Ana Sayfa > Mert Aydın > Mert Aydın: Contador Lance’i geçecek

Mert Aydın: Contador Lance’i geçecek

27 Temmuz 2009

mertaydin“Alberto Contador ne kadar büyük bir bisikletçi olduğunu kanıtladı. Büyük turlardaki bu istikrarı Armstrong’un tahtını sallayacağını gösteriyor. Evet Lance çok büyük bir sporcu ama Fransa Turu dışında büyük turlara pek yüz vermiyordu. Bu açıdan bakıldığında da Contador birkaç yıl içinde Armstrong’u geçecek.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz…

Mert Aydın

  1. 21:52 içinde 27 Temmuz 2009 | #1

    - Contador, Bisiklet Sevgisini Yüreklere ”Lance” Edebilir mi ?

    ” Ooo Lance Lance, Çıstaka Çıstak Dance Dance ”

    Öyle mutlu oldum ki Lance Armstrong hakkında yazı yazmak nasip oldu diye. İşte o yüzden yukarıdaki tezahüratı uydurdum; birden gönlümden dilime notalandı sanki.

    Evet ispanyol bisikletçi Alberto Contador başarılı ve geleceği parlak bir sporcudur. Lance Armstrong’un rekorlarını kırabilir,yapamadıklarını yapabilir. Başarı olarak çok ön saflarda yer alabilir. Lakin insanların gönlünde taht kurabilir mi ?

    Sokağa çıkın etrafınıza bir bakının; bisikletli insanların çokluğuna şahit olacaksınız. Bundan 10 yıl öncesini aklınıza getirin, böylesine bir bisiklet tutkunu olan insanların varlığında belirgin bir düzeyde azalma olduğuna tanıklık edeceksiniz. işte bu yeni nesil bisiklet aşıklarının günümüz itibariyle çoğalmasındaki baş aktör ve en büyük faktör Lance Armstrong’tur.

    Artık insanlar bisiklete bilinçli olarak biniyor. eğlence,gezi niyetiyle binenlerin yerini, spor amaçlı,yaşam felsefesiyle binen insanlar almış durumda. Çok insan tanıdım; bisikletini arkadaşından daha çok sevenini, bisikletine üvey evladı gibi yaklaşanını, bekar olanın öz çocuğuymuş gibi davrananını gördüm. Hepsininde ortak ilham perisinin Lance Armstrong olduğunu işittim.

    Bugün Lance Armstrong’un kanserle mücadelesini ve öncesini anlatan hayat kitabını okuyanların çoğunluğu ona çok büyük saygı duyuyor. Acıdıkları için mi ? Hayır ! Kendilerine zor durumda bile spordan kopmamayı öğrettiği için. Ünlü pedalist ( benim kendi tabirim) Armstrong arkasından öyle çoşkulu,sevgi dolu bir kitle getiriyorki. Yeni nesil gençlik bu sevdayı daha sonraki nesillere taşıyacak kadar devasa boyutta.

    Bugün sarı mayo denilince akla gelen isim O’dur. France bisiklet turu denilince adres bellidir. France dışındaki turlara sıcak bakmamış olabilir, ama O hala dünyanın en büyük bisikletçisidir. Tıpkı Sergen Yalçın örneğindeki gibi. Sergen Yalçın Türkiyenin gelmiş geçmiş en yetenekli futbolcusu kabul edilmesine rağmen, Barcelona,Real Madrid gibi takımlarda oynamamıştır. Üstelik oynayabilecek kapasitesi varken. İşte Armstrong’unda olayı buna benzer. Tercih,Şart,Durum,konum vs gibi unsurların herhangi birinden ötürü bu kararları vermiş olabilirler her iki sporcuda.

    ” Yeteneklerinin üst sınırı olmamasına rağmen,kendi kendilerini sınırlamış olabilirler ”

    Contador ise henüz yolun başında. Lakin ne kadar başarılı olursa olsun, ne kadar sevilirse sevilsin Lance Armstrong’un gönüllerdeki tahtının yerine geçeceğini sanmıyorum.

    Kendime ait yaşam felsefesi edindiğim bir sözümle özetleyeyim durumu.

    ” İz bırakmak mühimdir. Ama dahada önemlisi izinden yürütebilmektir ”

    İşte budur Contador ve Lance kıyaslamasında varılacak nokta. Contador hayatı boyunca çok büyük başarılara imza atıp iz bırakabilir. Lance Armstrong ise Öldüğünde bile izinden yürütmeye devam edecektir.

    Ömrümüz yeterse hep beraber bekleyip göreceğiz. Bakalım Contador bisiklet sevgisini yüreklere ”Lance” edebilecek mi ?

