<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>NTV Spor - Okur Yazarlar için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://okuryazar.ntvspor.net/index.php/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://okuryazar.ntvspor.net</link>
	<description>NtvSpor - Sporun merkezi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 May 2010 07:26:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor yazısına Tayfun Arslan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/mehmet-demirkol-efes-31-ilde-15-bin-genci-egitiyor/comment-page-1/#comment-4426</link>
		<dc:creator>Tayfun Arslan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 07:26:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=286#comment-4426</guid>
		<description>Alt yapı ile birlikte 12 sene basketbol oynamış ve bu işin içinden gelen biri olarak söyleyebileceğim tek şey çok yazık... Yaşadığımız ülkede futbol dışında spor dallarınında olduğunu görmemizi sağlayan nadir alanlardan biridir basketbol. Avrupa Şampiyonalarında, dünya şampiyonalarında türkiye denildiğinde rakiplerin ellerinin titrediği bir basketbol ülkesi olamaya başladığımız şu dönemlerde yıllarca yapılan çalışmaların ve emeklerin sanki çokta önemli değilmiş gibi garip bir tartışma konusu haline getirilerek basitleştirilmesi  çok üzücü. Ülke basketbolunda rekabeti ve gelişimi sağlayan en önemli kulüptür bence Efes Pilsen Spor Kulübü. Bugün Efes olmasaydı ben diğer kulüplerimizin bu alanda rekabeti ve gelişimi bu denli göstereceğini hiç sanmıyorum. İnanılmaz bir potansiyelimiz var ülke olarak. Basketbol ailesi içindeki diğer kulüplerimizide efespilsen örneği üzerinden yola çıkıp alt yapı konusunda ilerlemeye teşvik yerine bunu çok iyi başaran bir kulübü ortadan kaldırmaya çalışmak nasıl bir zihniyettir anlamıyorum. Hafif alkollü içecekler ve diğer içki çeşitleri ülkemizde yıllardan beri bulunmakta. Bu insanların aklına gençliği korumak şimdi mi geliyor. Sözüm ona biz işimizi en iyi şekilde yapıyoruz dedirtmek için insanların gözüne sokulabilecek kadar bilindik bir örneğe saldırıda bulunuyorlar ki bu insanlar sadece işin &quot;biz görevimizi yapıyoruz&quot; kısmında olduklarını sanıyorlar. Bu ülkenin okullarında bende okudum. Eğer bir şey yapmak istiyorlarsa okulların önünde gezen torbacıları, gaspçıları, tacizcileri kaldırsınlar. Yaş sınırlamasına sallamadan içki satan bayileri, gece kulüplerine 17 yaşında çocuklaraı alan işletme sahiplerini, 18-20 yaşlarında pavyonlarda çalışmalarına müsade gösterilen kızları işe alan patronları ortadan kaldırsınlar. İnsanları teşvik ederek spora destek vermek yerine birebir spora destek versinler de belediyelere ait spor binalaraı kokuşmuş olmasın. Ülkemizde basketbol sponsorlar aracılığı ile ayakta duruyor. Bugün hiçbir kulüp sponsor desteği almadan Avrupa arenasında başarı sağlayamaz. Efes Pilsen bunu kendi başına yapabilen tek kulüp bu ülkede. Zamanında farklı sponsorluk ve destek olayları yüzünden avrupanın en büyük kulüpleri arasına girmiş bir tofaş spor kulübü vardı. Bakın şimdi ne durumdalar. Bizler başarıyı desteklemek yerine kösteklersek zaten seyirci potansiyelini yakalayamadığımız basketbolun gelişmesi için yapılan bu adımları engellersek geleceğimiz dediğimiz çocuklara nasıl olurda spor sevgisini aşılayabiliriz ki? Bugün dünyanın en büyük basketbol ligi olan NBA&#039;e birçok oyuncu gönderdik ve hala göndermekteyiz. Dünyanın gözü bizim üzerimize dönmeye başladı. Uzun seneler buralara gelebilmek için çok çaba sarfetti kulüplerimiz. Efes Pilsen ise bunun başını çeken kulüptür. Bırakalım bu saçma bahaneler ile bunca emeği yok etme arzusunu. Destek olalaım, arayış içine girelim, daha da güçlü kılalım basketbolu, sevdirmeye çelışalım daha çok insana bu sporu. Euro Lig maçlarında salonlar nasıl dolar onun çalışmasını yapalım. Play off mücadelerinde seyirciyi nasıl çekmeliyiz onları düşünelim. Bu ülkede takım sporlarından sadece futbol değil basketbol, voleybolu nasıl canlandırmalıyız onun hesabını yapalım.

