivas.Yerlerine alınan oyuncularda daha takıma oturmadı.Tabii bunun yanına bir çok sakat oyuncuyuda katmak lazım.Mehmet yıldız ın yokluğuda sivasın bu noktaya gelmesinde çok etkili bir rol oynadı.kısacası Teşekkürler bülent Uygun sadece Sivas değil Türk Futbolu seni unutmayacak bu başarından dolayı.Umarım Yeni takımındada en az sivas ta olduğun kadar başarılı olursun.

  3. 20:17 içinde 05 Ekim 2009 | #3

    - Bülent Uygun Devrimi, Fatih Terim Devriminden Daha Büyüktü -

    Terim Uefa kupasını kazandığında herkes şaşkınlık içerisindeydi. Tüm futbol camiası bu başarının bir devrim niteliğini taşıdığının farkındalardı. Büyük bir insan kitleside bu başarıya uzun yıllarca Türkiye’den her hangi bir takımın yaklaşamayacağının bilincindeydi. ” Çoğu kişi eminim sanki gökten uzaylı inmiş ve varlığı resmen kanıtlanmış…” gibisinden bir duygu karmaşası yaşıyordu. ” Terim ve öğrencilerinin bu büyük zaferi Şuurlara mantık almazcasına afişleniyordu ” Galatasaray’ın bu devrimi Wilson İlkeleri, Rönesans ve Reform Hareketleri kadar ses getirmişti ülke ve tüm dünya basınında.

    Acaba buna benzer bir başarı Türkiye topraklarında bir antrenöre, bir takıma bir daha nasip olacakmıydı ? Gerçektende hayal ötesi birşeymiydi ?

    Bana göre hayır. Çünkü Bülent Uygun’un Sivasspor’da daha büyük bir başarıya imza attığına inanıyorum.

    Bir takım düşünün İkinci ligten şampiyon olarak süper lig’e yeni çıkmış ve çıktığı andan itibaren çıtası daima yükselmiş. Gene bir antrenör düşününki antrenörlüğünün ilk yıllarında büyük başarılara imza atmış.

    Dile kolay; bütçesi 4 Büyük diye tabir ettiğimiz takımların en düşük fiyatlı olanından 3-4 katı daha az maddi imkanlara sahip olan bir takım süper lige çıktığında düşme potasına en yakın adaylardan biri olarak gösterilirken, sen kalk hepsine birden kafa tut. Dünyaca ünlü teknik adamların karşına Sivas’ın Köy’ünden yola çıkıp dikil. Kolay mı bu ?

    Son 2 sezondur Bülent Uygun’un yaptıkları Türk Futbolunda bir ilktir. Trabzonspor haricinde Anadoludan büyük diye nitelendirilmeyen hiç bir takım 2 yıl üst üste şampiyonluğa oynamamış, sezon bitimine kadar şampiyonluk potasında bile olmamıştır.

    ” Bütçe+Teknik adam kariyeri+Takım’ın süper lig tecrübesi; kıyaslamaları yapıldığında Bülent Uygun’un 2 senede yaptığı devrimin, Fatih Terim’in devriminden daha büyük olduğuna inanıyorum ”

    Malesef Ülkemizde başarı şampiyonlukla, kupayla ölçüldüğü için bu zaferin yankısının futbolu çekirdeğinden yutmuş insanların haricindekilere ulaşmadığının kanısındayım.

    ” O yüzden Bülent Uygun’un futbolun özüne maya olacak bu şeflik becerisi yeteri kadar değerlenmeyecek ve zamanla bu tez bayatlanmaya yüz tutturulacak ”

    Bülent Uygun’un daha yarım sezon dolmadan istifa etmesi bunun en çarpıcı sinyalidir !

    Bülent Uygun’un başarısını takdir etmekle beraber, İstifasını kendi açından değerlendirecek olursam doğru bir karar olarak nitelendiriyorum.