  2. Alper Başaran
    18:26 içinde 28 Temmuz 2009 | #2

    Efsaneler ceketini astıktan sonra yerlerine birer veliaht aranır, kuraldır sporda. Futbolda Maradona için Messi, Aguero, Riquelme kalıpları biçildi. Basketbolda Jordan için yapılan Kobe mi LeBron mu? muhabbetleri sıcaklığını korumakta. Tennis’te Justin Henin’in vedası sonrası sıralamadaki günübirlik değişim bir otorite boşluğuna işaret. Boksta Khlitschko’ların Muhammed Ali, Tyson gibi efsanelerle kıyaslanacak kadar agresif dövüşemedikleri söyleniyor. Hatta sol kolu önde dövüştüğü için stili gereği eleştirilen abi Wladimir’e tarihin en zayıf şampiyonu diyenler çoğunlukta.

    Bisiklette Lance Armstrong bu dalın yaşayan ve yarışan efsanesi. Tahtına aday ise; 26’lık delikanlı Alberto Contador… Armstrong, Tour de France’ın ardından Spainard’ı yere göğe sığdıramadı ve genç İspanyola ‘dönemin en iyisi’ dedi.

    Fransa Bisiklet turunun 15. etabı olan 227 km’lik Portarlier-Verbier bölümünde 5:03:58’lik derece yapıp liderliği ele geçiren Contador, sonraki 6 etapta da üstünlüğünü koruyarak podyumda 2. kez sarı mayoyla arz-ı endam etti. Dayanıklılığı ve dağlık etaplardaki müthiş tırmancılığıyla dikkat çeken Contador, son derece agresif yarıştığı 15. etapta Armstrong’a 1:35 fark atarak 1. oldu ve en iyi climber’lardan biri olduğunu ıspatladı. Armstrong ‘’ elimden geleni yaptım ama Contador daha güçlüydü.’’ diyerek takım arkadaşının eğim direncine vurgu yaptı ve ‘’Contador’un bu sezonki performansı benim 2001/ 04 / 05 performanslarımdan daha iyi’’ sözüyle ileride tahtını kime emanet edeceğinin ip uçlarını da hali hazırda vermiş oldu.

    3.5 yıl aradan sonra yeniden pedal çevirmeye başlayan Armstrong’un bisiklete döneceğini açıklaması ve Astana takımı sportif direktörü Johan Bruyneel’in devreye girip efsane sporcuyu takıma katmasıyla başlayan rekabet medyada ‘Contador mu Armstrong mu’ manşetleriyle kendine yer bulsa da şu sıralar Contador tarafına eğilimin fazla olduğu bir gerçek.

    Güncelden gidersek; Armstrong 39 yaşında ve fizik gücü onu zirveye taşıyacak düzeyde değil. Contador daha genç, daha hazır, daha formda… 15. etabı tırmanırken farkı gördük. Contador eğimi su gibi aşarken, son bölümdeki atağına sadece Andy Schleck eşlik edebildi (43 saniye fark yiyerek). Armstrong ‘’Çok yıprandım, Contador daha güçlüydü’’ demekle yetindi. Tour de France yarış direktörü Christian Prudhomme ekledi: ‘’ Zarif ve estetikti. Karakterinin ne kadar güçlü olduğunu gördük.’’

    Medya 39 yaşına gelmiş, duvara astığı eleğini tekrar eline almış bir efsaneyle, bisikletle profesyonel düzeyde 6 yıllık mazisi olan 26’lık genci günümüz şartlarında birbirine kırdırsa da özelden genele inip comparision’a geniş perspektiften bakmakta fayda var. Farklı dönemlerde bisiklet sporunu domine eden iki sporcuyu mukayese ederken mevcut dönemi değil, genel kariyerlerini ortaya dökmeli, zira Contador’un esas büyüklüğü burada ortaya çıkmakta. Bisiklette 3 büyük organizasyon var: Tour de France, Giro d’Italia ve Vuelta a Espana… Nasıl ki; teniste başarı kıstası 4 Grand Slam’de elde edilen başarılara dayanıyorsa bisiklette de anahtar bu 3 yarış…Armstrong, Cycling’in Wimbledon’ı kabul edilen Fransa bisiklet turunu 7 kez kazandı ama diğer 2’sinde tarihe geçmiş bir başarısı yok. Contador Fransa’da 2 kez güldü. Geçtiğimiz yıl İtalya’da pembe, İspanya’da altın sarısı mayoyla objektiflere poz verdi. 25 yaşında hat trick yaptı ve bunu başaran tarihteki 5 sporcudan birisi…Aynı ivmeyle devam ederse kariyerinin Armstrong’unkinden daha parlak olması muhtemel.