Benim altyapısında oynadığım kulüp kapatıldığında o bıranşa ait 50&#039;den fazla çocuğun nasıl çaresiz kaldığını gördüm. Efes Pilsen&#039;in 15 binden fazla çocuğa verdiği bu eğitimi ellerinden alırsanız belkide hayata tutunma adına yakaldığı tek şansı kaç tane çoçuğun elinden alacaksınız onu düşünün. Yeteneği olan ama maddi güçleri olmayan Anadolunun herhangi bir köşesindeki bir çocuğa yaratılan firsatı elinden almak o çocukları korumaya çalıştığınız kötü alışkanlıklara itmekten başka birşey değildir. Yazık etmeyin Efes Pilsen&#039;e. Yazık etmeyin basketbola...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Alt yapı ile birlikte 12 sene basketbol oynamış ve bu işin içinden gelen biri olarak söyleyebileceğim tek şey çok yazık&#8230; Yaşadığımız ülkede futbol dışında spor dallarınında olduğunu görmemizi sağlayan nadir alanlardan biridir basketbol. Avrupa Şampiyonalarında, dünya şampiyonalarında türkiye denildiğinde rakiplerin ellerinin titrediği bir basketbol ülkesi olamaya başladığımız şu dönemlerde yıllarca yapılan çalışmaların ve emeklerin sanki çokta önemli değilmiş gibi garip bir tartışma konusu haline getirilerek basitleştirilmesi  çok üzücü. Ülke basketbolunda rekabeti ve gelişimi sağlayan en önemli kulüptür bence Efes Pilsen Spor Kulübü. Bugün Efes olmasaydı ben diğer kulüplerimizin bu alanda rekabeti ve gelişimi bu denli göstereceğini hiç sanmıyorum. İnanılmaz bir potansiyelimiz var ülke olarak. Basketbol ailesi içindeki diğer kulüplerimizide efespilsen örneği üzerinden yola çıkıp alt yapı konusunda ilerlemeye teşvik yerine bunu çok iyi başaran bir kulübü ortadan kaldırmaya çalışmak nasıl bir zihniyettir anlamıyorum. Hafif alkollü içecekler ve diğer içki çeşitleri ülkemizde yıllardan beri bulunmakta. Bu insanların aklına gençliği korumak şimdi mi geliyor. Sözüm ona biz işimizi en iyi şekilde yapıyoruz dedirtmek için insanların gözüne sokulabilecek kadar bilindik bir örneğe saldırıda bulunuyorlar ki bu insanlar sadece işin &#8220;biz görevimizi yapıyoruz&#8221; kısmında olduklarını sanıyorlar. Bu ülkenin okullarında bende okudum. Eğer bir şey yapmak istiyorlarsa okulların önünde gezen torbacıları, gaspçıları, tacizcileri kaldırsınlar. Yaş sınırlamasına sallamadan içki satan bayileri, gece kulüplerine 17 yaşında çocuklaraı alan işletme sahiplerini, 18-20 yaşlarında pavyonlarda çalışmalarına müsade gösterilen kızları işe alan patronları ortadan kaldırsınlar. İnsanları teşvik ederek spora destek vermek yerine birebir spora destek versinler de belediyelere ait spor binalaraı kokuşmuş olmasın. Ülkemizde basketbol sponsorlar aracılığı ile ayakta duruyor. Bugün hiçbir kulüp sponsor desteği almadan Avrupa arenasında başarı sağlayamaz. Efes Pilsen bunu kendi başına yapabilen tek kulüp bu ülkede. Zamanında farklı sponsorluk ve destek olayları yüzünden avrupanın en büyük kulüpleri arasına girmiş bir tofaş spor kulübü vardı. Bakın şimdi ne durumdalar. Bizler başarıyı desteklemek yerine kösteklersek zaten seyirci potansiyelini yakalayamadığımız basketbolun gelişmesi için yapılan bu adımları engellersek geleceğimiz dediğimiz çocuklara nasıl olurda spor sevgisini aşılayabiliriz ki? Bugün dünyanın en büyük basketbol ligi olan NBA&#8217;e birçok oyuncu gönderdik ve hala göndermekteyiz. Dünyanın gözü bizim üzerimize dönmeye başladı. Uzun seneler buralara gelebilmek için çok çaba sarfetti kulüplerimiz. Efes Pilsen ise bunun başını çeken kulüptür. Bırakalım bu saçma bahaneler ile bunca emeği yok etme arzusunu. Destek olalaım, arayış içine girelim, daha da güçlü kılalım basketbolu, sevdirmeye çelışalım daha çok insana bu sporu. Euro Lig maçlarında salonlar nasıl dolar onun çalışmasını yapalım. Play off mücadelerinde seyirciyi nasıl çekmeliyiz onları düşünelim. Bu ülkede takım sporlarından sadece futbol değil basketbol, voleybolu nasıl canlandırmalıyız onun hesabını yapalım.</p>
<p>Benim altyapısında oynadığım kulüp kapatıldığında o bıranşa ait 50&#8242;den fazla çocuğun nasıl çaresiz kaldığını gördüm. Efes Pilsen&#8217;in 15 binden fazla çocuğa verdiği bu eğitimi ellerinden alırsanız belkide hayata tutunma adına yakaldığı tek şansı kaç tane çoçuğun elinden alacaksınız onu düşünün. Yeteneği olan ama maddi güçleri olmayan Anadolunun herhangi bir köşesindeki bir çocuğa yaratılan firsatı elinden almak o çocukları korumaya çalıştığınız kötü alışkanlıklara itmekten başka birşey değildir. Yazık etmeyin Efes Pilsen&#8217;e. Yazık etmeyin basketbola&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor yazısına İbrahim Bicinciler tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/mehmet-demirkol-efes-31-ilde-15-bin-genci-egitiyor/comment-page-1/#comment-4425</link>
		<dc:creator>İbrahim Bicinciler</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 06:58:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=286#comment-4425</guid>
		<description>Öncelikle şu sıra krizde spor için bütçeler aranırken, karşılıksız Türk basketboluna yatırım yapan bir firmayı küstürmek pek doğru gelmemektedir. Bununla birlikte birçok ilki yaşamış bir kulübü kapanma tehlikesi ile yüz yüze bırakmak Türk basketboluna çok büyük darbe vuracaktır çünkü şuanda Türkiyede bulunan basketbolcuların özellikle milli takımlardaki birçok oyuncu efes kökenlidir. İlerde yetişecek gençler için bu kararın geçmemesini umuyorum yoksa sayın demirkolun dediği 15 bin genc çok büyük bir rakam. Onların ellerinden amaçlarını almamak gerekli özellikle doğudaki gençlerin bazıların tek tutunacak dalı Efes Pilsen kulübü.

