Arda Turan: ‘Git’ derlerse giderim
26 Nisan 2010
“Her karara saygılıyım. Avrupa’da da oynamak istiyorum. Herhalde taraftar da burada daha fazla faydalı olamayacağımı düşünüyor. Bana ‘Kal’ derlerse kalırım, ‘Git’ derlerse giderim. Ben hiçbir zaman ‘Yıldızım’ demedim. Ne isterlerse onu yaparım. Kalsam da gitsem de her zaman Galatasaraylıyım.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.
5 yıl öncesine kadar,futbolu seven,ileride futbolcu olmayı hayal eden çocuklarımızın örnek aldığı,hayranlık duyduğu isimler oldukça fazlaydı.Daha uzun yıllar geriye gidersek ,bırakın 3 büyükleri,ligimizde oynayan her takımda en az 1-2 yıldız oyuncu vardı.Futbolseverlerin , yıldız diye nitelendirdikleri oyuncuların çokluğunu hatırlamak açısından örnek isimler ise ;Rıdvan,Oğuz,Aykut,Hakan Tecimer,Metin,Ali,Feyyaz,Fikret,Semih,Uğur,Tanju,Ogün,Abdullah,Sergen, Oktay,İlhan Mansız,Tümer,Arif,Hasan Şaş,Hakan Şükür,Okan,Emre,Tuncay vs.Bu isimlere daha da ilaveler yapabiliriz.Ancak son 2 senedir yıldız özelliklerine uyan tek bir futbolcu üzerine odaklandık.O isim de Arda.Hem Galatasaray, hem de Milli takımlarda oynadığı futbol ile bu donanıma sahip olduğunu gösterdi. Ancak tek başına ülkemizde yıldız futbolcu bayrağını taşımak Arda için oldukça yıpratıcı oldu.Elbette Arda Manisaspor da ve dönüşünde Galatasaray’da ki Arda değil.Yaşı genç,takım kaptanlığını,oluşan baskıyı kaldıramıyor görüşlerinin üzerine kamuoyuna sunulan,Arda başlıklı haberler Arda için olumsuz gelişmelerdi.Oysa Takım kaptanlığının yaşı olduğuna inanmıyorum.Dünya liglerinde 23 yaşında takım kaptanlığı yapmış bir çok futbolcu olduğunu da biliyoruz.Futbol oynama süresinin ortalama 15 yıl olduğunu kabul edersek,Arda bu sürenin 4 yılını zaten tüketmiş durumda.Takım kaptanlığı görevini de başarıyla yerine getiriyor.Fakat Galatasaray’ın hedeflerinden birer birer uzaklaşması ve Galatasaray futbol takımını oluşturan tek futbolcu Arda’ymış gibi Arda’nın günah keçisi gösterilmesi kabul edilir birşey değil.Bunun neticesinde Arda için iki alternatif oluştu.Ya Galatasaray da kalıp,bu yaşanan olayları kabul edip sarı-kırmızılı takımda band’ı koluna takacak yada çok sevdiği kulüpden ayrılıp Avrupa da bir takımda kariyerine devam edecek.Arda’nın bu sezonu detaylı şekilde değerlendirip kendisi için sağlıklı kararı vermesi gerekiyor.Ancak bu sezona yansıyan ,yaşadığı olumsuzlukları düşündüğünde ,Arda’nın alacağı doğru karar Avrupa’ya gitmesi yönündedir.Bu gibi durumlarda farklı kararlar verip pişman olan futbolcu büyükleri vardır.O futbolcularla görüşmesi,onların deneyimlerinden yararlanması Arda’ya doğru tercihi yapmasında yardımcı olacaktır. Avrupa’ya gitme kararı alacaksa, doğru ligi,doğru takımı, belirlemesi de çok önemlidir.Arda’nın yeteneklerini daha da geliştireceği,başarılı olacağı lig Bundesliga’dır.Şuan yıldız oyuncuların azlığı,Alman ekolünün durma noktasına gelmesi ve kendini olumlu anlamda toparlaması açısından, Arda için en uygun ligin Bundesliga olduğu görüşündeyim.Arda’nın bu ligde başarılı olduktan sonra,Premier,La Liga,Seri A da üst düzey takımlardan birine gitmesinin daha mantıklı ve böyle bir karar aldığında Avrupa serüveninin çok daha uzun soluklu olacağına inanıyorum.2 yıl Premier yada La Liga da oynayıp tekrar ülkemize dönmesi yerine, Bundesliga’yı seçip, Tugay Kerimoğlu’nun Avrupa CV’sine benzer bir CV ye sahip olacağını düşünüyorum.