    Lance Armstrong bisiklet için idoldür, resmi figürdür, bisiklet denince akla ilk gelendir. Başarı ve sağlam kişiliğin bileşimi onu efsane yapmaya yetmiştir. Fakat tarih kazananları yazar, herkesin CV’sinde ne kadar yarış kazandığı kariyer / başarı analizinde ölçü teşkil eder. Contador-Lance kıyaslamasının gerekçesi budur, Mert Aydın ‘Contador birkaç yıl içinde Armstrong’u geçecek’ derken sportif başarılara vurgu etmiştir, olay maneviyattan arıtılmıştır.

    Contador pedalı bıraktığında kendisine Armstrong kadar popülerite sağlayamasa da sportif başarılarıyla gelecek nesiller için örnek teşkil edecek bir model olacaktır. Kazananlar telaffuz edildiğinde tarih onu yazacaktır.

  3. Didem Dilmen Kılıç
    09:39 içinde 29 Temmuz 2009 | #3

    Bisikle turları, tarih boyunca pek çok yıldız çıkarmıştır ama kabul etmek gerekir ki hiçbiri Lance Armstrong kadar bu sporun kitlelere ulaşmasında etkili olamamıştır.

    Onlarca rekora imza atarken, seven sevmeyen herkesi ekran başına çeken, bisiklet sporuna heyecan katan bir isim Lance. Ama yıldız bisikletçiyi bugünkü noktaya getiren sadece başarıları değildi.

    Kimi zaman ünlü dost ve sevgilileri ile paparazzilere malzeme çıkarması, kansere yakalanması ve pek çok insanın hayatına mal olan bu hastalıktan kurtulması, yetmez, geçirdiği uzun tedavi sürecinden sonra bisiklete dönmesi ve dünyanın pek çok yerinde bu korkunç hastalıktan muzdarip insanlara umut vermesi… Bu liste uzayıp gidiyor.

    Lance Armstrong sadece bisiklet sporunun yıldızı değil, çok daha fazlası. Giro’dan, Tour de France’dan, kazananlardan ve turun kendisinden bile daha çok konuşulmasına sebep olan şey de budur.

    Contador genç bir yetenek. Belki Armstrong’dan bile daha yetenekli olduğu söylenebilir. Belki Lance’in rekolarını da tarihe gömecek. Ama bu, Contador’un Armstrong’u geçeceği anlamına gelmiyor.

    Lance’in bisiklet sporuna kattıklarını katabilmek, Lance olabilmek ve onu geçebilmek, sarı ve pembe mayoların koleksiyonunu yapabilmekten çok daha zor.

    Lance bisikletin Pele’sidir… Umalım da Contador Maradona olabilsin…

  4. 10:27 içinde 30 Temmuz 2009 | #4

    “Bir kaç yıl içinde geçecek” söylemi çok iddialı olur. Lance’in “en zayıf” yanı sadece Fransa turuna odaklanmış olmasıydı. Ama evet, haklısınız, bu açıdan yaklaşırsak Contador büyük ihtimalle Lance’i geçecek. Lance 7 tur kazandı. 7.yi kazandığında 30 yaşını çoktan aşmıştı. Contador ise şimdiden 4 tur kazanmış durumda (2 Fransa, 1 Giro, 1 Vuelta). Bu performans ile giderse 3-4 yılda, yani 30 yaşını aşarken gelmiş geçmiş en fazla büyük tur kazanan sporcu olabilir.

    Peki bu onu Lance’den büyük yapar mı? Bir çok kişiye göre hayır. Onlara göre Contador 8 kez de Fransa turu kazansa daha büyük olamaz.

    Tıpkı Lance’in benim için en büyük bisikletçi olmaması gibi.

    Elbette bunları konuşmak için çok erken. Evet Contador çok genç ve Lance’den fazla tur kazanma ihtimali var. Ama şimdiden hakkında dedikodu çıktı bile. Ricco da ilk boy gösterdiğinde hakkında çok şey söylemişti ama şimdi yasaklı.

    Bir çok Avrupalıya göre Contador şimdiden Lance’i geçti. Lance’in Fransa turu odaklı olmasından dolayı bir çok Avrupalı büyük bisikletçiler arasında ismini bile duymak istemez. Çünkü Avrupalıya göre büyük olmak, 3 büyük tura katılmak, dünya şampiyonalarını takip etmek ve klasikleri kazanmaktan geçer. Contador şimdiden üç büyük turu da kazandı, buna Dünya Şampiyonası ve bir kaç klasik de ekleyebilirse şüphe kalmaz.

    Tabiki Contador’un en büyük olabilmesi için ilk adım olarak 7 tane Fransa turu kazanıp Lance’i geçmesi lazım. Çünkü daha sonra Merckx var. Merckx: 11 büyük tur, 28 klasik ve 3 Dünya Şampiyonluğu dahil 525 yarış kazanmıştır.

    İyi şanslar Contador.