Teşekkürler burdan sesimizi duyurabilmek güzel bir duygu. Türkiye geleceği için umarım bu karar geri çekilir veya uygulanmaz .</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle şu sıra krizde spor için bütçeler aranırken, karşılıksız Türk basketboluna yatırım yapan bir firmayı küstürmek pek doğru gelmemektedir. Bununla birlikte birçok ilki yaşamış bir kulübü kapanma tehlikesi ile yüz yüze bırakmak Türk basketboluna çok büyük darbe vuracaktır çünkü şuanda Türkiyede bulunan basketbolcuların özellikle milli takımlardaki birçok oyuncu efes kökenlidir. İlerde yetişecek gençler için bu kararın geçmemesini umuyorum yoksa sayın demirkolun dediği 15 bin genc çok büyük bir rakam. Onların ellerinden amaçlarını almamak gerekli özellikle doğudaki gençlerin bazıların tek tutunacak dalı Efes Pilsen kulübü.</p>
<p>Teşekkürler burdan sesimizi duyurabilmek güzel bir duygu. Türkiye geleceği için umarım bu karar geri çekilir veya uygulanmaz .</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hıncal Uluç: Galatasaray şu an tarihinin en kötü yönetimine sahip yazısına Cem Atikmen tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/hincal-uluc-galatasaray-su-an-tarihinin-en-kotu-yonetimine-sahip/comment-page-1/#comment-4422</link>
		<dc:creator>Cem Atikmen</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 19:16:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=283#comment-4422</guid>
		<description>Sizin sayın Rijkaard geldiğindeki yazınızı okumuştum, heyecanınızdan gurur duymanızdan bahsetmiştiniz.Bugün eleştiri okları fazlaca sivrileşmiş.Bu durum ilk olarak şunu açıklıyor vitrinde mankenin üzerinde gördüğünüz ile alıp üzerinize giydiğiniz aynı görüntüyü vermez.Onun için sezon sonu yönetim transferlerini eleştirmek iş yapmak değildir. Gelelim Galatasaray ın durumuna takımın büyük bir çoğunluğu sakatlıktan dolayı oynamadı.Stoper sorunu yaşadı,forvet sorunu yaşadı burada yönetimi eleştirmek pek doğru olmaz ama eleştiri yapılacaksa bana göre oyunu yönlendirecek bir orta sahaya ihtiyaç vardı zaman zaman bu işi Arda yaptı ama sola kaydığında bu alan boş kaldı Elano bu görevi yapamadı yada zaten görevi değil.Diğer kadrolardan futbolcu sorulursa Gökhan Gönül ün yanında Alexi, Volkan Şeni hatta Galatasaray ın eski futbolcusu Ömer Erdoğan bile bu kadroda oynar takımı ileriye götürebilirdi.Denildiği gibi kadro son yılların en iyi kadrosuydu ama yönetim değişikliği gelecek yıl doğabilecek hüsranı engellemez bilakis davetiye çıkarır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sizin sayın Rijkaard geldiğindeki yazınızı okumuştum, heyecanınızdan gurur duymanızdan bahsetmiştiniz.Bugün eleştiri okları fazlaca sivrileşmiş.Bu durum ilk olarak şunu açıklıyor vitrinde mankenin üzerinde gördüğünüz ile alıp üzerinize giydiğiniz aynı görüntüyü vermez.Onun için sezon sonu yönetim transferlerini eleştirmek iş yapmak değildir. Gelelim Galatasaray ın durumuna takımın büyük bir çoğunluğu sakatlıktan dolayı oynamadı.Stoper sorunu yaşadı,forvet sorunu yaşadı burada yönetimi eleştirmek pek doğru olmaz ama eleştiri yapılacaksa bana göre oyunu yönlendirecek bir orta sahaya ihtiyaç vardı zaman zaman bu işi Arda yaptı ama sola kaydığında bu alan boş kaldı Elano bu görevi yapamadı yada zaten görevi değil.Diğer kadrolardan futbolcu sorulursa Gökhan Gönül ün yanında Alexi, Volkan Şeni hatta Galatasaray ın eski futbolcusu Ömer Erdoğan bile bu kadroda oynar takımı ileriye götürebilirdi.Denildiği gibi kadro son yılların en iyi kadrosuydu ama yönetim değişikliği gelecek yıl doğabilecek hüsranı engellemez bilakis davetiye çıkarır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor yazısına Ömer Aman tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/mehmet-demirkol-efes-31-ilde-15-bin-genci-egitiyor/comment-page-1/#comment-4420</link>
		<dc:creator>Ömer Aman</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 17:13:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=286#comment-4420</guid>
		<description>Yani ankette %16 gibi bir evet kapatılmalı oranı var.Bu zihniyeti anlamak mümkün değil.Adamların çalışmaları, yaptıkları, başarıları herşey ortada. Yok içkiyi özendiriyor gençleri etkiliyor gibi bir mantıkla yola çıkılmaz.İçki tüketimini engellemenin yolu bu mu kaldı? Zaten yanlış sistemle okullardaki alt yapı ve sporcu yetiştirme faaliyetlerini öldürdünüz. Bırakında bu işi adam gibi yapan 1-2 kurumdan en iyisi ve en kalitelisi olan da ayakta kalsın. Zaten 5. sınıftan itibaren sınav maratonu içinde hiçbir aktiviteye fırsatı olmayan çocuklarımıza destek çıkan profesyonelce eğitimini veren bu kurum yaşamaya devam etsin.Sporun asıl amacını ortaya koyan efes pilsen spor kulübüne bolş bol teşekkür etmek gerekirken cezalandırır gibi karar almak çok anlamsız.Umarım bu yanlıştan en kısa zamanda dönülür ve kafalarımızda siyasi bir çalışma görüntüsü veren bu düşünceden vazgeçilir.Şu ana kadar yaşattıkların için TEŞEKKÜRLER EFES PİLSEN</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yani ankette %16 gibi bir evet kapatılmalı oranı var.Bu zihniyeti anlamak mümkün değil.Adamların çalışmaları, yaptıkları, başarıları herşey ortada. Yok içkiyi özendiriyor gençleri etkiliyor gibi bir mantıkla yola çıkılmaz.İçki tüketimini engellemenin yolu bu mu kaldı? Zaten yanlış sistemle okullardaki alt yapı ve sporcu yetiştirme faaliyetlerini öldürdünüz. Bırakında bu işi adam gibi yapan 1-2 kurumdan en iyisi ve en kalitelisi olan da ayakta kalsın. Zaten 5. sınıftan itibaren sınav maratonu içinde hiçbir aktiviteye fırsatı olmayan çocuklarımıza destek çıkan profesyonelce eğitimini veren bu kurum yaşamaya devam etsin.Sporun asıl amacını ortaya koyan efes pilsen spor kulübüne bolş bol teşekkür etmek gerekirken cezalandırır gibi karar almak çok anlamsız.Umarım bu yanlıştan en kısa zamanda dönülür ve kafalarımızda siyasi bir çalışma görüntüsü veren bu düşünceden vazgeçilir.Şu ana kadar yaşattıkların için TEŞEKKÜRLER EFES PİLSEN</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor yazısına MURAT ATALAY tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/mehmet-demirkol-efes-31-ilde-15-bin-genci-egitiyor/comment-page-1/#comment-4419</link>
		<dc:creator>MURAT ATALAY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 16:44:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=286#comment-4419</guid>
		<description>Öncelikle Mehmet Demirkol&#039;a alkol probleminin sınıflandırılması konusunda katılıyorum ve efes pilsen ile beşiktaş&#039;ın birleşmesi gerektiğini düşünüyorum.çünkü yıllar önce ülker&#039;in yaptığının ne kadar doğru olduğunu bügün fenerbahçenin başaarıları ile görüyoruz.ayrıca tuncay özilhan sayın demirkol&#039;un dediği gibi iyi bir beşiktaşlı ve beşiktaşı iyi temsil edebilecek önemli bir isim.yani kısacası efes pilsenin durumu ne olura olsun.efes projelerine farklı bir isimde devam etmek zorunda kalırsa büyük takımlarımız arasında şuan ekonomik anlamda en zor durumda olan ve şuanki sponsorlarından pek de destek alamayan BEŞİKTAŞ olması isabet olur gibi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle Mehmet Demirkol&#8217;a alkol probleminin sınıflandırılması konusunda katılıyorum ve efes pilsen ile beşiktaş&#8217;ın birleşmesi gerektiğini düşünüyorum.çünkü yıllar önce ülker&#8217;in yaptığının ne kadar doğru olduğunu bügün fenerbahçenin başaarıları ile görüyoruz.ayrıca tuncay özilhan sayın demirkol&#8217;un dediği gibi iyi bir beşiktaşlı ve beşiktaşı iyi temsil edebilecek önemli bir isim.yani kısacası efes pilsenin durumu ne olura olsun.efes projelerine farklı bir isimde devam etmek zorunda kalırsa büyük takımlarımız arasında şuan ekonomik anlamda en zor durumda olan ve şuanki sponsorlarından pek de destek alamayan BEŞİKTAŞ olması isabet olur gibi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Sergen Yalçın: Fenerbahçe şampiyon yazısına Arif Dündar tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/sergen-yalcin-fenerbahce-sampiyon/comment-page-1/#comment-4418</link>
		<dc:creator>Arif Dündar</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 14:16:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=281#comment-4418</guid>
		<description>Bende Fenerbahçe&#039;nin şampiyon olacağını düsünüyorum ama Sergen Yalçın gibi kesin gozuyle bakamıyorum şampiyonluğa çünkü; Fenerbahçe&#039;de final maçları sendromu war..

