Arşiv

Şubat 2010 için arşiv

Sergen Yalçın: Rijkaard’ı tebrik etmek lazım!

26 Şubat 2010

“Atletico Madrid maçı için Rijkaard’ı tebrik etmek lazım! Ben bir süredir Rijkaard ve Daum ile ilgili eleştiriler yapıyorum. Bu teknik direktörler bize burada lazım. İki takımın başında Türk teknik direktörler olsa da buralara kadar zaten gelirdi takımlarımız. Her iki takımın da oynadığı gruplara bakarsan temsilcilerimizin rakibi değil.  Teknik direktör, iyi oyuncu bana bu maçta lazım.  Buraya kadarki bölümü ben Türk oyuncularla da geçerdim.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Sergen Yalçın

Sergen Yalçın: Antrenör olsan Bilica’nın hareketinde sahaya girersin

24 Şubat 2010

“Fenerbahçe’nin maçın en kritik bölümünde gol yemesinin nedeni Bilica’nın ceza sahası içinde neden olduğu endirekt serbest vuruştur. Gol pozisyonun olmadığı bir yerde topa o şekilde girmenin ne anlamı var? Kenarda antrenör olsan, sahaya girersin bu pozisyonda. Ben Alex’in yerinde olsaydım, bu pozisyonda Bilica’ya saldırırdım. ‘Sabote mi ediyorsun’ diye. Fenerbahçe’de oynadığı ve hakemlerin de faul çalmayacağını düşündüğü için her pozisyonda tekme atıyor. 20 tane yapıyor, 4 tanesine çalıyor hakem. Sivasspor’da oynuyor olsa 20’sine de faul çalar hakem”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Sergen Yalçın

Rıdvan Dilmen: Fenerbahçe Semih’i satmalı

23 Şubat 2010

“Fenerbahçe’de forvet krizi var. Son 5 yılın en çok gol atan oyuncuları Fenerbahçe’de. Benim düşünceme göre Fenerbahçe, Semih’i satmalı. Bunu bir Semih hayranı olarak söylüyorum. Semih varken gelen oyuncu, ağzıyla kuş tutsa başarılı olamaz. Semih kenarda oturduğu sürece takıma zarar verecektir. Bu, Semih’in suçu değildir. Ben Daum olsam, 3 tane daha gol kaçırmış olsa Güiza, oyuna Semih’i sokmam, herkesi sokarım Semih’i sokmam. Güiza’yı çıkarırım Semih’i sokmam. Bunlar hassas konulardır. Takımın bütün dengesini alt üst edersin. Fenerbahçe’nin hassas bir kadrosu var.”
Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Rıdvan Dilmen

Rıdvan Dilmen: Nobre oyundan çıkmamalıydı

22 Şubat 2010

“Nobre’nin oyundan çıkmaması gerekiyordu. Çünkü üstünlük sağladı. Etkili oynuyordu, oyundan çıkararak etkinliğini aldın. Galatasaray dönen topları toplamaya başlayınca oyun dengelendi. Bu yüzden ben Mustafa Denizli’nin maça Nobre ile başlamasını yanlış bulmadım. Nobre özellikle yorulan bir oyuncu değil. Çıkan oyuncuyu bir daha oyuna sokmaya çalışsanız, sorun Mustafa Denizli’ye ‘Ben Nobre’yi sokardım’ der. Son bölümde topları şişiremeye başladılar. Orada da Nobre’ye ihtiyaç vardı.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Rıdvan Dilmen

Sergen Yalçın: Güiza’da bitik havası var

21 Şubat 2010

“Güiza’nın iki tane çok önemli pozisyonu var maçta. Karşılaşmanın kaderini etkileyebilecek pozisyonlar bunlar. Ama gol kaçırdı diye bir santrafora kızamazsın. Santraforun pozisyona girmesi de önemli. Gol kaçırabilir bu çok doğal bir şey. Güiza’ya çok fazla tepki göstermemek lazım. Güiza’da şöyle bir sıkıntı var. Bitik bir havası var. Yemek mi yemiyor, uyuyamıyor mu bilmiyorum. Fakat adama baktığın zaman bundan bir şey olmaz dersin.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Sergen Yalçın

Rıdvan Dilmen: F.Bahçe ‘çakma’ Barcelona gibiydi

16 Şubat 2010

“Fenerbahçe, çakma Barcelona gibiydi. Bir sınıf altını düşünün. Barcelona çok süratli oynuyor, Fenerbahçe ağır oynayan bir takım. Ama İspanyol ekibi topa çok sahip olup maç kazanan dünyadaki tek takımdır belki de. Futbolda genelde topa sahip olma oranı yüksek takımlar mağlup olurlar.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Rıdvan Dilmen