  5. Celal VELET
    13:30 içinde 31 Temmuz 2009 | #5

    Efsane Sporcu Olmak Sağlam Bir Kişilikten Geçer

    Fransa Bisiklet Turu yüz yılı aşkın tarihiyle zaman içerisinde bisiklet sporunun en saygın ve prestijli yarışı olmuştur.Bu yarış son yıllarda gördüğü ilgi ile ülkemizin aksine dünyanın en çok izlenen spor organizasyonlarının en önde gelenlerinden olmuştur.1903 yılından beri gelen tarihi içerisinde yarışı en çok kazanan efsane sporcular ortaya çıkmıştır.Bunlar;Merckx,Hinault,Indurain ve Anquetil gibi beşer kez şampiyonluk kazanan çok başarılı yarışçılardır.Ancak bu büyük organizasyonu 7 kez ile en çok kazanan ve efsaneler efsanesi olmuş bir yarışçı vardır.Bu da yaşayan efsane diyebileceğimiz Lance Armstong’dur.İşte yazı konumuz olan kişilerden bir tanesi böyle birisidir.Armstrong’un bu efsanevi kariyeri oluşmadan önce yaşadığı çok önemli bir olay vardır.Bu sadece bir sporcu olması değil,insan olarak da yakalandığı kanser hastalığına karşı verdiği mücadele ile 21.yüzyılda örnek gösterilebilecek insanlardan bir tanesi olmasıdır.Kaldı ki yakalandığı bu hastalığı atlattıktan sonra 1999-2005 yılları arasında yedi kez Fransa Bisiklet Turu’nu kazanması ve bunun tüm zamanların bisiklette kazanılan en büyük başarısı olması yanında bir de ardarda olması kazanılan başarıyı daha da anlamlı kılmaktadır.
    Contador’a geldiğimizde ise,onun da ne kadar büyük bir bisiklet sporcusu olduğunu tartışmaya bile gerek yoktur.2007 yılının ardından bir kez daha Fransa Bisiklet Turu’nu şampiyon olarak tamamlarken Lüksemburg’lu Schleck ve Astana takımı’ndan arkadaşı ve en büyük rakibi Armstrong’u geride bırakmayı başarmıştır.Ancak her ne kadar ikisi takım arkadaşı olsa da sporcuların birbirine karşı yapmış oldukları açıklamalarından iletişimlerinin olmadığını anlıyoruz.Bu ise bir takım için asla kabul edilemeyecek bir durumdur.Birbiriyle konuşmayan insanların bir takımı oluşturması ve bir ekip olmaları mümkün değildir.Burada ancak çok yetenekli kişilerin bireysel başarılarından söz edilebilir.Zaten Contador’un kişisel iletişimlerinin olmadığına ve gerilimin takımı etkilediğine yönelik açıklamalarına Armstrong’un çok gecikmeden Contador’un takım kurallarını ihlal ettiği ve övünmek yerine turu kazandığı için takımına teşekkür etmesi gerektiği,şampiyonluğun ölçülerinden bir tanesinin de takım arkadaşlarına saygı duyulması gerektiği,daha öğreneceği çok şey olduğu şeklindeki açıklamaları bütün duygu,düşünce ve ilişkileri her yönüyle ortaya koymak için yeterlidir.Aynı takım içerisindeki birey ya da sporcuların böyle bir yaklaşım içerisinde olması kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir.Burada iki sporcuya da görevler düşmektedir.Bir kere Lance Armstrong’un kariyeri bellidir ve kesinlikle saygı duyulması gereken bir sporcudur.Belki Contador’un yaklaşımı sporculara has yarışma duygularının verdiği ve hırsla birleşen doğal bir ruh hali gibi düşünülebilir.Ancak rekabet ettiği ve geçmeyi başardığı efsane bir sporcuya karşı bu kadar agresif olması pek anlamlı değildir.Çünkü 37 yaşındaki Armstrong ne kadar başarılı bir sporcu olursa olsun fiziksel olarak Contador gibi 27 yaşında olan ve kendisini bu koşullarda geçen bir sporcuya orta ve uzun vadede üstünlük kurabilecek durumda değildir.Bu durumu da en iyi bilmek durumunda olan Contador’un insanlara geçmişinde kansere karşı verdiği insanlık mücadelesi ve sporculuğundaki başarılarıyla efsaneleşmiş bir kişiye saygı duyması fair-play ruhuna daha uygun bir davranıştır.Armstrong’un öğreneceği çok şey var derken bu yönüyle aslında çok haklıdır.Aslında Contador’un ona saygı duymaması ve kısır polemiklere girmesi bir yönüyle Alberto Contador’un ne kadar büyük bir hırs ve özgüvene sahip olduğunu da göstermekte,onun geçmiş başarılarına karşı kıskançlık ve kompleksin de bir ifadesidir.Ancak yarışmacı ruh açısından düşündüğümüzde bütün bunların itici bir güç ve motivasyon unsuru olarak da kullanıldığı ortadadır.Belki bir dereceye kadar bu doğrudur.Ancak sürekli bu ruh halinde takım birlikteliğinin sürdürülmesi mümkün değildir.Nitekim önümüzdeki sezon Armstrong’un kurucusu olduğu Radio Shack takımına gideceği artık bir sır değil.Contador’un ise takımdan yeterli desteği alamadığını ifade ederek gelecek yıl başka bir takıma gitmesi ihtimal dahilindedir.
    Alberto Contador’un mevcut form ve fiziki durumunu gözönüne aldığımızda tabiidir ki Armstrong’u birçok yarışta geride bırakacak,birçok şampiyonluğu onun önünde göğüsleyecektir.Fransa Bisiklet Turu dışındaki birçok yarışta Contador,Armstrong’u geçecektir.Ancak Armstrong’unki gibi üst üste yedi Fransa Bisiklet Turu Şampiyonluğu neredeyse mümkün değildir..Böylesine efsanevi sporcular arasına girmek biraz da sağlam bir kişilikten,saygı ve sevgiden geçer.Bu kavramlar da yeni şampiyonda biraz eksik gibidir.Ancak hiçbirşey imkansız değildir.