Fenerbahçe son yıllarda (Sevilla macı ve kazandıgı süper kupa dışında) final maçlarını, final maçı niteliği taşıyan maçları kazanamıyor..

Avrupa&#039;da grup maçlarında cok başarılı bir performans sergiliyor grubunu lider bitiriyor daha birinci eleme macı yani final özelliği taşıyan bir maçta eleniyor.. Türkiye kupasında adını finale yazdıyor, son senelerde en cok finale çıkan takım,olasılık hesaplarını altüst edip 28 yıldır muzesine goturemediği kupayı kazanamıyor..

Fenerbahçe şampiyonluğu lig&#039;in son haftasındaki maça gelmeden bitirmeliydi, Denizli&#039;de şampiyonlugu bırakıp gelen bi takım.. (olaylara girmiyorum ne olursa olsun adınız Fenerbahce&#039;yse, tarihi cok zor sartlarda kazandığı maçlarda kupalarla dolu olan bir klupseniz yine kazanmanız gerekirdi)

Yine bir final macı şampiyonluk maçı, bu macları kazanmak icin özgüven gerekir ve bu mac&#039;la şampiyon olup, final maclarını kazanmayı alışkanlık edinicektir..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bende Fenerbahçe&#8217;nin şampiyon olacağını düsünüyorum ama Sergen Yalçın gibi kesin gozuyle bakamıyorum şampiyonluğa çünkü; Fenerbahçe&#8217;de final maçları sendromu war..</p>
<p>Fenerbahçe son yıllarda (Sevilla macı ve kazandıgı süper kupa dışında) final maçlarını, final maçı niteliği taşıyan maçları kazanamıyor..</p>
<p>Avrupa&#8217;da grup maçlarında cok başarılı bir performans sergiliyor grubunu lider bitiriyor daha birinci eleme macı yani final özelliği taşıyan bir maçta eleniyor.. Türkiye kupasında adını finale yazdıyor, son senelerde en cok finale çıkan takım,olasılık hesaplarını altüst edip 28 yıldır muzesine goturemediği kupayı kazanamıyor..</p>
<p>Fenerbahçe şampiyonluğu lig&#8217;in son haftasındaki maça gelmeden bitirmeliydi, Denizli&#8217;de şampiyonlugu bırakıp gelen bi takım.. (olaylara girmiyorum ne olursa olsun adınız Fenerbahce&#8217;yse, tarihi cok zor sartlarda kazandığı maçlarda kupalarla dolu olan bir klupseniz yine kazanmanız gerekirdi)</p>
<p>Yine bir final macı şampiyonluk maçı, bu macları kazanmak icin özgüven gerekir ve bu mac&#8217;la şampiyon olup, final maclarını kazanmayı alışkanlık edinicektir..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Demirkol: Efes 31 ilde 15 bin genci eğitiyor yazısına Salim Güven tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/mehmet-demirkol-efes-31-ilde-15-bin-genci-egitiyor/comment-page-1/#comment-4414</link>
		<dc:creator>Salim Güven</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 10:10:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=286#comment-4414</guid>
		<description>EFES PİLSEN

Efes Pilsen, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı, öngörülen şekilde yürürlüğe girerse, Efes Pilsen Spor Kulübü&#039;nün kapanacağı açıklandı. Haber NTVSPOR.net&#039;de bu şekilde bizlere duyuruldu.

