Burcu Hakyemez: 4 numara smaçörümüz yok
09 Eylül 2009
“Kulüplerimizin uygulamış oldukları transfer politikaları sayesinde milli takımımızda oynayacak 4 numara smaçörü yok. Bu problem erkeklerde olduğu kadar bayanlarda da ortaya çıkıyor. Ama bayanların tek avantajı bütün sene yabancı oyuncu transferleri yüzünden kenarda bekleyen 4 numara smaçörlerinin milli takımda daha iyi performans sergileyebilmesi. Ama tabii ki millilerimize baktığımızda maç tecrübesi diğer milli takımlara göre çok düşük.”
Avrupa erkekler voleybol şampiyonası, Türkiye’de yapılmasına rağmen futbol ve basketbol milli maçlarının arasında medyada kendine çok da yer bulamadı. Bu sessizliğin arasında erkek voleybol milli takımının turnuvada sıfır çekmesi de çok farkedilmedi. Nitekim yukarıdaki postun altına henüz hiç yazı gönderilmemiş olması da bunun bir göstergesi sanırım.
Bu durum aklıma şu fıkrayı getirdi. Temel ile Dursun pazaryerinde gezerken hanımlarını kaybederler. Kalabalığın içinde birbirleri ile karşılaşan ikili, aynı durumda olduklarını farkedince Temel’in aklına bir fikir gelir, Dursun’a der ki; “hanımlarımızı birbirimize tarif edelim, iki koldan arayalım böylece bulma şansımız artar.” Dursun’un aklına da yatar bu plan ve eşini tarif etmeye başlar “Benim hatun 1.80 boyunda, uzun sarı saçlı, çakır gözlü, kırmızı dudaklıdır. Seninki nasıldır?” Temel düşünmeden cevap verir; “Benim hanımı boşver, seninkini arayalım”
Voleybol milli takımının “kaybolan” 4 numarası spor medyası için Temel’in kayıp hanımı durumunda. Tanjevic, milli takım için düşündüğü Cenk Akyol beklenen patlamayı yapamadığı gerekçesiyle 2-3 numara devşirme fikrini ortaya attı, bu sorun üzerine farklı görüşler döküldü otoritelerden. Futbol milli takımında ön libero sorunu ortaya çıktı, Aurelio Türk vatandaşlığına alındı. Tartışmalar hala bitmedi. Futbol ve basketbol gibi taraftarı çok, bununla paralel olarak sponsor desteği yüksek spor dallarında herkes “kayıp” oyuncunun peline düşerken, benzer bir sorunla boğuşan voleybol milli takımının mevzu bahis edilmemesi ise haliyle voleybol’un popülaritesinin düşüklüğüyle alakalı.
Öbür taraftan voleybol’un çok gözönünde bulunmadığı, bu sebeple sorunlarının tartışılmadığı bir gerçek olsa da bu tip sorunların bütün önemli takım sporlarında görülmesi enteresan değil mi? Meselenin kaynağı ise, ya da müsebbibi diyelim, her branş için benzer:
1)”Yabancı guardlar bizim çocukların önünü kesti, Cenk Akyol yeterli süreleri alamadı.”
2)”Üç büyüklerin defans hattı(stoperler ve ön liberolar) uzun yıllardır yabancılardan oluşuyor. Bu sebeple Türk futbolcular yeterli forma şansı bulamıyor.”
3)”Klüplerimizin uygulamış olduklar transfer politikaları sayeseinde milli takımımızda oynayacak 4 numara smaçörü yok. Millilerimizin maç tecrübesi diğer milli takımlara göre çok düşük”
Bu kadar ucuz bahane olamaz. Eğer Türk oyuncusu daha iyiyse Türk oyuncusu oynar. Yetersiz ise başarı hedefleyen kulüpler eksik gördükleri yere yabancı transfer yaparlar. Yabancı transfer, sorunun kaynağı değil sonucudur. Kaldı ki sporcu eğer kabiliyetli ve gayretliyse formayı her şekilde alır. Hiç bir antrenör daha iyi durumdaki oyuncunu bench’te oturturken sırf yabancı olduğu için bir oyuncusunu sahaya sürmez.
Nitekim bugün için oyuncu bulamıyoruz denen mevkilerde daha öncelei çok önemli oyuncular forma giydi. Harun Erdenay, sonrasında İbrahim Kutluay milli takımı bugün bulunduğu yere taşıyan oyunculardı. Tugay İngiltere’de Aurelio’nun mevkisinde 10 yıl top oynadı. Kısacası “kayıp” oyuncuyu, kulüplerin transfer politikalarında değil, daha aşağılarda aramak gerekiyor kanımca. Altyapılar için bölgesel taramalar yapar, oyuncu eğitimine erken yaşta başlar ve böylece oyuncu havuzunu daha zengin tutarsak, yabancıların sırtından formayı alacak Türk oyuncuların çıkacağı muhakkaktır.
4 numara smaçör sorunu, kuluplerimizin transfer politikasından mı kaynaklanıyor yoksa bu pozisyonda oynayan türk oyuncuların üst düzey maçları kaldırabilecek kalitede olmamasından mı kaynaklanıyor.
bu sorunun cevabı erkek ve bayan voleybol takımlarımız için farklılık göstermektedir.
fenerbahçe’de emre sezon boyu çok az forma şansı bulup, bu şansı da kullanamazken, biz milli takımın en önemli pozisyonunda emre’ye bel bağlıyorsak turnuvada alınan sonuç kimse için süpriz olmasın…
turnuvadaki başarısızlık sadece 4 numara eksikliği değil, kabul etmemiz lazımki erkek voleybol takımımız bu seviyelerdeki maçlar için kadro olarak henüz hazır değil, belki 5-10 yıl sonra ev sahibi olmadığımız bir avrupa şampiyonasına ya da dünya şampiyonasına gitme hayalleri kurabiliriz….
bayan voleybol takımımız için ise aynı şeyleri söylememiz tabiki söz konusu olamaz… eğer bayan voleybolunda yazın üç önemli turnuvaya 3 farklı kadro ile katılabiliyorsak oyuncu kalitemizin tartışılmaması gerekir.. filenin sultanlarının 4 numara sorunu yaşaması beklenebilir ancak bu sorunu takımdaki diğer oyuncuların üst düzey oyunu ile aşılabilir… (seda+neslihan+esra)
bayan voleybolunda sadece iyi yabancılar alabilmek için 3 büyük voleybol kulubunun (Vakıfbank + Güneş sigorta + Telekom) tek bir takım altında faaliyet gösterdiği bir ortamda sadece 4 numara sorunumuz oluyorsa bu bayan voleybolu için büyük bir başaraıdır. bu üç kulup biz sadece şampiyon olabilmek için voleybolun içindeyiz, amacımız reklamdan başka birşey değil. türk voleybolunun gelişmesi yeni oyuncular gelmesi bizi artık ilgilendirmiyor. biz EFES değiliz, diye düşündüğü bir ortamda filenin sultanlarının ortaya koyduğu mücadele taktire şayan…
not: voleybol ile ilgili bir yazıda bile futbol ve basketbol anlatılıyorsa vay bizim halimize…