FUTBOLCU FİLOZOF OLURSA…
Dünyada kendini tanımaya, hayatın anlamını bulamaya çıkmış insanların hayat hikayelerinin konu edildiği nice kitaplar basılmıştır. Hatta son on yılda da bu tür yayınların çok sattığı bir dönem yaşıyoruz diyebilirim. İşte Arda’nın söylediklerini okurken aklıma gelen ilk şey bu kitaplar oldu.
Ne diyor arda? Ve söylemek istediklerinin arkasında neler yatıyor? İyi analiz edilmesi gereken, söylemin basitliğinin ulaştığı derinliği anlamak için dikkat kesilmemiz gereken cümleler bunlar. “Git derlerse giderim, kal derlerse kalırım. Yıldız olsam da yıldızım demem, ne isterlerse onu yaparım.”
Şimdi gözünüzü kapatın ve bu cümleyi Arda’nın söylediğini bilmeden ve yıldız olmak kısmını da hayal ettiğiniz kişinin mesleğine uygun olarak düşleyin. Nasıl bir kişi profili ile karşılaşıyorsunuz? Mesela mesleği Futbolcu olan biri hayalinizde belirdi mi? Yorum sizin..
Türkiye gerçeğini iyi algılamak lazım. Arda yaptığı iş karşılığında para kazanması ile profosyonel olan bir oyuncu. Ve bu hep böyle göründü ta ki taraftarlarla yaşadığı son olayda aldığı tepkiye kadar. Ancak Arda, iyi bakıldığında yaptığı açıklamasının görünmeyen yüzünde gerçek profosyonelliğe adım attığını bize göstermiştir. Kendini Avrupada futbol oynamaya ikna etmesi ve bunun için harekete geçmesiyle, kendi gelişimine en az yüzde 20 katkı yapacak bir dönemin kapısını aralamıştır. Bu nedenle yönetim Arda’ya git demelidir.
Arda, taraftara koyduğu haklı tepkisiyle aslında bir akımın öncüsü olmuştur. Bunu kimler farketti bilmiyorum ama “Müşteri her zaman haklıdır.” deyimi gibi “Taraftar olmazsa futbolcular ve kulüpler bir hiçtir.” düşüncelerine sahip olanlara aslında kibarca cevap vermiştir. Madem müşterinin haklı olduğu bir dünya kuruyorsunuz kendinize o zaman orada ben gitmek istiyorum diyen ve sizin yaptığınızdan hoşlanmadığını açıkça dile getiren futbolcuya da taraftar olarak tavır alamazsınız. Arda yaptığı açıklamanın sonunda her zaman Galatasaraylı olduğunu ve olacağını dile getirirken burada da taraftarla yine bir mesaj göndererek kulüp sevgisinin taraftarın çok üstünde olduğu söylemek istemektedir.
Arda tüm bunları yazdığım şekilde düşündüğü için mi söylediği bilinmez ama onun cümlelerini okurken bana anlattığı şeyler bunlardı. Kişisel fikrim Arda’nın Avrupada oynaması ve herkesin de duygusal davranmaktan vazgeçip ona bu konuda destek olması gerekmektedir. Avrupada insana zaten yıldız muamelesi yapılmadığı düşünüldüğünde Arda da tam yaptığı söyleme denk düşecek bir yerde kendini bulacaktır.
mantıklı olarak düşünürsek avrupa ya gitmeli duygusal ve galatasaray açısından bakarsak türkiyede kalmalı ve galatasarayla avrupa arenasında savaşmalı ben duylugal olarak bakıyorum arda gitmesin ve uzun yıllar galatasaray kaptanı olarak devam etsin