Şimdi, Efes Pilsen için gerçekten böyle bir karar alınırsa ne olur?
Yaklaşık 35 yıldır Türk Basketboluna kattığı değer, yaşattığı heyecan, sağladığı başarıları bir kenara bırakalım. Efes Pilsen&#039;in bu sportif duruşunu sağduyulu her sporsever biliyor. Efes Pilsen bize özel, bizim içimizden kısaca bizden bir marka. Bugün, ülkemiz dışında, Türkiye hakkında bir anket yapılsa, Türkiye denince aklınıza gelen markaları sıralayın diye (!) Ankete katılan herkesin listesine ilk sıralardan girecek marka Efes Pilsen&#039;dir.
Bunu, 5-6 yıl Bodrum&#039;da yaşadığım turizm serüvenimden biliyorum. Bu tanınırlık karşılığında, Efes Pilsen, spor, sosyal sorumluluk projeleri, sanat gibi bir çok etkinliğin içinde olarak, ülkemize minnet borcunu ödeme çabasında olmuştur.
Ben asıl, Efes Pilsen için bu kararı almak isteyenlerin bakmaları gereken yönü tarif etmek istiyorum. 
31 ilde, 15 bin gencin eğitim haklarının elinden alınması o gençler için ne anlama gelecek? 15 bin x 4 (Aile ) = 60 bin. Burada eğitim alan gençler, başka aileler tarafından da kendi çocukları için, örnek gösterildiği gerçeğini de göz önüne alacak olursak bu sayı 100 binlere ulaşır.
Genç nüfusumuz olduğunu sık sık dile getirip, o gençlerin sağlıklı, topluma yararlı bireyler olmasını arzulayıp, bunun adına katkı sağlayanları, engellemenin manası anlaşılabilir bir şey değil. Gençlerimizin, çıkacak olumsuz karar neticesinde nasıl bir travma yaşayabileceklerini düşünmek gerekiyor. Yukarıda da belirttiğim gibi bu gençler ile sınırlı olmayacak,aileler de çocuklarının durumuna,doğal olarak, duyarsız kalmayacaklar. 
2010 Dünya Basketbol Şampiyonasının ülkemizde yapılması, ülkemiz için çok ama çok önemli. Elbette, burada başarılı olmayı hedefliyoruz. Bizlerin böyle bir hedef  beklentisinde olmamızın, nedenlerinden başında da oyuncu potansiyelimiz geliyor. Bu oyuncular bir anda A Milli Takım seviyesine gelmiyorlar. Hepsinin başlangıcında basketbol okulları, alt yapılar var. TAPDK&#039;nın alacağı olumsuz karar, bu alt yapıların 2015-2020 yıllarında çıkartacağı bazı yıldız adaylarının önünü kesmesi anlamına geliyor. Bizler daha başarılı sporcu, daha başarılı yeni nesil beklentisinde olurken, bunu sağlayanların önüne set çekmek garip bir tezattır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>EFES PİLSEN</p>
<p>Efes Pilsen, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) tarafından hazırlanan yönetmelik taslağı, öngörülen şekilde yürürlüğe girerse, Efes Pilsen Spor Kulübü&#8217;nün kapanacağı açıklandı. Haber NTVSPOR.net&#8217;de bu şekilde bizlere duyuruldu.</p>
<p>Şimdi, Efes Pilsen için gerçekten böyle bir karar alınırsa ne olur?<br />
Yaklaşık 35 yıldır Türk Basketboluna kattığı değer, yaşattığı heyecan, sağladığı başarıları bir kenara bırakalım. Efes Pilsen&#8217;in bu sportif duruşunu sağduyulu her sporsever biliyor. Efes Pilsen bize özel, bizim içimizden kısaca bizden bir marka. Bugün, ülkemiz dışında, Türkiye hakkında bir anket yapılsa, Türkiye denince aklınıza gelen markaları sıralayın diye (!) Ankete katılan herkesin listesine ilk sıralardan girecek marka Efes Pilsen&#8217;dir.<br />
Bunu, 5-6 yıl Bodrum&#8217;da yaşadığım turizm serüvenimden biliyorum. Bu tanınırlık karşılığında, Efes Pilsen, spor, sosyal sorumluluk projeleri, sanat gibi bir çok etkinliğin içinde olarak, ülkemize minnet borcunu ödeme çabasında olmuştur.<br />
Ben asıl, Efes Pilsen için bu kararı almak isteyenlerin bakmaları gereken yönü tarif etmek istiyorum.<br />
31 ilde, 15 bin gencin eğitim haklarının elinden alınması o gençler için ne anlama gelecek? 15 bin x 4 (Aile ) = 60 bin. Burada eğitim alan gençler, başka aileler tarafından da kendi çocukları için, örnek gösterildiği gerçeğini de göz önüne alacak olursak bu sayı 100 binlere ulaşır.<br />
Genç nüfusumuz olduğunu sık sık dile getirip, o gençlerin sağlıklı, topluma yararlı bireyler olmasını arzulayıp, bunun adına katkı sağlayanları, engellemenin manası anlaşılabilir bir şey değil. Gençlerimizin, çıkacak olumsuz karar neticesinde nasıl bir travma yaşayabileceklerini düşünmek gerekiyor. Yukarıda da belirttiğim gibi bu gençler ile sınırlı olmayacak,aileler de çocuklarının durumuna,doğal olarak, duyarsız kalmayacaklar.<br />
2010 Dünya Basketbol Şampiyonasının ülkemizde yapılması, ülkemiz için çok ama çok önemli. Elbette, burada başarılı olmayı hedefliyoruz. Bizlerin böyle bir hedef  beklentisinde olmamızın, nedenlerinden başında da oyuncu potansiyelimiz geliyor. Bu oyuncular bir anda A Milli Takım seviyesine gelmiyorlar. Hepsinin başlangıcında basketbol okulları, alt yapılar var. TAPDK&#8217;nın alacağı olumsuz karar, bu alt yapıların 2015-2020 yıllarında çıkartacağı bazı yıldız adaylarının önünü kesmesi anlamına geliyor. Bizler daha başarılı sporcu, daha başarılı yeni nesil beklentisinde olurken, bunu sağlayanların önüne set çekmek garip bir tezattır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rıdvan Dilmen: Beşiktaş 3 transferle şahane bir takım olur yazısına Hasan BARTINLI tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/ridvan-dilmen-besiktas-3-transferle-sahane-bir-takim-olur/comment-page-1/#comment-4411</link>
		<dc:creator>Hasan BARTINLI</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 19:42:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=279#comment-4411</guid>
		<description>Beşiktaş ve Bursaspor İşbirliği Yapmalı!

Yanlış anlaşılmasın. Hafta sonu bu 2 takım arasında oynanacak karşılaşma ile ilgili değil bu önerim. Tamamen duygusal. 
Bilindiği üzere Beşiktaş’ın başında büyük bir dert var. Kadrodaki yabancı sayısı.Diğer tarafta da önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi ya da kötü ihtimal Avrupa Liginde mücadele edecek ve kadrosunun büyük bölümünü yerli oyunculardan oluşturmuş Bursaspor.

Tello,Tabata,Fink ve Zapotocny Karşılığında Volkan Şen

İşte önerim bu. Olaya iki takım açısından da bakalım. Beşiktaş’ın kadrosunda bu oyuncuların dışında Ferrari, Sivok, Ernst, Bobo,Delgado ve Holosko var. Yani tam 6 oyuncu. Bugünlerde yönetim 2 yabancı oyuncu için çalışmaları sürüyor. O zaman yapılacak işin matematiği belli. 6 oyuncu dışındakiler ile yollar ayrılmalı. Peki önerimi oluşturan oyunculardan bonservis anlamında bir kazanç sağlamanız mümkün mü. Zor gözüküyor.

