Arşiv

Ocak 2010 için arşiv

Rıdvan Dilmen: Atletico Galatasaray’dan iyi değil

18 Ocak 2010

Galatasaray nokta atışlar yapıyor. Ankaragücü’nden gelen Emre de Gökhan da sakat. Emre her zaman iyi bir alternatif ama sonuçta oynayabilecek bir oyuncu yeni gelen isim. Oyuncuyu çok iyi tanımıyorum ben. Birkaç maç izledikten sonra karar vereceğiz. Sonuç olarak ihtiyaç var mı var. Önde ihtiyaç var mı? Esas önde ihtiyaç var. Çünkü Galatasaray takımında Baros’un ayağındaki kırık yanlış kaynamış. Almanya’ya gidiyor, tekrar kırıp yapmak lazım deniyor. Ancak Türk doktorlar hayır diyorlar, ama sonuçta yanlış kaynayan yeri bir daha kırıp çivi takmışlar. Minimum 4 hafta ama maç temposuna uymasıyla birlikte 2 ay unutmak lazım formda bir Baros’u. Nonda da istikrarlı bir oyuncu değil. Dolayısıyla da olmazsa olmaz diyecekleri santrafor. Mesela Gökhan Ünal daha çok işine yarardı Galatasaray’ın. Sarı kırmızılı takımda Kewell ve Arda santrofor değiller. Belki Kewell gol de attı ama ideal bir santrafor değil. Galatasaray’ın ofansif orta sahasında hiçbir problem yok. Galatasaray’ın santraforu iyi bulması lazım ve mutlak suretle Sabri’nin düzelmesi lazım. Sabri çok ciddi bir silah. O düzelirse ve iyi bir santrafor olursa ligde ve Avrupa kupalarında çok ciddi bir şampiyonluk şansı olur Galatasaray’ın. Atletico Madrid’i izledim. Toparlanmış diyorlar. Ama ben Galatasaray’dan daha iyi olduğunu düşünmüyorum.

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz.

Rıdvan Dilmen

Mehmet Sevinç: Federer’in final yolu zorlu

17 Ocak 2010

Söz konusu Grand Slam ise gerisi teferruattır mantığıyla hayata bakan Roger Federer için son 2 yıldır kazanamadığı Avustralya Açık’ın önemi gerçekten büyük. Ancak ekselansları Katar Açık’tan yarıfinalde elenince işi son derece sıkı tutması gerektiğini anlamış olacak ki Kooyong gösteri turnuvasına daha önce katılacağını açıklamış olmasına rağmen gitmedi. Gerekçe olarak da Avustalya Açık’a daha iyi hazırlanabilmek için zamana ihtiyacı olduğunu gösterdi. Fedex’in Davydenko karşısında üst üste 2 kez yenilmesi, sezon sonu turnuvasında ve Katar Açık’ta finale dahi kalamaması onun üstündeki soru işaretlerinin de artmasına neden oldu.

Çekilen kuranın ardından özellikle Davydenko ile tablonun aynı tarafına düşmesi olası bir çeyrek final eşleşmesini de beraberinde getirdi. Federer yarıfinale kalsa bile karşısına Djokovic ya da Soderling gelebilir. Kısacası İsviçreli raketin final yolu zorlu mu zorlu.

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz

Tenis

İhsan Bayülken: Var olmak ya da olmamak

15 Ocak 2010

3“Avrupa arenasında Efes Pilsen yoluna devam ederken; Fenerbahçe Ülker elendi. Son hafta maçlarında ipleri elinde tutmayan Efes Pilsen Malaga’nın deplasmanda Rytas’ı yenmesiyla sevindi. Fenerbahçe ise ipler elinde olmasına rağmen kader maçının önemini sadece son çeyrek hissederek oynayınca sonuç kaçınılmaz oldu.

Efes Pilsen Türkiye Kupası’nda Chatmanlı Beşiktaş’ın son saniyede Kepez belediyesine attığı üçlükle yoluna devam ederken; Euroleageu’de Malaga sayesinde ikinci bir dış yardımla kendini yola devam eder buldu. Artık Efes Pilsen’in kendi ayakları üzerinde durma zamanı geldi. Yoksa çekirge gibi sıçramaya daha ne kadar devam edecek…

Fenerbahçe Ülker ise oynadığı son beş maçın tamamını kaybederek Euroleague defterini kapattı. 40 dakikalık maçta “TAKIM” halinde mücadele edilen kısım sadece 10 dakika yani son periyot oldu. Bu periyotta Zalgiris attığı 8 sayının beşini faul çizgisinden kaydederken; kader atışı da bir saniye kala üçlük olarak Brown’dan geldi.

Bu başarısızlığın nedeni iyi araştırılmalı ve değerlendirilmelidir.  Bu gibi durumlarda hedefteki kişiler her zaman coachlar olur. Sonuç olarak Tanyeviç’i oldukça sıkıntılı ve uzun bir süreç bekliyor.”

Bu görüşle ilgili yazılarınızı bekliyoruz

İhsan Bayülken