  6. Mustafa Cakar
    13:29 içinde 04 Ağustos 2009 | #6

    Contador Lance’i geçecek derken bahsettiğimiz olgu nedir? Sportif başarı olarak mı geçecek? Yoksa Popülerlik,karizmatiklik,sosyal dayanışma önderliği vb. vasıflarıyla mı geçecek? İlk sorunun yanıtı (eğer hakkındaki dedikodular doğru değilse) ancak 10 yıl sonra alınabilir.Muhtemelen de evet olacaktır. Ancak ikinci sorunun yanıtını vermek daha kolay: Contador Lance’in yanına bile yaklaşamaz.

    Lance’in bisiklete dönüşü ile yarattığı etki turun izlenilirliğini yaklaşık %30-40 arttırmak olmuştur.Spor dünyası bugüne kadar bir çok geri dönüş gördü.Ancak bir çoğunun dönüşleri ile yaptıkları spora katkısı çok az oldu.((MJ nin ilk dönüşü hariç) Lance’in yaptığı etkiyi ancak 2 hafta sonra pistlere dönecek Schumi yaratabilir belki. 3 yıldır prestiji yerlerde sürünen bisiklet yeniden Dünya gündemine döndü.Üstelik Lance sadece ilgi çekmekle kalmadı, hala bu sporu üst düzey yapabileceğini gösterdi.

    Hepimiz bundan sonrası için Contador’u kazandığı başarılar ile alkışlayacağız. Ancak Lance Armstrong sadece kazandığı 7 tour zaferi ile değil, spora ve hayata kattıkları,kaybetmeye karşı inanılmaz direnişi ile daima ulaşılmaz bir yerde olacaktır.

  7. Serkan Tezcan
    11:04 içinde 05 Ağustos 2009 | #7

    Contador Lance’i geçecek? Sorunun cevabı sportif olarak evet. Ama herşeyden önce futboldan sıyrılmış olan ahaliye sonsuz saygılarımı iletiyorum.
    Lance bir fenomen, aynı zamanda Bisikletin Wimbledon’ı kabul edilen Fransa bisiklet turunu 7 kez kazanarak ne kadar başarılı olduğunu ispat etti. Buraya kadar herşey mükkemmel fakat sportif olarak diğer turlarda neden başarılı değil bunu çok iyi irdelemek gerekiyor. Sebebler sıralanabilir diğer turları fazla önemsemiyor denebilir, ama bir sporcu katıldığı her yarışa asılmalıdır, bu sporcu olmanın olmazsa olmazıdır.
    Bisiklet inanılmaz teknik ve çok sağlam taktik isteyen bir spor. Bundan yola çıkarak Lance’in Fransa turunu tam anlamıyla teknik ve taktik olarak çözdüğünü düşünüyorum. Evinin etrafını turluyor izlenimi veriyor, ama bence başka sokakları da turlamalı. Contador’un Lance’i sportif olarak başarı çeşitliliğini düşünecek olursak geçeceği kesin ama spor yalnız spormu? Asıl soru bu.
    Günümüz dünyası iletişim ve reklam dünyası. Sağlam bir kültürel altyapı ve acıklı bir geçmiş Lance Amstrong’u çok farklı yerlere taşıyor. Yalnız hikayesi bile onun ne kadar güçlü olduğunu anlatıyor, yalnız insanoğlunun ne kadar hassas olduğunu unutmayalım. Satış teknikleri ve reklam dünyası insanların duygusal yanlarını her zaman kullanırlar. Lance’in başarısı kesinlikle küçümsenmesin fakat kendi reklamında hastalığını kullandığını kabul etmemiz gerek. Bu kadar kötü bir hastalıktan iyileştikten sonra bu başarıları kazanması onu ayrı bir yere koydu.
    Spor yalnız spor ise Contador veya başkası kesinlikle Lance’ten büyük olacak. Ama günümüz dünyasında sporcu bir aktör bir reklam yıldızı bunun içinde sportif başarı tek başına en büyük olmak için yeterli değil.