Bursaspor cephesine bakalım. Bu yıl faydalandıkları yabancılar Ivankov, Zapotocny, Ivan Ergiç ve biraz Bataglia. Kirita ve Iglesias ise çok şans bulamadılar. Özetle önümüzdeki yıl 4 yeni yabancı ihtiyaçları var. Zaten kadroda yer alan Zapotocny ile birlikte Tello, Tabata ve Fink kanımca Bursaaspor’un bu anlamda fazlasıyla faydalanabileceği tip oyuncular. Ülkeyi tanıyorlar ve kaliteleri de bir Anadolu takımı standartlarının üzerinde. Bugün yurt dışından transfer edecekleri her oyuncu Boservis bedeli demek. Bu oyuncuların üzerinde kalitede oyuncu getirmekte hiç kolay iş değil. Tello, Tabata ve Fink için ödenecek yıllık ücretlerde kulübü zorlayacak boyutta değil.

Bu önerimin gerçekleşmesi her iki takımada katkı sağlayacaktır. Beşiktaş iyi bir yerli oyuncu karşılığında yabancı kontenjanında önemli bir rahatlama sağlayacak, Bursaspor’da önümüzdeki yıl için yerli oyuncularının yanına ligimize göre kalburüstü sayılabilecek bu oyuncu grubunu ekleyerek güç kazanacaktır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş ve Bursaspor İşbirliği Yapmalı!</p>
<p>Yanlış anlaşılmasın. Hafta sonu bu 2 takım arasında oynanacak karşılaşma ile ilgili değil bu önerim. Tamamen duygusal.<br />
Bilindiği üzere Beşiktaş’ın başında büyük bir dert var. Kadrodaki yabancı sayısı.Diğer tarafta da önümüzdeki yıl Şampiyonlar Ligi ya da kötü ihtimal Avrupa Liginde mücadele edecek ve kadrosunun büyük bölümünü yerli oyunculardan oluşturmuş Bursaspor.</p>
<p>Tello,Tabata,Fink ve Zapotocny Karşılığında Volkan Şen</p>
<p>İşte önerim bu. Olaya iki takım açısından da bakalım. Beşiktaş’ın kadrosunda bu oyuncuların dışında Ferrari, Sivok, Ernst, Bobo,Delgado ve Holosko var. Yani tam 6 oyuncu. Bugünlerde yönetim 2 yabancı oyuncu için çalışmaları sürüyor. O zaman yapılacak işin matematiği belli. 6 oyuncu dışındakiler ile yollar ayrılmalı. Peki önerimi oluşturan oyunculardan bonservis anlamında bir kazanç sağlamanız mümkün mü. Zor gözüküyor.</p>
<p>Bursaspor cephesine bakalım. Bu yıl faydalandıkları yabancılar Ivankov, Zapotocny, Ivan Ergiç ve biraz Bataglia. Kirita ve Iglesias ise çok şans bulamadılar. Özetle önümüzdeki yıl 4 yeni yabancı ihtiyaçları var. Zaten kadroda yer alan Zapotocny ile birlikte Tello, Tabata ve Fink kanımca Bursaaspor’un bu anlamda fazlasıyla faydalanabileceği tip oyuncular. Ülkeyi tanıyorlar ve kaliteleri de bir Anadolu takımı standartlarının üzerinde. Bugün yurt dışından transfer edecekleri her oyuncu Boservis bedeli demek. Bu oyuncuların üzerinde kalitede oyuncu getirmekte hiç kolay iş değil. Tello, Tabata ve Fink için ödenecek yıllık ücretlerde kulübü zorlayacak boyutta değil.</p>
<p>Bu önerimin gerçekleşmesi her iki takımada katkı sağlayacaktır. Beşiktaş iyi bir yerli oyuncu karşılığında yabancı kontenjanında önemli bir rahatlama sağlayacak, Bursaspor’da önümüzdeki yıl için yerli oyuncularının yanına ligimize göre kalburüstü sayılabilecek bu oyuncu grubunu ekleyerek güç kazanacaktır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rıdvan Dilmen: Beşiktaş 3 transferle şahane bir takım olur yazısına capone_int tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/ridvan-dilmen-besiktas-3-transferle-sahane-bir-takim-olur/comment-page-1/#comment-4407</link>
		<dc:creator>capone_int</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 16:41:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=279#comment-4407</guid>
		<description>Beşiktaş&#039;ın yanlış transfer politikaları..

Sezonun bitmesine bir maç kala bir sürü polemik,iddaalar, dedikodular da yerini hakem hataları,şikeler,yönetici sürtüşmelerinden, transfer haberlerine bırakıyor..