    Hakan Şükür’ün bir programda ” Bülent Uygun’la konuştum, takımıma her hafta aynı şeyleri söylüyorum. aynı şeyleri tekrarlamaktan sıkıldım. Değişen birşey yok, en iyisi bir kan değişikliğine gitmek. ” diye kendisine açıklama yaptığı söylemeside Bülent Uygun’un takımına olan inancını ve heyecanını yitirdiğinin somut bir kanıtıdır.

    Peki ama Hocanın hiç mi hatası yoktu ? Evet vardı. Kendisinin bu seneki gereksiz ve yetersiz oyuncu seçimlerindeki payı büyük. Yanlış transferler ve elden bırakılan oyuncuların yerinin dolmamasının sorumlusuda Bülent Uygun.

    Lakin Sivasspor’a tarihinde belkide bir daha rastlamayacağı böylesine büyük başarıyı kazandıran hocanında büyük bir kredisinin olması gerekirdi

    Çünkü Benim gözümde ” Bülent Uygun’un devrimi, Fatih Terim’in devriminden daha büyüktü ”

  4. Kaan Can
    23:43 içinde 05 Ekim 2009 | #4

    BÜLENT UYGUN

    O gerçekten inanılmazı başarmaya ‘inanılmaz’ yaklaşmıştı.O’nun yaptığını şuanda kimse yapamaz.Kimi zaman oynattığı oyun tarzı eleştirildi kimi zaman da yorumları ama o hep parmaklara gösterilecek bir kişi oldu.Gerçektende bu dönemde bir kupa bile kazanılamamış olması çok üzücü.
    Sivasspor bu döneme hatırlarsanız 2 sezon önce Trabzon maçında başladı bence.Sezonun 2. haftası oynanıyordu ve o maçta Trabzon Avni Aker Stadında Trabzon,Sivas’ı ağırlıyor ve maçın 83. dakikasında 1-0 önde Trazbon.İşte herşoy o dakikada başladı.Ne mi olmuştu;bir Trabzon taraftarı sahaya girmiş ve hakem maçı iptal etmişti.İptal edilen maç daha sonra Sivas lehine 3-0 olarak resmiyet kazandı.Sivas böylece 2′De 2 yapıp 6 puanla zirvedeydi.İşte Sivas o zaman inandı.İnandı ama o zaman kimse inanmıyordu.
    Bülent Uygun o dönemlerde kendisinin ve takımının ismini yavaş yavaş duyurmaya ve dikkat çekmeye başladı.Çok güçlü ve dinamik bir takım olmuşlardı.O sezon devre arasında herkez daha önce başka anadolu takımlarında olduğu gibi sezonun 2. yarısında düşüşünü bekliyordu ancak istikrar devam etti.Sivas kazandı,kazandı ve sezonu süper bir şekilde 5. bitirdi.
    Sivas 2. yılında malum sezonu müthiş biryerde 2. olarak bitirdi.Uygün biranda ismini bütün Avrupa’da duyurdu.Ama artık Sivasspor Bülent Uygunsuz.Bu eminizki takımın morallerinide altüst etmiştir.
    Bakalım bundan sonra neler olacak.En büyük temennimiz bu inatçı,azimli,sabırlı gerçekten inaılmaz insanın daha büyük yerde görmek.Bülent Uygun Türkiyede yeni bir dönem açtı.Bülent Uygun bütün anadolu takımlarına örnek oldu ve hepsine inanç kaynağı oldu.Artık bu başarıyı diğer takımlarımızdan da bekler hatta daha da ilerleyip bir ‘Anadolu Şampiyonu’ çıkarmalarını bekliyoruz….