  8. caglar
    00:03 içinde 07 Ağustos 2009 | #8

    Efsaneler ceketini astıktan sonra yerlerine birer veliaht aranır, kuraldır sporda. Futbolda Maradona için Messi, Aguero, Riquelme kalıpları biçildi. Basketbolda Jordan için yapılan Kobe mi LeBron mu? muhabbetleri sıcaklığını korumakta. Tennis’te Justin Henin’in vedası sonrası sıralamadaki günübirlik değişim bir otorite boşluğuna işaret. Boksta Khlitschko’ların Muhammed Ali, Tyson gibi efsanelerle kıyaslanacak kadar agresif dövüşemedikleri söyleniyor. Hatta sol kolu önde dövüştüğü için stili gereği eleştirilen abi Wladimir’e tarihin en zayıf şampiyonu diyenler çoğunlukta.
    Bisiklette Lance Armstrong bu dalın yaşayan ve yarışan efsanesi. Tahtına aday ise; 26’lık delikanlı Alberto Contador… Armstrong, Tour de France’ın ardından Spainard’ı yere göğe sığdıramadı ve genç İspanyola ‘dönemin en iyisi’ dedi.
    Fransa Bisiklet turunun 15. etabı olan 227 km’lik Portarlier-Verbier bölümünde 5:03:58’lik derece yapıp liderliği ele geçiren Contador, sonraki 6 etapta da üstünlüğünü koruyarak podyumda 2. kez sarı mayoyla arz-ı endam etti. Dayanıklılığı ve dağlık etaplardaki müthiş tırmancılığıyla dikkat çeken Contador, son derece agresif yarıştığı 15. etapta Armstrong’a 1:35 fark atarak 1. oldu ve en iyi climber’lardan biri olduğunu ıspatladı. Armstrong ‘’ elimden geleni yaptım ama Contador daha güçlüydü.’’ diyerek takım arkadaşının eğim direncine vurgu yaptı ve ‘’Contador’un bu sezonki performansı benim 2001/ 04 / 05 performanslarımdan daha iyi’’ sözüyle ileride tahtını kime emanet edeceğinin ip uçlarını da hali hazırda vermiş oldu.
    3.5 yıl aradan sonra yeniden pedal çevirmeye başlayan Armstrong’un bisiklete döneceğini açıklaması ve Astana takımı sportif direktörü Johan Bruyneel’in devreye girip efsane sporcuyu takıma katmasıyla başlayan rekabet medyada ‘Contador mu Armstrong mu’ manşetleriyle kendine yer bulsa da şu sıralar Contador tarafına eğilimin fazla olduğu bir gerçek.
    Güncelden gidersek; Armstrong 39 yaşında ve fizik gücü onu zirveye taşıyacak düzeyde değil. Contador daha genç, daha hazır, daha formda… 15. etabı tırmanırken farkı gördük. Contador eğimi su gibi aşarken, son bölümdeki atağına sadece Andy Schleck eşlik edebildi (43 saniye fark yiyerek). Armstrong ‘’Çok yıprandım, Contador daha güçlüydü’’ demekle yetindi. Tour de France yarış direktörü Christian Prudhomme ekledi: ‘’ Zarif ve estetikti. Karakterinin ne kadar güçlü olduğunu gördük.’’
    Medya 39 yaşına gelmiş, duvara astığı eleğini tekrar eline almış bir efsaneyle, bisikletle profesyonel düzeyde 6 yıllık mazisi olan 26’lık genci günümüz şartlarında birbirine kırdırsa da özelden genele inip comparision’a geniş perspektiften bakmakta fayda var. Farklı dönemlerde bisiklet sporunu domine eden iki sporcuyu mukayese ederken mevcut dönemi değil, genel kariyerlerini ortaya dökmeli, zira Contador’un esas büyüklüğü burada ortaya çıkmakta. Bisiklette 3 büyük organizasyon var: Tour de France, Giro d’Italia ve Vuelta a Espana… Nasıl ki; teniste başarı kıstası 4 Grand Slam’de elde edilen başarılara dayanıyorsa bisiklette de anahtar bu 3 yarış…Armstrong, Cycling’in Wimbledon’ı kabul edilen Fransa bisiklet turunu 7 kez kazandı ama diğer 2’sinde tarihe geçmiş bir başarısı yok. Contador Fransa’da 2 kez güldü. Geçtiğimiz yıl İtalya’da pembe, İspanya’da altın sarısı mayoyla objektiflere poz verdi. 25 yaşında hat trick yaptı ve bunu başaran tarihteki 5 sporcudan birisi…Aynı ivmeyle devam ederse kariyerinin Armstrong’unkinden daha parlak olması muhtemel.
    Lance Armstrong bisiklet için idoldür, resmi figürdür, bisiklet denince akla ilk gelendir. Başarı ve sağlam kişiliğin bileşimi onu efsane yapmaya yetmiştir. Fakat tarih kazananları yazar, herkesin CV’sinde ne kadar yarış kazandığı kariyer / başarı analizinde ölçü teşkil eder. Contador-Lance kıyaslamasının gerekçesi budur, Mert Aydın ‘Contador birkaç yıl içinde Armstrong’u geçecek’ derken sportif başarılara vurgu etmiştir, olay maneviyattan arıtılmıştır.
    Contador pedalı bıraktığında kendisine Armstrong kadar popülerite sağlayamasa da sportif başarılarıyla gelecek nesiller için örnek teşkil edecek bir model olacaktır. Kazananlar telaffuz edildiğinde tarih onu yazacaktır.