Bu sezon orta halli iniş çıkışlı bir performans gösteren Beşiktaş transfer döneminde hareketli günler geçireceğe benziyor.Sezon ortasında bazı futbolcularla yapılan anlaşmalar sanıyorum ki takıma ayrı motivasyon kazandırma sebebi ile yapılan doğru bir hareketti.Sezon sonuna doğru ise Serdar Özkan ve Hakan Arıkan ile süren görüşmelerde ortaya çıkan anlaşmazlık ise dikkati çeken bir başka nokta.Hakan Arıkan imzayı attıysa da Serdar Özkan&#039;ın gideceğine kesin gözüyle bakılıyor.Bu gelişmeler yaşanırken Batuhan Karadeniz&#039;in  Eskişehirspor&#039;a transferi gerçekleşti. 
      Bu hamlelere bakılırsa Mustafa Denizli&#039;nin yeni sezon için planları yavaş yavaş ortaya çıkıyor..İnter&#039;li Quaresma&#039;nın ise ne kadar Denizli&#039;nin tercihlerinden biri burası meçhul.Beşiktaş&#039;ın şu aşamada en önemli problemleriden biri Rıdvan Dilmen&#039;in dikkati çektiği gibi alınacak oyunculardan çok elden çıkarılacak futbolcular.Takım adeta yabancı futbolcu mezarlığına dönmüş durumda..Verilen paraya bakılırsa bu transferlerden en az zararla çıkmak Demirören yönetiminin tek seçeneği.
      Peki yapılacak transferler!?
   Ne yazık ki Yıldırım Demirören bu konuda artık güvenini yitirme noktasına geldi.Her sene yapılan hatalı transferler takımın geleceğine ipotek koymakla kalmıyor.Yapılacak transferlerinde kalitesini de etkiliyor. Bu sene Demirören ve Denizli&#039;nin elinde bir şans var.Takımın eksik yönlerini gördüler.Aynı zamanda elinde yeni sezonda performansını arttırarak kadroya monte edebileceği geniş bir kadro var.Tercih edilecek yöntem ise bana göre iyi bir squad araştırması yapılarak.Genç ve gelecek vaad eden bir kaç transfer yapabilmek.Gerekli mevkiler ise öncelikle gol sorunun çözmek için iyi bir santrafor ayrıca birinci sınıf oyun kurucu.Bu ikisi Beşiktaş için olmazsa olmaz.Delgado&#039;yu 10 numara olarak düşünmek ise yeni sezon için büyük risk.Ne yapacağı meçhul bir Delgado Denizli&#039;nin takımdaki geleceğini erken bitirebilir.Sağ kanada ve sağ beke de kaliteli futbolcular alınırsa yeni sezonda Beşiktaş&#039;ın şampiyonluğun favorisi olacağı garanti olur.İş, hatalarından sürekli ders çıkardığını ifade eden Demirören ve yönetimine kalıyor.Tabata transferindeki gibi gereksiz ve pahalı transferler yapılmasa hem kaynak sıkıntısı çekilmeyecekti takımda bu kadar yıpratılmayacaktı.Olan oldu.Şimdi ise doğru kararlar almak ve uygulamak zamanı.Olur mu peki dersiniz.Benim Demirören yönetimine bu konuda güvenim kalmadı açıkçası.Bekleyelim ve görelim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş&#8217;ın yanlış transfer politikaları..</p>
<p>Sezonun bitmesine bir maç kala bir sürü polemik,iddaalar, dedikodular da yerini hakem hataları,şikeler,yönetici sürtüşmelerinden, transfer haberlerine bırakıyor..</p>
<p>Bu sezon orta halli iniş çıkışlı bir performans gösteren Beşiktaş transfer döneminde hareketli günler geçireceğe benziyor.Sezon ortasında bazı futbolcularla yapılan anlaşmalar sanıyorum ki takıma ayrı motivasyon kazandırma sebebi ile yapılan doğru bir hareketti.Sezon sonuna doğru ise Serdar Özkan ve Hakan Arıkan ile süren görüşmelerde ortaya çıkan anlaşmazlık ise dikkati çeken bir başka nokta.Hakan Arıkan imzayı attıysa da Serdar Özkan&#8217;ın gideceğine kesin gözüyle bakılıyor.Bu gelişmeler yaşanırken Batuhan Karadeniz&#8217;in  Eskişehirspor&#8217;a transferi gerçekleşti.<br />
      Bu hamlelere bakılırsa Mustafa Denizli&#8217;nin yeni sezon için planları yavaş yavaş ortaya çıkıyor..İnter&#8217;li Quaresma&#8217;nın ise ne kadar Denizli&#8217;nin tercihlerinden biri burası meçhul.Beşiktaş&#8217;ın şu aşamada en önemli problemleriden biri Rıdvan Dilmen&#8217;in dikkati çektiği gibi alınacak oyunculardan çok elden çıkarılacak futbolcular.Takım adeta yabancı futbolcu mezarlığına dönmüş durumda..Verilen paraya bakılırsa bu transferlerden en az zararla çıkmak Demirören yönetiminin tek seçeneği.<br />
      Peki yapılacak transferler!?<br />
   Ne yazık ki Yıldırım Demirören bu konuda artık güvenini yitirme noktasına geldi.Her sene yapılan hatalı transferler takımın geleceğine ipotek koymakla kalmıyor.Yapılacak transferlerinde kalitesini de etkiliyor. Bu sene Demirören ve Denizli&#8217;nin elinde bir şans var.Takımın eksik yönlerini gördüler.Aynı zamanda elinde yeni sezonda performansını arttırarak kadroya monte edebileceği geniş bir kadro var.Tercih edilecek yöntem ise bana göre iyi bir squad araştırması yapılarak.Genç ve gelecek vaad eden bir kaç transfer yapabilmek.Gerekli mevkiler ise öncelikle gol sorunun çözmek için iyi bir santrafor ayrıca birinci sınıf oyun kurucu.Bu ikisi Beşiktaş için olmazsa olmaz.Delgado&#8217;yu 10 numara olarak düşünmek ise yeni sezon için büyük risk.Ne yapacağı meçhul bir Delgado Denizli&#8217;nin takımdaki geleceğini erken bitirebilir.Sağ kanada ve sağ beke de kaliteli futbolcular alınırsa yeni sezonda Beşiktaş&#8217;ın şampiyonluğun favorisi olacağı garanti olur.İş, hatalarından sürekli ders çıkardığını ifade eden Demirören ve yönetimine kalıyor.Tabata transferindeki gibi gereksiz ve pahalı transferler yapılmasa hem kaynak sıkıntısı çekilmeyecekti takımda bu kadar yıpratılmayacaktı.Olan oldu.Şimdi ise doğru kararlar almak ve uygulamak zamanı.Olur mu peki dersiniz.Benim Demirören yönetimine bu konuda güvenim kalmadı açıkçası.Bekleyelim ve görelim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Sergen Yalçın: Fenerbahçe şampiyon yazısına SLMGVN tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://okuryazar.ntvspor.net/sergen-yalcin-fenerbahce-sampiyon/comment-page-1/#comment-4400</link>
		<dc:creator>SLMGVN</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 13:18:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://okuryazar.ntvspor.net/?p=281#comment-4400</guid>
		<description>FENERBAHÇE ŞAMPİYON MU?




          Sezonun bitmesine uzatmalarla 98 dakika kaldı. Sahaya atılan konfetiler,su molaları hesaba dahil edilmemiştir. Fenerbahçe, maç kazandıkça gazete başlıkları birer harf artıyor. Fenerbahçe şamp,şampi,şampiy,şampiyo !


          Kelimeyi tamamlayacak &#039;&#039;n&#039;&#039; harfi bu hafta eklenecek ( mi ) ? Fenerbahçe, puan kaybı yaşar denilen haftaları,birer birer tüketerek,son haftaya 1 puan önde girdi. Haftasonu oynacakları rakip, Trabzonspor. Kupa finalinde, Gap Arena Stadında bordo-mavili takım özellikle 65.ci dakidan sonra, &#039;&#039;şampiyo&#039;&#039; nu abondone etmişti.Yine aynı oyunu oynabilir mi? Muamma !

          Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır,düşüncesinden yola çıkarsak ,lig performansıyla Fenerbahçe,Trabzonspor&#039;u yenerek mutlu sona ulaşır.Volkan,Lugano,Gökhan Gönül,Emre,Selçuk,Alex bu haftaya kadar, kazanılan maçlarda olduğu gibi,bu maça da yüreklerini koyarlarsa,Pazartesi gazete başlıklarına  &#039;&#039;n&#039;&#039; harfi eklenir.