  5. Cihan Özalp
    11:36 içinde 06 Ekim 2009 | #5

    Türkiye’de ve bütün dünyada küçük takımların kaderi başarıyı yakaladıktan sonra o kadronun üstüne transfer yapmak değil de o başarıyı yaratanları paraya dönüştürüp yerlerine alınan oyuncularla dibe vurmak… Bunu daha önce şampiyonlar ligi şampiyonu olan ve belki de Avrupa’nın en çok oyuncu yetiştiren ve de yetiştirdiği oyuncuları yakaladığı başarılardan sonra paraya çeviren kulübü Porto’da gördük. Şampiyonlar ligi şampiyonu oldukları sene 2-3 oyuncularını çok büyük meblalara sattılar ve sonraki 3-4 senede Avrupa’da başarıları yok. Keza Sivas’da aynı daha doğrusu bütün küçük kulüpler aynı şekilde başarı yakaladıktan sonra bozulma oluyor ya da oyuncular daha iyi kulüpleri istiyor ya da en kötüsü paraya ihtiyaç olduğu için elden çıkarılıyor. Geçen sene Sivas’ın başarıyı yakaladığı oyuncular Diallo , sylla , balili , bilica ve murat erdoğan… Bu oyunculardan 3 ü defans bölgelerinde yer alıyorlardı ki bu sene Sivas’ın en çok sıkıntı çektiği bölge defans. Bursaspor’u ele alırsak geçen sene iyi bir sezon geçirdiler ve başarıyı Sivas kadar elde edemeseler de önemli oyuncuları dururken üstüne battalla ve zapo gibi önemli takviyeler yaptılar ki zaten bu seneki başarılarının en büyük sebebi de budur. Yani Sivas’ın bu hale gelmesindeki tek neden oyuncu satışlarıdır. Bülent Uygun Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu en iyi hocalardan biridir ve Avrupa’da teknik direktörlere (hele de bu kadar takımla ve şehirle özdeşleşmiş) değer verirken Sivas’ın Bülent hocanın arkasında olmamasına anlam veremiyorum. Ancak bu konuda tek sevinç kaynağım bir Beşiktaşlı olarak Mustafa Denizli gönderilirse yerine alınacak adamın fazla aranmayacak olmasıdır. Bülent hoca eğer bizim takımın başına gelirse ondan isteğim bütün oyuncuları normal bölgelerinde oynatmasıdır Denizli gibi yusuftan kanat , ekrem dağdan ön libero , bobodan kanat vb. yaratmaya çalışmazsa bu takım Türkiye’de her türlü başarılı olur.

  6. Hasan Dağ
    11:13 içinde 07 Ekim 2009 | #6

    Bülent Uygun mudur?

    Bülent Uygun’un aklında bir oyun planı vardı ve bunu uygulayabilecek bir kadroya sahipti.Mehmet Yıldız, Herve Tum ve bana göre en önemlisi Blica bu kadronun olmazsa olmaziydi.Blica şişirir Mehmet Yıldız tutar Tum muthiş fizigiyle ataga katilir sürpriz gollere imzasini atardi yada asistini yapardi.Tum ayrica orta sahada mükemmel pozisyon almasiyla kalelerine gelmesini engelleyen en önemli adamdi Sivas’ta.Bilica inanilmaz sezgisiyle ve agresif oyunuyla bir ahtapot gibi tek basina her yere uzanirdi yapişkan yapisiyla.Zaten Blica’ya Pozisyonunu kaybetme derseniz Fenerbahçedeki sıradan futbolcu şekline bürünürdü ki nitekim bana göre şu an beklendiği gibi olmadi Blica.Mehmet Yildiz maalesef ki sakat.Tüm bunlari düşündüğümüzde Bülent Uygun Yeni sezona yaptigi transferler ve oyun yapisini değiştirmek istemesi üzerine ortaya asil SİVAS GERÇEĞİNİ ortaya koymustur.Bülent Uygun bana göre büyük hocadır fakat türkiyede profasör de olsa,dünyanin en zeki adamida olsa büyük hoca olamıcaktir.Bunun sebebide Türk futbolcularin istenileni yapabilcek zihinsel yeterliliğe sahip olmamasidir (istisnalar var ).
    Her futbolcunun bir oyun yapisi vardir ve bunu değiştirmek için transfer yapilmaz asla.Ridvan Hocanin dediği gibi sol açik Bobo’yu bedava verseler almam!Bülent Uygun da almamaliydi… Sivas kentide kötü hatıralar yerine geçen 2 sezonu hatırlamali sadece.. Üzgünümki bidaha böyle sezonlar geçireceklerine inanmiyorum.