  9. engin mert
    23:03 içinde 08 Eylül 2009 | #9

    1998 yılı Fransa bisiklet turu bir mitin başlangıcına ev sahipliği yapıyordu. Ve bu miti tekrar tura katılmasını bırakalım yaşaması bile mucize olarak bakılan adam efsane Lance Armstrong gerçekleştirecekti. 98 senesinde turu ilk kez kazanırken bunun 2005 senesine kadar sürecek olan hegemonyasının henüz bir başlangıcı olacağını kendisi bile bilmiyordu belki. Burada kendisi bile dememim aslında çok manidar nedeni var. Şöyle ki kazanç/emek oranın çok düşük olduğu bu sporla uğraşan insanların nasıl birer hırs küpü olduğunu tahmin eder ve bilirsiniz herhalde. Bu sporcuların da en hırslısı ve kendine inancı en büyük olan, tabi ki burada kazanma hırsından bahsediyorum (ve bahsedemeden geçemeyeceğim bu kadar centilmen sporcu da bir araya başka bir sporda bir araya gelmez herhalde), Lance bile belki bilmiyordu demek istiyorum. Aslında burada önemli olan kendine inancı ve güçlü bir karaktere sahip olması çünkü bu seneki turda Contador’da gördüğüm en irrite edeci ve bence kendisinin Armstrong’u geçme ihtimalinin önündeki en büyük engel bu özelliği.

    Bu seneye şöyle genel bir bakış attığımda karşıma çıkan tabloyu biraz tarif edeyim. Çok formda bir Contador ve tekrar paletona dönen fakat bunu kazanmak için değil de kanser farkındalığı için yaptığını söyleyen Lance’i barındıran güçlü Astana takımı, geçen senenin mütevazı şampiyonu Sastre, en çok ikinci olma konusunda Ulrich’in tahtına aday Cadel Evans, son olarak ta Lüksemburg’un gururu Schleck kardeşler sarı mayonun iddialılar olarak görünüyor. Burada tur analizi yapmayacağım için sporcuların performanslarından bahsetmeyeceğim tabi ki ama tur hakkında son olarak söylemek istediğim şey kötü seçilen parkurlar ve bunun sonucunda sadece 3 kişi tarafından taşınan sarı mayo. Daha iyi parkurlarla daha heyecanlı etaplar izleyebilirdik. Gene de bu 200 centilmene teşekkür ederim çünkü bu sefer de kendilerini izletmeyi başardılar içlerindeki yarışmacı ruh ve gerçek sporcu kişilikleri sayesinde. Son olarak ta 22 gün boyunca bize turu anlatan eurusport spikeri Caner ertürk ve konuklarına hoş ve bilgilendirici sohbetleri için çok teşekkür ederim. Turu onlarla izlemek büyük bir keyifti.