          Ancak Fenerbahçe, özellikle son haftalarda kazandığı maçların tamamın da, küçük detayları büyük skorlara çevirdi.Gümbür gümbür oynayıp maçın başlarından itibaren, bu maçı kesin kazanır düşüncesi,izleyenler de oluşmadı. Maç içinde,tek bir vuruş,kalecilerin zamanlama ve yer tutma  yada duran toplarda ,rakiplerle paylaşım hataları skoru etkiledi. Son Ankaragücü maçında,atılan ikinci gol de İlhan -Guiza eşleşmesi fiziksel anlamda bardak-sürahi eşleşmesiyle eşdeğer.

          Şimdi burada; şampiyonluk baskısı,kazanmak için iyi oynamak gerekmiyor,önemli olan 3 puan söylemleri ve / veya mazaretleri  tekrarlanıyor.Elbette bu doğru olabilir.


          Fakat ,maçın başlamasıyla ,orta yuvarlak hizasından, Alex  topu sağ korner bayrağına yakın yerden taça atar mı ,arkasından gol gelir mi ? Selçuk ‘’şut vurasım geldi, şuralardan kaleyi bir yoklayayım der ‘’mi ,vurursa gol olur mu ? Korner den gelen topa, ceza sahası içinde 10-12 futbolcu olmasına rağmen , 55 cm rakımdan kafayla yavaşça vurulan top, kaleye gidip ,gol olur mu? Kaleye 1 metre paralel vurulan top ,fizik kurallarına aykırı şekilde doksan derecelik açıyla kaleciye çarpıp,kaleye girer mi ?   Ne orta ,ne pas şeklinde ceza sahasına yükselen top,bir anda rüzgar gücüyle kalecinin parmaklarının ucuna değerek kaleye girer mi ? Geriye baktığımız da bu tür goller,galibiyet ve kazanılmış 3&#039;er puanlar olarak Fenerbahçe geri dönmüş. 

          Bu verilerden yola çıkacak olursak, başarıda şans faktörü de olur,olmalı da , sen yeterki iste,top kendiliğinden gol olur  ,çalışana Allah verir de diyebiliriz.

          Lakin ! Yine de oynanmamış maç,kazanılmış maç olarak sayılmamalı .Madem tarih tekerrürden ibarettir, Denizli&#039;de ki durum tekerrür edebilir. Bu olasılıkla Şenol Güneş&#039;li, Trabzonspor Saraçoğlu Stadında yıllarca akıllarda kalacak bir sonuçla ayrılabilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>FENERBAHÇE ŞAMPİYON MU?</p>
<p>          Sezonun bitmesine uzatmalarla 98 dakika kaldı. Sahaya atılan konfetiler,su molaları hesaba dahil edilmemiştir. Fenerbahçe, maç kazandıkça gazete başlıkları birer harf artıyor. Fenerbahçe şamp,şampi,şampiy,şampiyo !</p>
<p>          Kelimeyi tamamlayacak &#8221;n&#8221; harfi bu hafta eklenecek ( mi ) ? Fenerbahçe, puan kaybı yaşar denilen haftaları,birer birer tüketerek,son haftaya 1 puan önde girdi. Haftasonu oynacakları rakip, Trabzonspor. Kupa finalinde, Gap Arena Stadında bordo-mavili takım özellikle 65.ci dakidan sonra, &#8221;şampiyo&#8221; nu abondone etmişti.Yine aynı oyunu oynabilir mi? Muamma !</p>
<p>          Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır,düşüncesinden yola çıkarsak ,lig performansıyla Fenerbahçe,Trabzonspor&#8217;u yenerek mutlu sona ulaşır.Volkan,Lugano,Gökhan Gönül,Emre,Selçuk,Alex bu haftaya kadar, kazanılan maçlarda olduğu gibi,bu maça da yüreklerini koyarlarsa,Pazartesi gazete başlıklarına  &#8221;n&#8221; harfi eklenir.</p>
<p>          Ancak Fenerbahçe, özellikle son haftalarda kazandığı maçların tamamın da, küçük detayları büyük skorlara çevirdi.Gümbür gümbür oynayıp maçın başlarından itibaren, bu maçı kesin kazanır düşüncesi,izleyenler de oluşmadı. Maç içinde,tek bir vuruş,kalecilerin zamanlama ve yer tutma  yada duran toplarda ,rakiplerle paylaşım hataları skoru etkiledi. Son Ankaragücü maçında,atılan ikinci gol de İlhan -Guiza eşleşmesi fiziksel anlamda bardak-sürahi eşleşmesiyle eşdeğer.</p>
<p>          Şimdi burada; şampiyonluk baskısı,kazanmak için iyi oynamak gerekmiyor,önemli olan 3 puan söylemleri ve / veya mazaretleri  tekrarlanıyor.Elbette bu doğru olabilir.</p>
<p>          Fakat ,maçın başlamasıyla ,orta yuvarlak hizasından, Alex  topu sağ korner bayrağına yakın yerden taça atar mı ,arkasından gol gelir mi ? Selçuk ‘’şut vurasım geldi, şuralardan kaleyi bir yoklayayım der ‘’mi ,vurursa gol olur mu ? Korner den gelen topa, ceza sahası içinde 10-12 futbolcu olmasına rağmen , 55 cm rakımdan kafayla yavaşça vurulan top, kaleye gidip ,gol olur mu? Kaleye 1 metre paralel vurulan top ,fizik kurallarına aykırı şekilde doksan derecelik açıyla kaleciye çarpıp,kaleye girer mi ?   Ne orta ,ne pas şeklinde ceza sahasına yükselen top,bir anda rüzgar gücüyle kalecinin parmaklarının ucuna değerek kaleye girer mi ? Geriye baktığımız da bu tür goller,galibiyet ve kazanılmış 3&#8242;er puanlar olarak Fenerbahçe geri dönmüş. </p>
<p>          Bu verilerden yola çıkacak olursak, başarıda şans faktörü de olur,olmalı da , sen yeterki iste,top kendiliğinden gol olur  ,çalışana Allah verir de diyebiliriz.</p>
<p>          Lakin ! Yine de oynanmamış maç,kazanılmış maç olarak sayılmamalı .Madem tarih tekerrürden ibarettir, Denizli&#8217;de ki durum tekerrür edebilir. Bu olasılıkla Şenol Güneş&#8217;li, Trabzonspor Saraçoğlu Stadında yıllarca akıllarda kalacak bir sonuçla ayrılabilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