  7. Erdal YAZICI
    13:31 içinde 07 Ekim 2009 | #7

    HERŞEYE RAĞMEN BÜLENT “UYGUN”

    Selamlar.Bu ilk yazımı kendisine çok kızmama rağmen sayın Bülent Uygun için yazmak nasip oldu.
    Bugünlerde spor camiası Galatasaray’ın içinde bulundugu sıkıntılardan çok Bülent Uygun ve Sivasspor’u konuşuyor ki konuşulması gereken budur.
    Öncelikle Bülent hocayı Sivassporu getirdiği yerlerden dolayı kutlamak her sivasspor taraftarının oldugu gibi futbol severlerin de boynunun borcudur.Şöyle bir düşünelim: büyük takımlar kötü sezonlar geçirdi son dönemlerde,evet doğru.Ama sivasspor da bu lige heyecan ve ayrı bir izlenme keyfinin getirdiği de gerçek.Eskiden takımlar sivasspor ile oynarken maçlarına gitmeyen rakip takım ve sivasspor tarafları sivasspor’un tüm maçlarını merakla izleme hatta acaba bu hafta puan kaybeder mi sorusuyla takip etmeye başlamıştır.Bunda da Bülent hocanın emeklerinin ve yaptıklarının tartışılmayacağını düşünüyorum.Gecesini gündüzünü bu takım için harcayan hatta belki değil muhtemelen ailesinden çok bu takıma vakit ayıran Bülent hoca gerçekten başarılıdır.Evet sportif başarıları taçlandıran KUPA’dır dogru.Ama kupayı da sabır ve istikrar getirir.Sivasspor bütçe itibariyle bu ülkedeki büyük takımlarla boy ölçüşebilecek düzeyde değilken bile onlara bu kadar kafa tutmak bile bütçesi olan takımları göz önüne aldıgımızda büyük bir başarıdır.İngiltere premier league’e baktıgımızda everton,blackburn,aston bunlar yeri geldiğinde büyük takımlara çok defa kafa tutabilen ama kupa alma ihtimalleri de o derece düşük olan takımlardır.O yüzden büyük takımlar ingiltere de carling cup ta hep yedek ve altyapı oyuncularını oynatır kı diğer takımların kupa ihtimalleri yüksek olsun bu da bir pazarlama ve istek kazandırma şeklidir bana göre.Sivasspor elindeki büyük bir fırsatı kaçırdı.Yeni gelen hocanın takımı ve ligi tanıması(bu arada takımın başına gezgin hocaların gelmesi sivas’a faydadan çok zarar getirecektir.) zaman alacağından taraftarı takımdan sogutabilir.
    Dedik ya eksiği kupa dır diye işte o kupaları almaya çok yaklaşmıştı bülent hoca ama tecrübe eksikliği ama kalite eksikliği ama şanssızlık bunların hepsi futbolun içinde olan şeyler.Ben son yıllarda Arsen Wnger in Arsenal’e kupa kazandırdığını hatırlamıyorum.Ama bu kadar da kötü gitmediler.Lakin sivasspor kaybettiği oyuncuların yerini doğru bir şekilde dolduramadı belki yönetim hatası ama buda tecrübesizlik işte dedik ya.Ben Bülent hoca nın başka bir takımın başında tekrar süper lige dönüp belki de daha iyi bütçeli bir takımda kupalar kazandırıp yıllarca hasreti çekilen istikralı şampiyon olamasa da zorlayan bir takım oluşturacağına gönülden inanıyorum.
    Umudum sivasspor’unda biran önce toparlanması ama zor gibi.
    Yolun açık olsun Bülent Hoca, iyi şanslar sivasspor…