    Turu Contador ve Armstrong rekabeti açısından incelediğimde bana göre Contador’un neden Armstrong’u geçemeyeceğinin ipuçlarını yakalıyorum. Örneğin Nocentini’nin sarı mayoyu ele geçirdiği ve Contador’un turun yazılı olmayan kuralını çiğnedi 7. etaptaki olaya bir bakalım (takım arkadaşı kendisinden süre olarak öndeyse hiçbir bisikletçi eğer favoriler atak yapmıyorsa takım arkadaşlarına atak yapmazlar). Bu etapta son tırmanışa gelindiğinde hiçbir favoriden atak gelmemesine rağmen turun başından beri Armstrong’a ve takımın teknik direktörü Johan Bruyneel’e güvenmediğini söyleyen Contador, Armstrong’a karşı atak yaptı ve süre olarak önüne geçti. Burada Contador’un centilmenliğinin bırakmasına sebep bir ruh hali vardı. Çünkü İspanyol’un güvensizliği burada tavan yapmıştı, herkesi şaşırtan ve sonucunda kendisinden soğutan atağını yaptı. Ben bu güven bunalımının en formda olan bisikletçi olmasına rağmen 37’lik Armstrong’a gösterilen yoğun ve büyük ilgi ve sonucunda kendisinde oluşan korku, sinir ve güvensizlikten kaynaklandığını düşünüyorum. Yani paranoyaklaşmasından. Bu çıkarıma da şu etaplardaki olaylardan ulaştım.

    15. etaba bir bakalım; hatırlasınız etabın son kilometrelerinde Contador bir atak yapmış, buna Andy Schleck’in yetersiz cevabından başka kimse karşılık verememiş ve sonunda Contador sarı mayoyu 2 sene sonra sırtına geçirmeyi hak kazanmıştı. Nihayet asık suratlı İspanyol gülümsemeye başlamıştı. Çünkü inanılmaz bir atak yapmış ve tüm favorilere en iyisi benim mesajını yollamıştı. O gün Armstrong takımın domestiği Klöden’e bile geçilmişti. Bitiş çizgisinde Lance’in yüzündeki ifadeyi unutmuyorum. Ertesi gün olacakların haberini veriyordu bize.

    16. etaba geldiğimizde artık Schleckler sonunda kendilerinden beklenen atağı yapmışlar, lider Contador, Klöden, Wiggins, kardeşleri takip etmeyi başarmışlar fakat Armstrong geride kalmıştı. Tüm açıklamalarında ‘’kazanmak için değil kanser farkındalığı için katılıyorum ‘’ dese de keşke katılmasaydı Lance demeye başladığımda inanılmaz bir atak yaptı ve sarı mayo grubunu yakaladı. Burada asıl önemli nokta grubu yakaladığında gruptakilerin yüz ifadeleri ve o günden sonra gene asılmaya başlayan suratı ve yapacağı akıl almaz açıklamalarla Contador’du.

    Contador hakkındaki düşüncelerimi değiştiren asıl olay 17. etapta gerçekleşti. Schleckler bireysel zamana karşıya geçmeden son şanslarının bu etapta olduğunu biliyorlardı ve ataklarını yaptılar. Bu atağa Contador ve Klöden dışında kimse karşılık veremedi ve dörtlü yokuşun son kilometrelerini birlikte almaya başlamışken ve ortada hiçbir sebep yokken Contador atak yaptı. Onu ancak kardeşler izledi ve bunun sonucunda Astana takımına gelme ihtimali çok yüksek olan kürsünün diğer iki basamağı da tehlikeye girdi. İkicilik basamağının da en büyük adayı Lance’ti takımına çok büyük bir zarar vermiş ve bence bu atağı yapmasının arkasındaki neden paranoyaklığıydı. Bunun üzerine yaptığı açıklamalar daha akıl almazdı Contador’un. Bundan sonraki etaplarda takımımın beni çekeceğinden şüpheliyim gibi cümleler kurmuştu. O anı geçelim bu tip açıklamalar yapan bir bisikletçinin her ne kadar formda da olsa, çok büyük yeteneklere de sahip olsa bence gelecek takımlarında kendisine güvenen domestikler bulmasının zor olacağını düşünüyorum.

    Tüm bunları göze aldığımızda Contador’un Armstrong gibi çok zeki ve halkla ilişkilerde harikalar yaratan bir sporcuyu geçmesi yani onun gibi yedi sene sürekli tur başarısına ulaşabileceğini pek olanaklı görmüyorum. Kaldı ki tüm bunları yapsa bile Armstrong kanserden dönüp kazandığı için başarılarını artık kendini bir efsaneye ve hikayesini ise mite dönüştürdü. Bu yüzden de Contador’un artık 7 senelik başarıdan öte bir efsaneyi geçmesi gerekiyor. Tabi Armstrong sadece Fransa’da boy gösterdi diğer turlara katılmaması üzerine diyecek herhangi bir şeyim yok ama şunu diyebilirim bu sene de Contador’da sadece Fransa’ya iddialı olarak geldi. Toparladığımızda Contador’un sporcu kişiliğinin tur esnasında kendisinde oluşan paranoyaklığın güçten düştüğü anda performansına da yansıyacağını düşündüğümden Armstrong’u geçmesini olanaklı olarak görmüyorum.

    Engin Mert

  1. Henüz geri dönüş yok.
Bu konuya yazı göndermek için giriş yapmanız gerekmektedir.