  8. Yasin Tuğcu
    20:46 içinde 07 Ekim 2009 | #8

    Bülent Uygun’un Sivasspor’da yaptığı Anadolu Devrimi hem bizim futbol tarihimizdeki en büyük devrimlerden biriydi,hem de son yıllarda üzerine ölü toprağı serpilmiş futbolumuza gelmiş tatlı bir heyecandı.O Sivasspor,kabul edelim belli bir noktaya kadar hepimizin sempatiyle desteklediği;hatta geçen sezon yarıştan kopan Cimbomlunun,Fenerlinin daha çok şampiyon olmasını istediği takımdı.Ve o Sivasspor’un mimarı Bülent Hoca kim ne derse desin futbolumuza adını altın harflerle olmasa da güzel bir yere yazdırdı.
    Bülent Hoca’nın en büyük başarısı futbolu doğru bir pencereden izleyebilmek oldu.Rakip analizleri,oyucu takipleri,oluşturduğu takım ruhu ve agresiflik onun konum olarak zaten başarıya açık bir takım olan Sivasspor’u yukarılara taşıdı.Onun istikrarı da o takımı yukarılarda tuttu.En büyük şanssızlığı mali anlamda pek iyi yapılanamamış,gelen başarılara da rağmen yine mali anlamda iyi destek görmemeiş olmasıydı.O da bunu detaylı ve iyi oyuncu takibiyle aştı.Bir yere kadar..
    Sayın hocamızın yaptığı olumlu işler karşısında birtakım olumsuzluklar da vardı elbet.Bir noktadan sonra doğru baktığı futbol penceresi değişti.Doğru dediğimiz futbol görüşü rotasından saptı.Özellikle geçen sezon yakalanan şampiyonluk havası Bülent Uygun’u fena çarptı!Kimi zaman bizlere itici gelen,kimi zaman da ne demek istediğini bile anlayamadığımız açıklamaları onun adına aklımızda kalan en büyük soru işaretleri oldu.Her durumda Mourinho vari takımını koruma,hatta bunu ilerletip suçu kendi üstüne alma hali takıma zarar verdi.Belki sorumluluğu biraz da oyucuların üstüne atabilirdi.Evet kabul Sivas takımı şampiyonluk yolunda ilerlerken,birçok oyuncusu bu heyecanı daha ilk kez yaşıyordu ve dış baskıdan korunmaya ihtiyaçları vardı.Ama Bülent Uygun bunun ölçüsünü tutturamadı.Aynı zamanda kendini de bu yolda feda etmiş oldu.Ve işte işin en acı yanı da kendisini feda etmiş olmasına rağmen bahsedildiği üzere tek bir kupa bile kaldıramamış olmasıydı.Tabi o akıllarımızda ‘tek bir kupa bile kaldıramamış hoca’ olarak değil,büyük zorluklara rağmen başarılı olmuş hoca olarak kalacaktır kariyerindeki Sivasspor döneminde..
    Ayrılığı ne kadar doğruydu peki?Eğer bu takımla başarıyı yakalayamayacaği gibi bir fikre kapıldıysa ayrılık kararı yanlıştı.Ancak,ki doğrusu da bu herhalde,artık içindeki heyecanı kaybetmişse ve bunu takımında da görememişse karara doğruydu diyebiliriz.Çünkü bu şekilde ligi ancak 10.sıra civarında bitirebilirlerdi.Ancak buna rağmen gelecek sezon da devam etseydi o zaman gene başarılı bir Sivas görürdük diye düşünüyorum.Bu da futbolun en önemli ‘istikrar’ kurallarından bir tanesi.Başarısızlığın üstüne gidip yapınızı ve düzeninizi korumak size eninde sonunda başarıyı getirir.Ama bizim içimize işlemiş olan işler kötü gittiğinde sabırlı olamama halini,Bülent Uygun’un ‘Anadolu Devrimi’ de değiştiremedi maalesef..
    Kendisinin bundan sonraki çalışmalarını merakla bekliyor olacağım(z). İzlediği doğru metodların üstüne,Sivasspor’da sınıfta kaldığı ‘Şampiyonluk yolunda psikolojik savaş nasıl verilir?’ dersini tecrübelerinden faydalanarak geçebilirse,onu ileride beklentilerin ve baskının daha fazla olduğu yerlerde gönüllerin şampiyonu değil ‘gerçek’ şampiyon takımın hocası olarak da görebiliriz.O yaptıklarıyla şu anki tüm genç antrenörlerimize örnek olmuştur.Umarız olmaya da devam eder.Kariyerinde başarılar diliyorum.
    Son olarak önceki 2 sezondaki Sivas ve Bülent Uygun’la ilgili şunu söylemeden geçemeyeceğim.Birçok kişi doğru olarak algıladı Bülent Uygun’un ”Biz gösterdiğimiz performansla Anadolu’dan şampiyon çıkabileceğini gösterdik.” sözünü.Bense tam tersi olarak özellikle geçen sezondaki üç büyük performansına karşılık,buna Beşiktaş da dahil, bir şampiyon çıkaramayan Anadolu Futbolu’nun kolay kolay da şampiyon çıkarabileceğine inanmıyorum..Maalesef..

  9. Oğuz Kalyoncu
    13:00 içinde 10 Ekim 2009 | #9

    Emek Ege başarı hikayesini çok güzel özetlemiş. Neyin eksik ya da fazla olduğu hakkında hafızalarımızı tazelersek gelinen durumu daha iyi anlayabiliriz. Anadolu kulüplerinin daha önce yakaladıkları bir başarıyı ( lig 2. liği ) daha farklı değerlendirdik. Belki iki sene arka arkaya iddialarını son haftalara kadar sürdürmeleri etkili olmuştur böyle düşünmemizde. Futbol kamuoyunda oluşan sempati oyuncuları ve teknik direktörü etkiledi ve şartları sağlıklı değerlendiremediler. Evlerinde oynadıkları maçlarda rakiplerinin penaltıları verilmiyor, gol atan takım futbolcuları hırpalanmayı göze alıyordu. Hakemler içeride ve dışarıda onları kolluyor ama eğer taçı erken kullanmalarını isterse hakarete uğrayabiliyordu. Ve mesela; 5. büyüklükten bahsedilebiliyordu. Trabzonspor 6 kere şampiyon olduğu halde ciddi bir kesim dört büyükler yerine üç büyükler demeyi tercih ederken, başka bir Anadolu takımı daha önce arka arkaya ikinci olmayı başarmışken fazla söylemlerdi bunlar. Başarılı iki sezonun ardından çıkılan Avrupa Kupası maçları çok şey anlatıyordu aslında. Sporda, büyük söylemlerin, psikolojik ve olgusal sonuçlarının iyi olmadığı fark edilebilir. Sivasspor camiası benzer bir başarı bir daha yakalandığında daha kontrollü olabilirse hayal kırıklığı yaşamazlar ve belki hepimizi şaşırtırlar bir daha.

  10. Gökhan Dilek
    13:12 içinde 10 Ekim 2009 | #10

    Bülent Uygun…Hakkında bir şeyler yazabilecek kadar çok takip etmediğim bir isimdi,taa ki Sivasspor’dan istifa edene kadar.
    Şimdilerde yeni yeni hakkında bir şeyler öğrenmeye başladım aslında.
    Ancak,Sivasspor’daki başarısızlığın sadece bu isme kesilmesi beni gerçekten üzdü.Anadolu takımlarının da İstanbul takımları gibi “başarı varsa hoca kalır,yoksa piyasada hoca mı kalmadı” şeklinde bir mantık yürütmeleri ülkede futbol’un ilerleyemediğini gösterir…
    Açık konuşalım,ben geçtiğimiz yıllarda Sivasspor’un şampiyon olmasını gerçekten isteyen çok az İstanbul takımı taraftarından birisiydim. Çünkü lige gerçekten şu ana kadar hiç olmadığı gibi bir renk gelmiş olacaktı. Ama Sivasspor’un tek hatası,kendisine güveninin olmamasıydı.Koca Sivasspor camiyasının güveni yoktu,Bülent Uygun ve diğer bir kaç kişi hariç.Ve sonuçta şampiyonluk gelmedi.Üzüldüm gerçekten,çünkü Sivasspor gerçekten bu ligde sistemi olarak top oynayan 2-3 kulüpten birisiydi geçtiğimiz yıl…
    Peki,gelelim bu yıla…Neler değişti de “Sivas’ın İmparatoru” diye anılan Bülent Uygun istifa noktasına geldi?
    Öncelikle transferde yapılan iki yanlış çok önemli ki bunlar;
    1-Bilica’nın Fenerbahçe’ye satılması.
    2-Balili’nin Antalyaspor’a transferi.
    Bu iki neden bence Bülent Uygun’un sistemini çökertti.Bu iki ismin Sivas için önemini biraz eşeleyelim…
    1-Fabio Bilica : Sivasspor’un geçen sene savunmasının bu kadar güçlü olmasının tek nedeni Bilica’nın ta kendisidir.İyi hava hakimiyeti olan, top kesebilen ve eh işte biraz hızlı olan Bilica Sivasspor’un en önemli oyuncusuydu bence.Çoğu kişiye sorsanız bu oyuncu için size ya Mehmet Yıldız der,ya Balili’ydi der,ya da Musa Aydın’ı gösterir.Ancak Mehmet Aurelio,Fenerbahçe’de oynadığı zamanlarda Fenerbahçe için ne ise Bilica’da Sivasspor için oydu.Maçların gizli kahramanıydı Bilica. Böyle bir silahı,şampiyonluk kovalayan bir takım olarak rakiplerinizden birine satarsanız bütün savunma sisteminiz alt-üst olur…
    2-Pini Felix Balili : Balili kadar beğendiğim bu ligde çok az oyuncu vardır.Hele hele anadolu takımlarında böyle bir oyuncu bulmak,samanlıkta iğne aramaktan farklı değildir.Balili’nin yapabilecekleri çok üst düzeydedir. Ve Bülent hoca onu en uygun şekilde kullanmıştır. Şöyle ki; İlk yarıda Mehmet Yıldız ve Herve Tum’la başlayıp iki fizik gücü yüksek oyuncuyla karşı savunmayı yorar,yıpratırdı. İkinci yarı Balili girer,bu oyunculara ya birer asist yapar ya kendi atar ya sürpriz bir golcü çıkarır ve maçı koparırdı. Şimdi Sivas’da bunu yapacak bir oyuncu kalmadı.
    Sivasspor’un sorunları bunlardı,Bülent hocanın sorunu ise,bunlar olurken sistem değişikliğine gitmek yerine aynı sistemi Kamanan-Ersen Martin’le denemesiydi.Olmayacağı belli bir sistemdi,eleştirmek açısından söylemiyorum haddim değildir çünkü, ancak Bülent Uygun bu sistemde ısrar edince kendi sonunu hazırladı biraz da…
    Artık Bülent Uygun yok,onun yerine pazar günü Muhsin Ertuğral gelecek. Umarım Mecnun Odyakmaz bir hata yapmamıştır,yoksa Sivasspor (kesinlikle istemememe rağmen) küme düşme potasında ligi bitirecektir…

Yazı Sayfaları
  1. Henüz geri dönüş yok.
Bu konuya yazı göndermek için giriş yapmanız gerekmektedir.